Sufiforum.com

2009'da başlayan SUFİFORUM'da İslam; İslam Tasavvuf Geleneği ile ilgili her türlü güncel ya da 'eskimez' konular yer almaktadır. İçerik yenilemeleri tasavvuf.name sitesinden sürdürülmektedir. ALLAH YÂR OLSUN.

Giriş |  Kayıt




Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 19 mesaj ]  Sayfaya git 1, 2  Sonraki
Yazar Mesaj
 Mesaj Başlığı: Gençleri Fethedenler
MesajGönderilme zamanı: 14.04.10, 16:54 #mesajın linki (?)
Çevrimdışı
Moderator
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 26.12.08, 08:19
Mesajlar: 583
Değerli forumdaşlar bu bölümde,gençlik üzerinde tesirli olan,onların gönüllerini fethetmiş muhteremleri konuşalım inşaallah.

* Gençsek şu anda ,

veya yaş ilerlemişse ,

* gençlik çağlarımızda

bizi etkileyen şahsiyetler

a) kimlerdi ve
b) hangi kişilik özellikleriyle üzerimizde tesir ettiler?


paylaşalım inşaallah.

Bu vesileyle hem salihlerin anıldığı yere rahmet inmesine vesile olmuş, hem hatıralarını yadettiğimiz o insanlara bir teşekkür ve vefa borcu ödemiş, hemde gençlerle ilgilenmek isteyenlere bir yol açmış olunur inşaallah.


Başa Dön
 Profil Özel mesaj gönder  
 
 Mesaj Başlığı: Re: Gençleri Fethedenler
MesajGönderilme zamanı: 14.04.10, 17:31 #mesajın linki (?)
Çevrimdışı
Moderator
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 26.12.08, 08:19
Mesajlar: 583
Müslümanların entellektüel seviyede bir kitap yazabileceklerinden bile bihaber olduğum bir zamanda bir arkadaşımın verdiği Necip Fazıl,Ahmet Arvasi,Abdurrahim karakoç ve Nihal atsızdanda bir romanı vesile kılıp, rotamızı İslama çevirdi Rabbim elhamdülillah..
Daha sonra,Özellikle Necip Fazılın eserleri,İbrahim hakkı hz. Nakşiliği anlattığı marifetname bölümü üzerimde tesiri olan ilk eserler.
Kİşi olarak bize etki edenlerse, burada ismini değilde kişilik özellkilerini sayacağım bir kaç kişi var.
Ortak özellikleri,
Coşkun bir Allah aşkı,
Gençlere ana babasından adeta daha büyük bir şefkat,ilgi,
Kalp gözleri açık, ayıplayan değil, yara saran,
maddi manevi yardım için çırpınan,
Zahiri, batıni ilim sahibi,
dünyalığa pirim vermeyen,cömert,
Alçak gönüllü
olmalarıydı.


Başa Dön
 Profil Özel mesaj gönder  
 
 Mesaj Başlığı: Re: Gençleri Fethedenler
MesajGönderilme zamanı: 15.04.10, 07:32 #mesajın linki (?)
Çevrimdışı
Moderator
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 26.12.08, 08:19
Mesajlar: 583
Kudsi hocam Bayram hocayla ilgili sitenizdeki yazıyı buraya taşımamızın mahsuru var mı?


Başa Dön
 Profil Özel mesaj gönder  
 
 Mesaj Başlığı: Re: Gençleri Fethedenler
MesajGönderilme zamanı: 15.04.10, 09:15 #mesajın linki (?)
Çevrimdışı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 05.01.10, 21:01
Mesajlar: 487
A) Fikrî olarak : NFK, S. Ahmed Arvasî, Prof. Dr. Erol Güngör (rh.a.e.)

B) TASAVVUFÎ olarak:

a.Tarihte: Ahmed Yesevî, Necmüddin Kübra (Dergah yayınlarında çıkan risalelerinde yazdıklarına hayran olmuştum) Ubeydullah Ahrar (Reşahat ile tanımıştım); Hallac-ı Mansur, Şerafeddin DAĞISTANÎ, Abdullah DAĞISTANÎ...

b. Yakın Zaman: Mustafa İhsan KARADAĞ; Nazım Kıbrısî, Hikmet TUZKAYA (k.s.e), Muzaffer OZAK (gıyaben), Safer DAL, Hasan BURKAY; M. Esad COŞAN ... (rh.a.e.)

Birkaç da anekdot:

1. Ankara'da bir Rufai cemaatinin şiş burhanı (Kadir gecesi idi)
2. Semerkand'dan Buhara'ya giderken 400 km. yolu Mustafa İhsan KARADAĞ (kuddise sırruh) riyasetinde zikir ile gidişimiz.
3. Medine-i Münevvere'de Zekeriya Buharî'nin (rh.a) Cuma ikramı.

Bir de şunu ilave etmem lazım: RÜYA-I SÂDIKA

(Eş-Şehîd Bayram Ali ÖZTÜRK ve Dr. Münir DERMAN ile vakt-i hayatlarında tanışmak isterdim. İnşaallah Cennet-i A'la'da...)


Başa Dön
 Profil Özel mesaj gönder  
 
 Mesaj Başlığı: Re: Gençleri Fethedenler
MesajGönderilme zamanı: 15.04.10, 10:32 #mesajın linki (?)
Çevrimdışı
Moderator
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 26.12.08, 08:19
Mesajlar: 583
gençken,Şeyh Nazım efendi ve İngilteredeki müridleriyle ilgili bir yazı okumuştum bir gazetede ve çok hoşuma gitmişti.Mübareğin o resmi hala gözümün önüne gelir.
Yukardaki liste,İlk etkileyenlerdi.SonrasındaGönlümüzde birçok büyüğüntesirlerini anmadan geçmek haksızlık olur.Tarihten ve tasavvuf büyüklerinden,; Hz. Ebubekiri,haz.Selmanı farisi yi,Abdül kadir geylani ks.İmam Rabbani,İmam gazali, Rabiatül adeviyeyi,Hallaçı,Yunus emreyi,Mevlana ks. ve Şems hazretlerini,Hacı Bayramı veli,Fuzuli, Esad Erbili,Mahmud Sami Ramazanoğlu,Musa topbaş,Osman Nuri Topbaş, Hulusi Darendevi,Muhammed Raşid Erol,Esad Coşan,Gönenli Mehmet efendi,ladikli Ahmet ağa,Asım Köksal,Elmalılı Hamdi ef., Ethem hoca,Bandırmalı Ali Öztaylan,Hulusi Baybal,

Netten tanıyıp sevdiklerim,Mahmud efendi, Münir Derman,Muzaffer Ozak,Ömer Tuğrul İnançer,Mahmut Erol Kılıç,Bayram Ali Öztürk,Mustafa İhsan Karadağ,Abdurrahman Erzincani anmadan geçmek olmaz.

Kitaplardansa tasavvufi manada en çok etkileyenler,Başta mesnevi,İmam Rabbani Mektubatı,Esad Erbili Divanı ve mektubatı,Hacı hulusi efendi divanı,Fuzuli,Amakı hayal,su üstüne yazı yazmak, Gönenli mehmet efendi,Osman Nuri Topbaş k.s.ın eserleri,
Tasavvufi manada,İlk olarak geneli yaşlılardan oluşan bir gruba sohbete gitmiştim, musafaha esnasında verdikleri elektrikle zangır zangır titretip gözlerimizden yaş fışkırtıyordu mübarekler.Sonrasında ihvanlardan,kalp gözü açık, gönlümüzü okuyarak veya ruyamıza gelerek öğüt veren mübareklerle tanıştık .Öğrettikleri yolun gerçekliğini yaşadıkça öğrendik.Rabbim yollarından ayırmasın.
geçenlerde araştırmaktan falan bahsedilince bi büyüğüm dediki."ne araştırması sen bilerek mi geldin, ben bilerek mi geldim".Gerçektende bu Tasavvuf, nasip işi.


Başa Dön
 Profil Özel mesaj gönder  
 
 Mesaj Başlığı: Re: Gençleri Fethedenler
MesajGönderilme zamanı: 15.04.10, 12:05 #mesajın linki (?)
Çevrimdışı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 05.01.10, 21:01
Mesajlar: 487
Çok çok önceleri Muzaffer OZAK efendi'nin bir zikir meclisi kaydını TEYP kasetinden dinlemistim...

Zikir sonrasında Muzaffer OZAK efendi'nin MÜTHİŞ bir duası vardı 15 dakika kadar süren; gür sesi hala kulağımda:

"Şam Velileriiiii...., Bağdat Velileriiiii...., Horasan Velileriiii...."

diye sürüp giden...

(Sonra o kaset kayboldu gitti; belki de birilerindedir. Bulabilsem sevinirdim.)


Başa Dön
 Profil Özel mesaj gönder  
 
 Mesaj Başlığı: Re: Gençleri Fethedenler
MesajGönderilme zamanı: 15.04.10, 14:44 #mesajın linki (?)
Çevrimdışı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 22.01.10, 04:41
Mesajlar: 345
dua yazdı:
Kudsi hocam Bayram hocayla ilgili sitenizdeki yazıyı buraya taşımamızın mahsuru var mı?


mahsuru yoktur hocam elbette taşıyabilirsiniz..
inşallah konu hakkında biz de bir şeyler yazarız..


Başa Dön
 Profil Özel mesaj gönder  
 
 Mesaj Başlığı: Re: Gençleri Fethedenler
MesajGönderilme zamanı: 15.04.10, 15:17 #mesajın linki (?)
Çevrimdışı
Moderator
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 26.12.08, 08:19
Mesajlar: 583
Bayram Hoca'nın (rh.a) Mevlana Efendi hz.nin (ks.) nezdinde ki değeri ne ile bilinir?..

Hz.Şeyhimiz Bayram Hoca'yı "Mektubat seninle şenlendi (açıldı).. sen İstanbul'un (ma'na) güneşisin.. Suriçi'nden ayrılma.." diyerek tebcil eylemiştir.. yalan yok.. Hocaefendiye zamanın hz.Şârih'i denilse yeridir.. adı Mektubat'la beraber anılan: "Mektubatçı Bayram" denilen bu zatı iyi tanımak lazım: o bu payeye İsmailağa kürsisinde verdiği derslerle ermiştir.. malum olsun ki: İsmailağa'nın kürsisi (manevi) bir makamdır..(remzdir).. oraya Resulullah'ın (sav.) nasbı, Meşâyıh'ın ve Efendi hz.nin (ks.) himmetiyle çıkılır.. Bayram Hocamız (rh.a) derdi ki: "Allah'ın seçtiği bir kul olmayan gelip oturmaz bunun (Mektubat'ın) başına.." aslında bu söz evvela Bayram Hocaya şamil olur.. dikkat buyrun!.. o zat münferid olarak Mektubat-ı Rabbani okumuyordu binlerce insana o kitabı Ders ve Şerh ediyordu.. bu fakir der ki: eğer Bayram Hoca'ya yapılan saldırı kaza-i mübrem olmasa onun hayatı mutlaka Efendi hz.ne bağışlanırdı.. ve Efendi hz.nin o mübrem belayı (ecel okunu) geri çevirecek bir tek şefaatı bulunsa onu mutlaka Bayram Hoca için feda ederdi..

Bayram Hoca (rh.a) bildiğin gibi değildir: o el-Fakir ve el-Garib bir zattır..

Hocaefendimiz "el-Fakru fahrî" sırrıyla zevkyâb olduğu yüzden asla dünya zevklerine yüz vermemiştir.. onun bu dünyada ihtiyar ettiği ma'na Fakir'lik ve Garib'liktir.. [Allah'ım! Gül yüzlü Peygamber'in (sav.) hayali ile ömrün güzar edenler hep mi böyle yaşar?].. müşarün-ileyh hayatı boyunca maddi sıkıntılar çekmiştir.. (mesela) bir evi dairesi olmadı: hep kira köşelerinde oturdu.. arabası da olmadı.. gideceği yere (götürecek vasıta yoksa) dolmuşla otobüsle giderdi.. şehid olduğu gün cebinden otobüs biletleri çıkıyor.. hocamızın şöyle göz alıcı, farklı, zengin işi parçalar giyindiğini gören olmamıştır..(mütevazidir).. hep aynı cübbe aynı takım aynı gömlek aynı kazak.. ne mübarek bir şahsiyet tablosu: kuşkusuz Sahabelerle akrabalıktan (esaslı irtibattan) ileri geliyor bu.. Hocamız her kesimden insanla görüşürdü.. adam ayırt etmezdi.. sözünü de kimseden sakınmazdı.. soru sorulduğu zaman ayak üstü de olsa durur muhatabına ciddiyetle yönelir anlatır da anlatırdı.. Camilerde bir bakarsın arka saflarda kıyıda köşede durmuş namaz kılıyor.. Bayram Hoca (rh.a) bu: ayakkabılığın önünde bile dursa onun bulunduğu yere "Sadr-ı Meclis" derler..

Bayram Hoca'nın (rh.a) Da'va adamlığı başlı başına Tez konusu olur; onu müstakil bir Kitap haline getirip Dersini yapmalı..

aziz Hocamızın gülmesi bile acımtrak bir tebessümden ibarettir.. onun "kah kah kah" ettiğini gören/duyan olmamıştır.. nasıl görsünler ki?.. hazrette daima hüzün haşyet ve ciddiyet hakimdi.. Bayram hocanın hezli (şakası) yoktur.. eğlenceye rağbet etmez.. hobiyle işi olmaz.. yaz da geldi -şöyle- köye gideyim ormana çayıra varayım.. turistik gezilere çıkayım biraz da keyif çatayım yahu demezdi.. pikniğe veya denize götürelim diye -eğer- çok ısrar ederlerse gider: gittiği yerde dahi sohbetten ve kitab mütalaasından geri durmazdı.. (yani) aziz hocamızın "seyahatı" bile da'vadan hâli (boş) değildi.. onun bütün hayatı ilim ibadet ve hizmetle geçiyordu.. bir gün derste şöyle demişti: "Sibirya'ya sürülen Lenin, Karl Marx'ın das-Kapital kitabını o dondurucu soğuklarda tam 1000 kez okumuştu.. yahu biz klimalar altında Kur'an-ı Kerim'i elimize sürmüyoruz bu nasıl da'va adamlığıdır?.." hocamız (rh.a) başka bir günde de komutan edasıyla şöyle hitab etti: " Amerikan kongre kütübhanesinde 20 milyon cild kitab var.. bizim en büyük hatamız düşmanımızı hakîr görmemizdir.. adamlar boyuna okuyor araştırıyor; biz ne yapıyoruz peki?.. günde kaç sahife kitap okuyorsun ey müslüman?.. not alıyor musun?.. soru soruyor musun?.. bildiklerini sorguluyor musun?.. bildiklerini ve duyduklarını olgu haline getirebiliyor musun?.. (da'vayı yaşıyor musun?..) Selahaddin-i Eyyûbî Hz.(Ra.) hayatında gülmedi be !.. kimsenin: hiç kimsenin sırat köprüsünü geçmeden cennete girmeye hak kazanmadan gülmeye hakkı yoktur arkadaş!.. (eğer güleceksen: Fetih'le gül..) Selahaddin-i Eyyubi hz. (Ra.) Kudüs ve mescid-i Aksa hristiyanlar elinde durdukça benim gülmeye hakkım yoktur dedi.. ne zaman ki onları kılıçtan geçirdi Fetih müyesser oldu: Öyle güldü.. biiiz İslam'dan bıktık bizz !..bu ne aymazlıktır ya!: hiç kimse zafer beklemesin tamam mı!.."

Bayram Hoca'nın (rh.a) Âşıklığı "Cehrî ve Celalî"dir..

Hocamız hazretleri tarikan Hafi meşreben Cehri bir zat idi.. da'va asabiyeti yüzünden de terceme-i tavrına Celalî dedim.. bak! yanlış anlaşılmaması için şimdiden dipnotu koyuyorum: biz Cehri kelimesini ıstılahi manada kullanmıyoruz mecazi surette gösteriyoruz.. (zaten meşreb demişim).. hocamızın aşkından bahsederler ama o aşkın cinsini (yani) bahara bayrama kadar hazanda hüzün ve matem yaşatan o ma'na ve na'rayı kim ne kadar bilir?.. aziz hocamız Sema' neş'esine malik bir gönül adamıydı.. malum olduğu üzere mana-i Sema' harekat-ı mevzûndan (dairevî dönüşten) ibaret değildir.. Sema' asıl itibarıyla ses şanından olan herşeyde (doğada eşyada) Hakk'ı istima' (işitip anlama) eylemektir.. ve belki ruhtan ince ma'naları gûş-i can eylemektir.. (sessiz sadalara kulak misafiri olmaktır).. fefhem cidden.. işte hocamız bu meşrebin (hilkatin) tesir ve tezahürü ile gayr-ı ihtiyari olarak kendi sesiyle musıki ederek teğanni eylemiştir.. bu nameli edalar bazen bir ilahi ve şiirde bazı zaman düz bir kelimede bile ortaya çıkmakta idi.. (hocamızın bazı kelimeleri çeke çeke -uzatarak- konuşması bile bu hal yüzündendir).. onun hüviyeti bu yani.. halbuki mevlana Efendi hz. (ks.) ona dememiş ki: "çık kürsiye ilahi oku namelerle ırla.." ne demek istediğimi anlatabiliyor muyum?.. Hocafendimiz "program" yapmıyordu: onu bir "Irlatan" vardı ha!.. o kendi tabiri ile bu durumu şöyle açıklamıştır: "Kürsiye çıktığım zaman beni Fişe takıyorlar".. gerisi malum.. şimdi ne demek istiyoruz, mesele şudur: Bayram Hoca'nın (rh.a) âşıklığı "gümbürtüden ve silkelemeden" hâli değildir.. haa bir yerde ki "sarsıntı ve silkeleme" var bu bazılarının hoşuna gitmeyecektir.. halden meramdan anlamayan da çıkacaktır.. nitekim, aziz hocamız kimi zaman ders u vaaz esnasında (inkisar-ı kalbiyeden naşi) galeyana gelip acaib ve gamiz sözler etmiştir.. (mesela) bunun en müşahhas örneklerinden birisi: "Muhammed eşittir Allah" sözüdür.. bak şimdi, bu sözler bu gibi zatların ağzından çıktığı zaman Te'vil edilir.. ne demişler?.. "bir söze bakmak lazım söz mü diye.. bir de adama bakmak lazım adam mı diye.." sen adamın haline bakmadan söz üzerinden hüküm verirsen "hakka Zulm" edersin.. bazı yabaniler var ki hocaefendinin sözlerine takılıp kalmış (hala orda).. hiç kimse merak edip demiyor ki: "acep ona böyle name ettiren şu halin sırrı nedir?.." Mevlana-i Rumi efendimizin (ks.) Mesnevi-i şerifinde şöyle geldi: " Herkes kendi zannına göre bana yar oldu.. İçimde ki esrarı (ilimleri) araştırmadı.." şunu iyi bil ki hakikatlı Mütekellim bazı bu mertebeye, bazı La-mertebeye göre konuşur.. bunu tabii idrak edecek âdem az bulunduğundan Efendi hz. (ks.) hocamızı "coşma Bayram coşma!.." diye ikaz etmiştir.. (bu rivayeti yıllar öncesi medresede duymuştum).. maksud: sabreyle mütehammil ol kendini münkir ve bîganeye karşı koru demektir.. Bayram hocam! senin o bayramlık ağzına kurban olayım... (Allah cc. bizi şefaatına mazhar eylesin..)

devam edecek...


alıntı kudsi


Başa Dön
 Profil Özel mesaj gönder  
 
 Mesaj Başlığı: Re: Gençleri Fethedenler
MesajGönderilme zamanı: 15.04.10, 15:23 #mesajın linki (?)
Çevrimdışı

Kayıt: 17.11.09, 20:45
Mesajlar: 96
sünnete ittibası ile gönülleri etkileyen mahmud efendi ks. fatih çarşambadadır...
kendisini görmek nasip olmadı henüz ama inşallah manen feyiz yap oluruz meşrebinden...

cevat akşit ks hocamızı bir kere canlı dinlemek nasip olmuştu çok sevmiştim sonraları tv den ve netten takip ediyorum...

bizler lise sonda iken kayserinin manevi dinamiklerinden Ali Kemal Arslankaya ks. nin sohbet halkasına katılarak günah deryasından masum olmaya, dua ve himmetlerinin bereketine muhatab olmaya çalışıyoruz halen inşallah...


Başa Dön
 Profil Özel mesaj gönder  
 
 Mesaj Başlığı: Re: Gençleri Fethedenler
MesajGönderilme zamanı: 15.04.10, 15:49 #mesajın linki (?)
Çevrimdışı
Moderator
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 26.12.08, 08:19
Mesajlar: 583
Mustafa özdamarın,Gönenli Mehmed efendi kitabından çok etkilenmiştim.Gönenli efendinin o talebeler için yaptıklarını yapabilecek kaç kişi vardır bilemiyorum.Mutlaka okunması gerekir diye düşünüyorum.
netten bulduğum bir küçük anısı;
ÖĞRENCİ YURDUNUN BORÇLARI

Ahmet Şahin Hoca naklediyor:

Anadolu’nun mahrumiyet bölgesinden gelmiş olan fakir köy çocukları bu yurtlarda kalır, bu üniversitelerde ders görür. Bu kadar yurt ve üniversiteye kim nezaret eder? Bir tek kişi:

- Gönenli!..

Gönenli bu yurtların hem levazımcısı, hem müfettişi, hem de müderrisi. Halk da mütevelli heyeti. Her caminin çevresi öğrencilerle dolup taşar. Yatsı namazında ise Sultanahmet Camii ihtiyaç temini için buluşma yeri. Mihraptan cemaate yönelen Hocaefendi, sayamayacağı kadar ihtiyaç sahibi öğrencilerle yüz yüze. İsteklere bir kulak kabartalım, neleri duyacağız:

- Ceketim yok, ayakkabım yok, hastayım doktor ilaç yazdı, alacak param yok. Fırıncı ekmek vermiyor, borcumuzu ödeyemedik, sabah ekmeği nereden alacağız?..

Bunların tek muhatabı Gönenli Mehmed Efendi

Bir gün yüzünde bir burukluk hissederek soruyorum:

- Bir sıkıntınız mı var? İçten gelen inilti ile cevap veriyor bana:

- Fırıncıların geçen ayki paralarını ödeyemedim. Haber göndermişler, bizim de imkanımız sınırlı. Hocaefendi parayı ödemezse ekmek veremeyeceğiz çocuklara, demişler. Bu evlatlar aç kalırsa ne yaparız?

Çaresini de hemen ekliyor arkasından:

- Bari tiz bir müşteri çıksa da evimizi satabilsek. Müşteri de hemen çıkmıyor ki!..

Ertesi gün yüzündeki burukluk gitmiş, tatlı bir tebessümle muhatap oluyorum kendisine. Öğrencilerinin başkanı seçtiği için açıklamada mahzur görmüyor bana.

- İnşaallah iyi haberler var, diyorum.

Tebessümünü daha da çoğaltarak cevap veriyor:

- Tahmin ettiğin gibi. Gece dua edip gözyaşları içinde yattım. Sabah erkenden biri kapımı çaldı. Cüzdanını uzatıp ihtiyacım olan parayı almamı söyledi. Ben elimle almamakta ısrar edince, o kendi eliyle bir miktar para çıkarıp bana uzattı. Ben parayı alırken birden kaybolduğunu gördüm. Baktım ki para borcumun tamamını teşkil etmektedir. Bu ayı da böyle geçirmiş olduk. Gelecek ay için Allah Kerim’dir!..


Başa Dön
 Profil Özel mesaj gönder  
 
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 19 mesaj ]  Sayfaya git 1, 2  Sonraki

Tüm zamanlar UTC + 2 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz

Geçiş yap:  
cron
   Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye