Sufiforum.com

2009'da başlayan SUFİFORUM'da İslam; İslam Tasavvuf Geleneği ile ilgili her türlü güncel ya da 'eskimez' konular yer almaktadır. İçerik yenilemeleri tasavvuf.name sitesinden sürdürülmektedir. ALLAH YÂR OLSUN.

Giriş |  Kayıt




Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 5 mesaj ] 
Yazar Mesaj
 Mesaj Başlığı: Sohbetname / Osman Bedreddin Erzurumî
MesajGönderilme zamanı: 23.01.09, 10:09 #mesajın linki (?)
Çevrimdışı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 14.12.08, 12:14
Mesajlar: 1108
Gülzâr-ı Sâminî

Sohbetler

"İmam Efendi" Osman Bedreddin Erzurumî -Q-


Osman Bedrüddin Hazretleri'nin elinde sohbet, âdetâ ölü canlara can bahşeden bir iksirdir.

Sohbetlerinde en çok üzerinde durduğu konu, bir Mürebbi-i hakiki eliyle nefs-i terbiye ederek, insan varlığı için zararlı bir unsur olmaktan çıkarıp, nefis bir hale getirmektir. Çünki Nefs, bize Rabbimizi unutturmaya; Ruhumuz ise, bizi Rabbimize yöneltmeye memur iki unsurdur. Birinin zararlı faaliyetini kontrol altına alır ve zararsız hale getirirken, diğerinin makbul olan memuriyyetini kolayca ifa edebileceği bir güce kavuşturmak, insanın nihâi kurtuluşu konusunda hayâti bir ehemmiyet taşır.

Osman Bedrüddin Hazretleri'ne göre: İnsanın bütün niyet ye davranışları ancak Allah için olmalıdır. Çünkü ortaya Allah için konulmayan her niyet ve harekette nefsin payı vardır. Yâni Allah için olmayan her şey nefs içindir.

Bu itibarla, kaynağı münhasıran bedeni arzu ve isteklerimiz olan niyet ve davranışlarımızın, bizi dünyevi ve uhrevi perişanlığa sürüklemesi mukadderdir. Böyle korkulu bir perişanlıktan her iki âlemde de kurtulabilmenin yolu ve tek çaresi, mevhum varlığımız ve bu varlığa ait istek, arzu ye taleplerimizi, Hakk’ın mutlak varlığı karşısında ifnâ etmek sûretiyle, yalnız Allah için yaşayan, Allah için niyet ve hareket eden biri olabilmektir.

Dünyâ hayâtı, Hazret’e göre, yalnız bu yönüyle insan için mühimdir. Onun dünyâya gönderilişinde, bu hikmet gizlidir. Ve insan bu hikmete bağlı şekilde yaşarsa, dünya hayatı onun âlemdeki saadet ve huzûra açılan müstesnâ bir kapıdır. Bu hikmetten uzak şekilde yaşandığı takdirde ise, dünyâ hayatı, bunalımlara, felâket ve perişanlığa, kıvrantı ve tedirginliklere açılan bir kapı olur. Yani idrak ye yaşayış şeklimize göre Dünya; ya huzur ve saadetimize, veya perişanlık ve felâketimize sebeb olur. Öyleyse âkil olan, Allah’ın bahşettiği bu imkânı felâketinde değil, huzur ve saadetine vesîle olacak şekilde değerlendirmeli ve aldatıcı şeyler peşinde harcayarak heder etmemelidir. Bunu yapabilmek ise, tabiî ki, incelik ve derinliği bulunan bazı konuların bilinmesine onları, hayat ve yaşayışımızın vazgeçilmez prensipleri haline getirmemize bağlıdır. Böyle olabilmek ve böyle davranabilmek insan için pek büyük bir hünerdir. Böyle bir hünerin elde edilebilmesi ve hedeflenen neticeyi hasıl edebilmesi ise, insanın kendi kendine tahakkuk ettirebileceği bir şey değildir.

Bir mütehassıs doktor’un tavsiyelerine uygun olmayan, tarifesiz bir şekilde gelişigüzel kullanılacak olan, bir ilaçtan herhangi bir fâidenin elde edilemeyeceğini söyleyen Osman Bedruddin Hazretleri: “Cenâb-ı Hakk’ın tarifi, Peygamber (sav) Efendimiz Hazretleri'nin ve O’nun hakiki varisi durumunda bulunan Evliyaullah'ın bizzat yaşayış, buyruk ve tavsiyelerine uygun bir şekilde öğrenilip yaşandığı takdirde, dünya hayatı, Mâ’rifetullah ve Vuslat-ı ilahiyyeye vesîle olur. Böyle değil de yerinde olmayan bir şekilde kullanılırsa, ahlaksızlığa ve Hak’dan yüz çevirmeye sebeb olur. Hatta insanı, zevali iman’a kadar sürukleyip götürür.” diye buyurduktan sonra; "bir kalpte hem Allah hem de mahluk korkusu"nun birleşemeyeceğini anlatır.

Birgün müridânından birinin suâline cevap olarak şöyle buyurur: “Tasavvuf kitap satırlarından okunarak elde edilen bilgi değildir. Tasavvufa dair kitaplar, yalnız usûl ve adaba taalluk eden şeyleri öğretir. Tasavvufun bizâtihi kendisinin tahsili, ancak bir mürşid-i kâmil’den amelî ve tatbîki bir yolla, kişinin kendi vücut kitabını okumasıyla mümkündür.”

O’na göre: "Tasavvuf , Kitab ve Sünnet-i Seniyyeye dayanan ilâhî ve Rabbânî hikmet’in adıdır. Mevzuu ise: Gafletten sakındırıb, insana, huzûr-u dâimi hâlini kazandırmaktır. Bu yolla kişiyi nefsin kötü huylarından arındırıp, Mevlâ’ya lâyık bir kul haline getirmektir.Bu hüviyyeti ile Tasavvuf , iş, yaşayış, hal ve ahlâk’tır. Bu işi, hâli ve ahlâk’ı öğrenmenin zaruri yolu ise, bir öğretici ve eğiticiye müracaattır. Nitekim sahabe-i kirâm efendilerimiz, Kur’an-ı Kerim ellerinde ve önlerinde olduğu halde, nefslerinin tezkiyesi ve ruhlarının tasfiyesi ile o yüksek ahlâkı, yalnız Peygamber (sav) Efendimiz'in Fem-i Saadetlerinden ve Sünnet-i Seniyelerinden aldılar. Onlar severek, dinleyerek, görerek ve yaşayarak öğrendiler ve öğrettiler."

Ve sonra da şöyle buyurur: “Câlib-i dikkattir ki onlar, Peygamber (sav) Efendimiz'e: “Yâ Rasulâllah, ne yapalım ki daha cok sevâba nail olabilelim?” diye değil, “Ne yapalım ki Muhabbetullah ve Muhabbet-i Resûlullâh’a daha çok mazhar ve muhatap olalım” diye sual ederlerdi...”

***

MAHMUD SAMİNİ HAZRETLERİ(K.S.) BUYURUYOR Kİ:

Tasavvuf bir arı kovanına benzetilmiştir.Yani tasavvufta muvaffak olmak için,arı gibi çok ve muntazam çalışmak,arı gibi bal yapmak ve karıncalar gibi kanaatkar olmak lazımdır.

İnsan bal yapmak derecesine yükseldiği zaman da,bu şifalı baldan müslüman kardeşlerine tattırmak şarttır.Çalışanlar bu balın tadını alırlar.Çalışmayanlara gelincede,onları çalıştırmak o zatın vazifesidir.Bilindiği gibi mahlukatın yaratılışındaki güzelliklerde İlahi hikmetler vardır.Ve bu hikmetler sır doludurlar.Veliler iğnenin ufacık deliğinden Hindistanı seyrederler.Bu hal ise Alem-i Misalin altında bir haldir.Alem-i Misal bunun üstündedir.

Veliler sevgili Peygamberimizden nurlarını alırlar.Ve ondan sonrada vahdet sarayının ezeli ve ebedi varlığına ererler.Benliklerinden sıyrılırlar.


http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=10091

_________________
" Hayrlar feth olsun ; şerler def olsun !..."


Başa Dön
 Profil Özel mesaj gönder  
 
 Mesaj Başlığı: Re: Hz. Şeyh Osman Bedreddin Erzurumî -Q- Sohbetleri
MesajGönderilme zamanı: 16.06.10, 15:20 #mesajın linki (?)
Çevrimdışı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 05.01.10, 21:01
Mesajlar: 488
Hz. Şeyh Osman Bedreddin Erzurumî -Q- 'dan:

HATM-İ HACEGAN NUTKU

Ey sine nâr-i âşk-a yan, bul bir hayatı cavidan,
Olsun nasibin her zaman, etmar-ı hatm-i hacegân.

Ervâh-ı cümle evliya, gelmiş diyorlâr merhabâ,
Eyler gönüller pür ziyâ, envar-ı hatm-i hacegân.

Bu halkaya kimki ehak,cezb eylemiş bizzat-ti hak;
Ehli hüdâya hoş sebak, etvar-ı hatm-i hecegân.

Dönmüş gönüller hayrete, aldanmamışlar kesrete,
Benzer rüyasın cennete, gülzarı hatm-i hacegân

İnmiş melâik safe saf, bu halkayı eyler tavâf,
Allah-a olmuştur muzaf, hurrası hatm-i hacegân.

Eyler teveccüh piri aşk, diller dolar tesir-i aşk,
Olmuş bütün tevsir-i aşk, güftarı hatm’i hacegân.

Yok iptida ve intihâ, bu halkadır vahdet nüma,
Neşr eyliyor nur-i hüdâ, serdar-ı hatm-i hacegan.

Pür nur-i bir cennettedir, aynen demi vuslattadır,
Allah’a ünsiyettedir, bidâr-i hatm-i hacegân.

Nur-i velayet berk urur, agâh olanlar hep görür;
Uşşak’a mutlak fehm olur, esrar-ı hatm-i hacegân.

Bu sofra fahri alemin, bu feyz o zat-ı erkemin,
Eyler mutahhar herdemin, ezkar-ı hatm’i hacegân.

Ey Bedrî-i sahib zaman, müstehraf-i feyz-i cihan;
Bahş eyliyor bir taze can, tekrarı hatm-i hacegân

***

Hz. Şeyh Osman Bedreddin Erzurumî -Q- Vefatına Tarih:

Alıntı:
Erzurumî Şeyh Bedrüddin Efendi kim bu zat,
Sâha-i irşadda bir Pîr-i pür temkîn idi.
Etti vaktâ ki üfûl ol Pîr-i Peygamber zamir,
Rûmi üç yüz kırktı, tarih evvel teşrin idi.


***

İMAM EFENDİ(K.S.) HAZRETLERİ ŞÖYLE BUYURDULAR;

Bir hadis-i şerifte;"İmanın yarısı sabır yarısı da şükürdür" buyurulmuştur.Kuran-ı Azimuşşanda da sabredenler ve şükredenler hakkında pek çok Ayeti Celile vardır.Sabır ve şükürle ittisaf eden Zevat-ı Kiram,sıfat ve ahlak-ı İlahiye ile ahlaklanarak tahakkuk nimetine ulaşır.Şükür ve sabır için tabii mertebeler vardır.

Şeyh Efendimiz Mahmud Samini Hazretleri (K.S.) de bize öyle emir buyururlardı ki;"_ Hafız! Kuran-ı Kerimde sabredenler çoktur fakat şükredenler azdır.Ben Cenab-ı Allah' dan öyle niyaz ederimki o azlardan olayım."

Lakin Efendi Hazretleri bunu böyle buyururken vücudu mübarekleri hasta idi.İbtiladan(hastalıktan) hiç hali kalmazdı.

Biz 18 sene huzuru seniyyelerine gitik geldik kendine bir büyüklük ve kemal isnat ettiklerini katiyyen görmedik.Hiç kimseden de işitmedik.Kendini Şeyh saymazdı.Buna rağmen pek varlıklı ve azametli görünürdü.

Çok kere buyururlardı ki;"Dünyanın ne kadar harap olduğunu benden anlayın.Bir zaman Şeyh Ali Sebti (K.S.) Hazretleri gibi bir zatı muhterem bu halkı Hak Teala Hazretlerine davet ve irşad buyururlardı,şimdi ise bu halka söz söylüyoruz". Heyhat! Heyhat!


İMAM EFENDİ(K.S.) HAZRETLERİ BUYURDULAR:

"Şeyhim Hacı Saadeddin Efendi(K.S.) 'nin son ölüm anında 72 saat dili tutuldu ve uzun bir süre konuşamadı.Ama yanına yaklaştığımda nefeslerinde hep ALLAH dediğini duyuyordum. Efendiler! bizlerde bu kalbimize her daim Allah demeyi alıştırırsak biz uyusak bile o uyumaz gece sabahlara kadar kalbimiz "Allah" der.

Ehl-i Huzur demek bir tek nefesin Allah'sız olmaması demektir.Tilenzit köyünde düğün olduğu zaman davulcular utandıklarından dolayı Şeyh Hacı Saadeddin Efendi'ye görünmemek için saklanırlarmış.

Bir gün nasıl olmuşsa davulcunun biri Efendi Hazretlerinden kaçamayıp yüzyüze gelmişler.Efendi Hazretleri bu davulcunu kulağına bir şeyler söyleyip camiiye gitmişler.O rada bulunanlar merak edip davulcudan ne söylediğini sormuşlar.

Davulcu da demiş ki;_Bana dediki Efendi Hazretleri (Oğlum ben bu köyde senelerdir vazu nasihatde bulunuyorum,bu millete Allahın emirlerini anlatıyorum.Ama çok az insan benim etrafıma toplanıyor.Şimdi bakıyorumda sen bu davulun tokmağına bir vuruyorsun,hepsi senin etrafında toplanıyor.

Merak ettim bu tokmakta ne keramet var?) dedi.

Bu millet ne zaman ki,can-u gönülden yeniden tam bir ihlasla Allah'a dönerse inanın her kesimde de huzur ve sükun hakim olacaktır.Bunu haricindeki yollar ise çıkmaz sokaklar olup, bu çıkmaz sokaklara girenler Hakk'a ulaşamazlar.


Başa Dön
 Profil Özel mesaj gönder  
 
 Mesaj Başlığı: Re: Hz. Şeyh Osman Bedreddin Erzurumî -Q- Sohbetleri
MesajGönderilme zamanı: 16.06.10, 15:41 #mesajın linki (?)
Çevrimdışı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 05.01.10, 21:01
Mesajlar: 488
Sohbetname'den:

KELİME-İ TEVHİDİN ÜSTÜNLÜĞÜ

(Lailahe illalah)dört kelimeden ibarettir.Bir günde dört kısımdan ibarettir.yani gündüzün nısf-ı evvel ve ahiri ile gecenin nısf-ı evvel ve ahiri olmak üzere bir gün 4 kısımdır.Bu dört zamanda edilen günahlar bir kere (lailahe illalah)demekle af ve mağfiret olunur.Zira bu dört kelime-i münciye-i mübareke ,o kadar büyük,o kadar şerif ve azimdirki ,eğer bu kelime-i tayyibeden büyük bir kelime olsaydı ve bu din-i mübin-i islamdan akvam ve ekmel başka bir din olaydı Hazreti ALLAH bu kadar peyganber-i zişanı,hususan Habib-i ekrem-i o kelime üzerine ve o din üzerine ba's buyururdu.Bir taraftan bu kelime-i mübareke ile günahları af buyuruyor.bir taraftanda tevbe istiğfar ederiz.O da af buyurur.zira Hazreti ALLAH tevvab dır.yani günahlardan kullarının tevbe etmesine müştaktır.Biz niçin bu iştiyak-ı ilahiyi yerine getirmeyelim.

İnsan beşerdir.kusur etmemek olmaz.Fakat kusur ettik diye durmakta olmaz.Tevbe ve inabe icabeder ki,günah ve masiyet zulmetinden kurtulalım.Murad-ı ilahi kulların kendisine vuslatıdır.Sebeb-i icad ve hılkat budur.Cenab-ı Hak kulun vaslına müştaktır.Cenab-ı hak ise nurdur.Zulmet olursa kul vuslat edemez.Nur nura vuslat edebilir.Binaenaleyh zulmet-i maasi ve maharimden kurtulmamız lazımdır ki,ona vasıl olalım.Peygamber Efendimiz Hazretleri için (sen olmasaydın,sen olamasaydın yeri göğü yaratmazdım)buyuruyor.Yani onları sizin için,sizi de benim için halk ettim.demektir.Biz neden sebeb-i hilkatimizi ifa etmeyelim.B u emir ve müştak-ı ilahiyi yerine getirmeyelim.Allah içinse müslümanlara müminlere yakışan o nurul envara vuslattır. Onun için rızasını tahsildir.Buda başka suretle olmaz,biraz bu murdar nefsimize zahmet vermekle onu tezkiye ile Allah'a layık ve vasıl etmeğe himmet ve gayret etmekle mümkündür.

Kur'an-Kerimde (Ey nefs-i mütmainne razı olduğun ve razı olunduğun halde Rabbine dön.Kullarımın arasına katıl ve cennetime gir) buyuruyor. Bu ayeti celileden evvel emirde şu anlaşılıyor ki,(dön)emri nefs-i mütmainneye hitab olunduğunda ,makamı mütmainneye yetişmemiş bir nefs Allaha rücu edemez. Gerçi herkesin rücüu Hazreti Allah'adır. Bunda şüphe yoktur. Fakat cenab-ı hakkın celalına kahr ve gadabına ricat etmekte var,cemaline ricat etmek te var. Allah muhafaza buyursun. Celaline ricat edenler için artık her nevi azap mukarrardır. Cemaline ricat edenler içinde her nevi nimet ve saadet mev'ut ve muhayyadır.O halde evvel be evvvel bu nefsi, mütmainne etmek ve bilahare ayet-i kerimede emir buyurulan (radiye)ve (mardiyye)derecesine ulaşmak lazımdır.Bunun usülünü tarikinide bu ayeti kerimenin maba'dı gösteriyor.(Kullarımın arasına katıl) buyuruluyor. Yani cenab-ı Hak kendi zatına nisbet buyurduğu kullarına (evliyaullaha karışınız) diye emir ferman buyuruyor.Böyle yapılmakla yani evliyaullaha mulekat ve muhabbet ve mütebaatle nefsimiz mutmainne,radiye,mardiyyeve belki kamile ve safiyye olur. İşte o vakit de :Cennet-i zatıma giriniz diye emir buyurulur.

Bir hadisi kudside Mevla-yı Müteal hazretleri: "Ey adem oğlu hazretimin huzurunu dilersen...yani mülk ve meleküt ve ceberruta iltifat etmeyin" diye emir buyuruyor. Mülk ve meleküttan murad dünya ve ukbadır; hatta ceberruta da iltifat etmeyin diye emir buyuruyor ve eğer bunların birine iltifat ederseniz tardedilenlerden olursunuz diye emir buyuruyor. Meleküta,ceberrüta alem sınıfına iltifat etmeyin diye emir buyurulursa ,artık bu alem-i mülk ve şehadet, bu mürdar nefis ,bu heva ve tabiat bunlar nerede kalır. Bizzat zatına rücüumuz emir buyuruluyor. Bu ne şeref, bu ne seadet,bu ne devlettir.

İşte gerek bu ayet-i kerimeden ve gerekse bu hadis-i kudsiden anlaşılan mana budur.


Başa Dön
 Profil Özel mesaj gönder  
 
 Mesaj Başlığı: Re: Hz. Şeyh Osman Bedreddin Erzurumî -Q- Sohbetleri
MesajGönderilme zamanı: 18.06.10, 10:32 #mesajın linki (?)
Çevrimdışı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 05.01.10, 21:01
Mesajlar: 488
Sohbetname
-Hizmet Rehberi-

3 Cilt Takım

İmam Efendi (Osman Bedreddin Erzurumi)
Hazırlayan: Cemalettin Emiroğlu

Elazığ, 1983-1984-1985, 1. baskı, 1. hamur kağıt, 682 sayfa, karton kapak, 16 cm x 24 cm

Bu eser 1982 yılında Elazıg`ı ziyaretimde bazı arkadaşlarımla sohbetim esnasında fiile çıkma imkanı buldu. Bu tarihe kadar ben, hep İmam Efendi`nin sohbetlerini kitap haline getirmeyi düşünüyor ve bu konuda tam on yıldır bir çıkış yolu arıyordum. Ancak nasib bu günde ve bu eserin meydana gelmesinde çalışan arkadaşlara aittir.

İçindekiler:

CİLT 1:
İmam Efendi`nin Türbesinin Dıştan Görünüşü
İmam Efendi`nin Türbesinin İçten Görünüşü
Takriz
İmam Efendi`nin Hayatı
İmam Efendi`nin Kendi Elyazısı İle Tarikat-ı Aliyye-i Nakşibendiye-i Saminiyenin Evrad-ı Yevmiyesinin Tertip ve Âdabı
Tarıkat-ı Aliyye-i Nakşibendiye-i Saminiyenin Evrad-ı Yevmiyesinin Tertip ve Âdabı
Önsöz
Lâilâhe İllahlah`ın Üstünlüğü
İbadet Allah İçin Olmalıdır
İbretli bir Söz
Âlem-i Kebir ve Âlem-i Sağir
Taharet-i Kamile ve Aklın Üstünlüğü
İmam Şafii Hazretlerinin Cömertliği
Mü`minin Bir Mü`minin Yüzüne Sevgi İle Bakması
Üç Adam Cenab-ı Hakka Yol Bulamaz
Herşeyden İbret Almalıdır
İnsan Pek Acaib Yaratılmıştır
Kibir Çok Kötüdür
Sadakanın Allah Katındaki Derecesi
Seyyid Sadaka; Efendim Hakikat-ı İttiba Nedir
Din Nedir ?
İstidatların Zayedilmesi Uygun Değildir
Halid-i Bağdadi Hazretlerinin Bir Vakası
Tevbe ve İnâbe
İman Eksilip Artmaz
Evliyaullahın Halleri Çeşitlidir
Malik Bin Dinar Hazretlerinin Bir Vak`ası
İbtilâ Allah`a Yakınlığa Vesiledir
Müftü Kemal Efendinin Bir Hikayesi
Sırri Sakatî Hazretlerinin Bir İsteği
İnsanlar İki Kısımdır
İmam Şazeli Hazretlerine Sorulan Suâla Verilen Cevap
Dünyada Dost Olanların Kıyamette Bazılarına Düşman Olacağı
Bu Ümmetin Hayırlı Bir Ümmet Olmasının Sebebi
Dört Şeyi Terkeden Dört Şeye Nail Olur
Nakşilerin Büyüklerinden Evliya-ı Kebir Hazretleri
Rical Kimlerdir ? Mukallidlerin İmanı Sahihdir
Cenabı Hakın Ne Yer Yüzünde Ne De Vücudda Fesadı Sevmediği Hakkında Evliyaullahın Sözleri
Bâlığ Olan İnsana Teklif Teveccüh Eder
Musavvir Melundur
Kelime Neye Derler
Gönlümüz Bir Hâne-i İlâhidir
Ehl-i Sünnet Rü`yetüllah`a Kaildir
Halkı Su-i Zanna Düşürmekten Sakınmalıdır
Ehl-i Tevhid Bir Nurdan Yaratılmıştır
Kelime-i Semâniyenin İzâhı
Saray-ı İzzete Vüsûl Ve Dühûl Kolay Değildir
İki Türlü Huzur Vardır
Sünnet Üç Kısımdır
İki Kavm Halas Bulur
Ahd-ı Ezeli Dörttür
Ye`se Düşmemelidir
Şeyhin Ümmi Olması
Bağdat Valisi
Beni İsrail Salihlerinden Biri
Takvânın Madeni Âriflerin Kalpleridir
Bir Âyet`in Nüzulu Ve Ka`be-i Muazzama
Vahdet-i Vücud`a Dair
Şeyh Ali Septinin Halifeleri Çoktur
Allah İçin
Halk Üç Kısımdır
İlk Yaratılan Nedir
Sâlikler İçin Keşf ve Kerâmet
Evliyâ Sahabe Mertebesine Erişemez
Hz. Ali (K.V.)
Alimleri Seviniz
Cihad Niçin Farzdır
İnsan Mükerrem Yaratılmıştır
Zâhir ve Batın Azaların Sıhhati
Cenab-ı Hakk`ın Güzel İsimleri
Kıyamet Gününün Tarif Olunamayan Korkulu Bir Gün Olduğu
Yirminci Asırda İslâmiyet
Beni İsrail`in Teklifi
Halka Merhamet Etmek
Hataların İkaz Edilmesi
Bizi Salihler Zümresine Kat
Mesnevi`den Bir Hikaye
Bir Rü`yâ
Bir Saygı Örneği
İbâdet ve Dövülen Mücdehit
İş Allah İçin Olursa
Abdulvahhab Bin Zeyd
Nefisten Kurtulmak İçin Tarikata Girmek
Yer Gök Süsleniyor
Ameller Niyyetlere Göredir
Emirlerden Maksad Nefsin Tezkiyesidir
Mâ-i Muhabbet
Lûgat

***

CİLT 2:
İmam Efendi`nin Türbesinin Dıştan Görünüşü
İmam Efendi`nin Türbesinin İçten Görünüşü
Takriz
İmam Efendi`nin Hayatı
İmam Efendi`nin Kendi Elyazısı İle Tarikat-ıAliyye-i Nakşibendiye-i Saminiyenin Evrad-ı Yevmiyesinin Tertip ve Âdabı
Tarıkat-ı Aliyye-i Nakşibendiye-i Saminiyenin Evrad-ı Yevmiyesinin Tertip ve Âdabı
Önsöz
Emanetleri Ehline Veriniz
Muhabbetsiz Mahbub Elde Edilemez
İlk Görüşte Yapılan Dua
Ben Bilinmez Bir Hazine İdim
İnsan-ı Kaamil Aramalıdır
Mâna Anlamak Lazımdır
Sekiz Önemli Temel Kaide
Bir Kötülüğün Ardından Hemen Bir İyilik
Sen Aralarında Oldukça
Fayda ve Zararı Bilmeyen
Bir Zelle ve Cennetten Çıkış
Hevâ Ne Demektir
Emr-i Mürşide İtaata Bir Örnek
Fâtiha Sure-i Celilesi
Allahtan Gaflet Sü-u Edebtir
İyi Niyet Bol Sevap
Nefsin Hilesi
Nefis, Din ve Dünya
İnsanlar Dört Kısımdır
İbadet ve Taat Allahın Yardımlarıyladır
Hak Daima Galiptir
Önemli Üç Sıfat
Ehl-i Tevhid Meslekleri
Şeytanın Müttakilere Vesvese Vermesi
Cehennemden Geç Cennete Gir
Kötü Arkadaştan Sakınmalıdır
Vahdetciler Duysunlar
Nakşibendi Takikatı Hz. Mehdiye Müntehidir
Allah İçin Sevmek Allah İçin Sevmemek
Kalbin Görevi
Esnay-ı Sülukta Karşıma Çıkan Bir Levha
Arzı Üçe Ayırırlar
Allah`ın Koruduğu Kitap
Allah Davet Ediyor
İnsanlar Dört Kısımdır
Zikrullahın Hem Nârı Hem Nuru Vardır
Başlangıç Allah, Dönüşte Allahadır
Tab`ına Uygun Geleni Seç
Allah Birine Kulum Derse
Tasavvuf Haldir Söz Değil
Tarikat Varlıktan Kurtulmak İçindir
Cennet-i Adn
Günah ve Mağrifet Çeşitleri
Küçük Bir Çocuk İken
İlim, Amel ve Âlim
Bir Zelle Bin Hikmet
Mükâfatın Hikmeti
Zikredenler Üç Kısımdır
Vesile Edinmek
Bahr-ı Vahdetten Müstefid Olmalıdır
Allahtan Başkasını Dost Edinmeyiniz
Şehvet İki Türlüdür
Hak`tan Gafil Olmamak
Bu Deli Değil Veli Sözüdür
Rabıta ve İlham
Ölüm Unutulmamalıdır
Belânın Büyüğü Nefse Razı Olmaktır
Cemaline Talib Ol
Sohbette Bulunmak
Sûfi Kime Denir
Sünnete Tabi Olmak
Temkin Makamı
Rıza Ni`meti
Kerâmet-i Kevniyye ve İlmiyye
Hıdır (A.S.) ve Ebu Bekr Kenani
İki Ayrı Söz
Namazın Hakikatı
Tedavgi İçin Sebebe Gerek Vardır
Şeytanın Aldatması
İman Kalbe Nufüz Etmelidir
Adeti Terkediniz
Nefi ve İsbat Macunu
Şeytanın ve İnsanın Görevi
Sevgi Hakiki Olmalıdır
İlahi Azabdan Emin Olmamalıdır
Ezeli Muhabbet
Mekruhlar Nedir? Şehvetler Nedir.
İnsanlardan Öğrenilen İlim ve İlm-i Nâfi
Allahı Sevenler
Hilafet İki Türlüdür
Üç Güzel Haslet
Havâtır, Usul ve Makam
Cennet-i Zâta Lâyık Olmak
Kur`an`ı Anlamak ve Yorumunu Yapmak
Kul Olmanın Gereği İtaattir
Yokluk, Acz ve Fakr
Dört Şeyden Allaha Sığınmalıdır
Peygamberin Nesline Hürmet
Sâlik Ebede Dikkat Etmelidir
Lokman Hekimin Oğluna Öğüdü
Üç Kısım Vird Sahibi Vardır
İlâhi Mahluk ve İlm-i Billah
Ümmetine Salih Olan Peygamber
Hakk`ı Bilmek ve Bulmak Ne Yolla Olur
İnsan Kadir ve Menzilini Nasıl Bilir
Bozuk Zamanda Nasıl Davranmalıdır
Sabrın Mükâfatı Zat-ı İlâhidir
Allahı Zikredenlerin Celisi, Allahtır
Dinde En Güzel Şey Malayaniyi Terktir
Önce Arkadaş Sonra Yol
İmam Zeyn-ül — Abidin`in Bir Sözü ve Hakka Hizmet
Fatiha Suresinin Fazileti
İçe Ait Ameller
Nisbet-i Muhammedi
İnsan İstidadını Zayetmemelidir
Mahmud-u Sâmini Hazretleri
Lûgat

***

CİLT 3:
İmam Efendi`nin Türbesinin Dıştan Görünüşü
İmam Efendi`nin Türbesinin İçten Görünüşü
Takriz
İmam Efendi`nin Hayatı
İmam Efendi`nin Kendi Elyazısı İle Tarikat-ı Aliyye-i Nakşibendiye-i Saminiyenin Evrad-ı Yevmiyesinin Tertip ve Âdabı
Tarıkat-ı Aliyye-i Nakşibendiye-i Saminiyenin Evrad-ı Yevmiyesinin Tertip ve Âdabı
Önsöz
Gülzar-ı Sâmini`den
Kullar Hakk`a İki Şekilde Cezb Edilirler
İhsan Sahibi «Ehl-i Husus» Var mı?
Gafillerden Olma
Kemale Ermek İki Şeye Muhtaçtır
Yok Yoktur
Ayıpları Örtünüz Tevbeye Vesile Olunuz
Nefis ve Kalbin Yardımcıları
Uzlet ve İhtilât
Kalacağın Kadar Dünyada Çalış
Olgunluk Sohbetin Neticesidir
İnsan ve Dünya
Arayınız ve Bulunuz
En Büyük Ni`met
Oyun ve Eğlence
Fecirden Gruba Kadar Terk-i Dünya
Tabip Beni Gördü
Çok Şeyhle Görüştüm
Tevhidin Üç Mertebesi
İslâm Alenidir, İddia İle Olunmaz
Cemal ve Celâl Sıfatları İle Tasarruf
Usul, Yani Bab-ı İlahî İkidir
Nefsi Dizginlemelidir
Saadet ve Şekavet Ehli
Nefsin Hoşlandığında Hayır Yoktur
İman, İlim, Amel
Burunları Yerde Sürünsün
Sünneti İhya ve Rical Olanlar
Kadri Bilinmeyen Ni`metin Cezası Mahrumiyettir
Müminler Kardeştir
Dinlenci At Üstünde de Olsa Veriniz
Allahtan Gelen Belâ Ancak Çekilir
Hac Yolları Kapanmadan
Mümin Hurma Ağacı Gibidir
Kamil İnsan Yetişmelidir
Her Arifin Bir Lisanı Var
Ehl-i Kur`an Ehl`lûllahtır
Mürşid O`dur ki
Tek Sermayem Seyyiatımdır
Cenab-ı Hak Ğayyurdur
Kadri Bilinmeyen Ni`metin Cezası
Beş Önemli Söz
Ulemay-ı Rüsum
Kadir Gecesi
Amel İle Geliniz, Neseble Değil
Cenab-ı Hakk`ın Tevvâb Olduğuna İnanmalıdır
Ne Yaparsan Allah İçin Yap
Kardeşine Nasihatte Bulun
Sen de İhsanda Bulun
Ceza, Amelin Cinsinden Olur
Ölüme Her An Hazır Ol
Kabul Edilirse Tevbenin Alâmeti
Evliyâullah Yalın Kılıca Benzer
İki Kişiden Biri
Sen, Zatını Vasvettiğin Gibisin
Şekil, Hâle İşârettir
Hulasay-ı Kuran
Bu Ekmek, Su İstemek Değil Takat Getirilsin
Emre Uymak Büyük Bir Şereftir
Tasavvuf Nasıl Tahsil Edilir
İsm-i Asgâr Var mı ki
Arif İle Vasıl
Emre İfaat, Yasaklardan Sakınmak Gerekir
Sapmayı Hak Etti
Üruc ve Nüzûl
Yaptırmayınca Vazgeçmeyen İstek
İtikat ve Bilgi Sakınmayı İcab Eder
Kalbini Düzelt de Düzeleyim
Hakkı Taklid Câizdir
Ferd İçin Ferd Olun
Sebeb-i Hilkat Ma`rifettir
Allah`tan Gerektiği Şekilde Korkun
Son Zamanda İman ve Amelin Değeri
Günahkârlara Acıyınız
Niyyet Sadık Olmalıdır
Şerr, İnsanı Hakka Döndürür
Kokusu Var
İnsan, Kendini Unutmamalıdır
Allah`ı Unutmak Büyük Günahtır
Yaratılmışı Hoş Gördük Yaradandan Ötürü
Ahlâk İki Kısımdır
Tevbe ve Dua Nasıl Olmalı
Kıssada Hisse Var
Beytimi Temizleyiniz
Bir Âyet Bir Hisse
Dinde Terakki Vardır
Ben Diyen Kamil Değildir
İbtilânin Sebepleri
«Hak İle Hak İçin» Niyyet
Kul, Kusursuz Olmaz
Meşreb-i Muhammedi Üzerine Olmayınız
Şeriat-ı Mutahharanın Kadri
Olacak Olur, Hüküm Yerini Bulur
Tedavi Çareleri
İlmin Nihayeti Yoktur
Allahın Askerleri
Allahı Unutanlar Gibi Olmayın
Akıl Sahipleri
İnsanlar İyileşirse Herşey İyileşir
Sev Sevdiğini Sevme Sevmediğini
Mü`min ve Münafık
Başka Yerden Alamadık
Cenab-ı Hak Birliğine Şahittir
Göklerin ve Yerin Hazineleri
Kerâmet-i İlmiyye
Dünya Bu İşe Engel Değildir
İnsan Kalbiyle İnsandır
Hakkıyla Korkmak ve Biat
Kopardığın Yere Tekrar Yapıştır
Vahdet-i Zata Erenin Dili Lâl Gerek
Bir Sinek Kadar Değeri Yoktur
Dünya, İnsan, Saadet
Namazda Maksat
Her Talip, Allah`a Talip Sayılmaz
Ruh ve Nefis
Kur`an Kalplere Şifadır
Şüpheli Olandan Sakınmalıdır
Şeytan, Azıttıklarıyla Cehennemdedir
Ümmet-i Muhammed`in Hususiyeti
Korkanlar Alimdir
Cennet ve Cehennem Ashabı
Yeyin İçin Afiyet Olsun
Hidayet ve Delâlet
Senden Sana Sığınırım
Mi`metlere Şükretmelidir
İrşâd Sevdasına Düşmek
İnsan
Emrâz-ı Batıniyye
İmanda Şek ve Şüphe Küfürdür
Son Nefes ve Kelime-i Tevhid
İbret Almak Gerekir
Tartışmayı Bırak, Kâr Etmeğe Bak
Elhamdü Lillah, Sübhanelah
İşitmek, Hakka Duymaktır
İhsanın Karşılığı İhsandır
Allah`ı Anmanın Zamanı Gelmedi mi?
Gülzâr-ı Kalbe Ğars Olunan Kelime-i Münciye
İrade - Meyl ve Talep
Herkes, Kendi Yanındaki İle Övünür
İnsanlar Hubb`dan Yaratıldı
Kur`an-ı Mü`bin
Sen Hatırlat
Zengin Kimdir
Burda Taş Kesmeğe Yer Yok
Ni`met ve Hizmet
Ruh, Ya`kub Gibidir
Cenab-ı Hak İsteyeni Seçer Hidayet Eder
Allah İçin Olan Amel
En Makbul Olanınız Müttakilerdir
Mevt-i İrâdi ve Fıtrî
Affetmek, Bağışlamak, Vazgeçmek
İlm-i Bâtın Tahsili
Dine Aldırmamak Olmaz
Kalbi Zikir Afdaldır
Ni`metlere Hamdetmelidir
Da`va Değil Allah`a Davet
Garip Bir Dostun Hattıyla «Kuy`u Dildar`a»
Tazarru
Bibliyografya
1
Resim


Başa Dön
 Profil Özel mesaj gönder  
 
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 5 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 2 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz

Geçiş yap:  
cron
   Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye