Sufiforum.com

2009'da başlayan SUFİFORUM'da İslam; İslam Tasavvuf Geleneği ile ilgili her türlü güncel ya da 'eskimez' konular yer almaktadır. İçerik yenilemeleri tasavvuf.name sitesinden sürdürülmektedir. ALLAH YÂR OLSUN.

Giriş |  Kayıt




Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 
Yazar Mesaj
 Mesaj Başlığı: 093 - DUHÂ SÛRESİ
MesajGönderilme zamanı: 03.01.09, 17:20 #mesajın linki (?)
Çevrimdışı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 14.12.08, 12:14
Mesajlar: 1108
093 - DUHÂ SÛRESİ


Sûrenin tamamı Mekke-i Mükerreme'de, vahy bir süre kesildikten sonra nazil olmuştur ve bunda icma vardır. Nüzul sırası itibariyle Fecr Sûresinden sonradır.[1]

Âyetlerinin adedî, on birdir. [2]

Vahyin kesilme süresi:

İbn Cüreyc'e göre 12 gün,

İbn Abbas'a göre 15 gün,

Bazısına göre 25 gün

Mukatil’e göre 40 gün.[3]



1."Kuşluk vaktine and olsun;

2. Sükuna erdiği zaman geceye and olsun ki,

3. Rabbin seni ne bıraktı ve ne de sana danldı."



Ayetlerin nüzul sebebi ile ilgili rivayetler:

1- Ümmü Cemil’le ilgili rivayetler

a- Ebû Mansur el-Bağdadî, Ebu'I-Hasan b. el-Hasan es-Serrac'dan, o el-Hüseyn b. el-Müsenna b. Muaz'dan, o Ebû Huzeyfe'den, o Süfyan es-Sevrî'den, o Esved b. Kays'tan, o da Cündüb'den bize şunu rivayet etti:

"Kureyş'ten bir kadın Rasulullah (s.a.v.)'a şöyle dedi;

"Şeytanın seni terkettiğini görüyorum." Bunun üzerine Allah Teala bu âyetleri indirdi."[4]

Buharı bu hadisi, Ahmed b. Yunus'tan, o Züheyr'den, o Esved'den, Müslim ise Muhammed b. Rafi'den, o Yahya b. Adem'den, o da Züheyr'den rivayet etmiştir.[5]

b- Buhârî ve Müslim'in Cündüb ibn Süfyân'dan rivayetinde o şöyle anlatıyor: Allah'ın Rasûlü (sa) hastalandı ve iki veya üç gece kalkmadı. Bir kadın O'na geldi ve:

"Ey Muhammed, şeytanının seni terketmiş olduğunu umarım. Baksana iki üç gecedir sana yaklaştığını görmüyorum." dedi ve işte bunun üzerine Allah Tealâ: "Andolsun kuşluk vaktine ve sükûna erdiğinde geceye ki Rabbın seni ne terketti, ne de danldı..."yı indirdi.[6]

c- Zeyd İbni Erkam'dan Hâkim anlattı:

Rasûlullah günlerce durdu, Cebrail inmedi. Ebu Leheb'in karısı Ümmü Cemîl:

“Senin arkadaşını göremiyorum, sana darıldı ve veda etti.” dedi.. Allahü Teâlâ, Duha: 93/1-3 âyetlerini indirdi, dedi. [7]

3- Müşriklerle ilgili rivayetler:

a- Cündüb'ten Firyâbî ve Saîd İbni Mensur anlattı:

“Cebrail Nebî Aleyhisselâm'a gelmeyi geciktirdi. Müşrikler

“Muhammed’e veda olundu.” dediler. Bunun üzerine Duha Sûresi indirildi.[8]

b- Müslim'in Cündüb (el-Becelî)'den rivayetine göre Cibrîl'in Rasûlullah (sa)'a gelmesi gecikince müşrikler:

"Muhammed terkedildi." dediler de bunun üzerine Allah Tealâ:

"Andolsun kuşluk vaktine ve sükûna erdiğinde geceye ki Rabbın seni ne terketti. ne de darıldı..."yı indirdi.[9]

c- Alûsî, herhangi birine isnad etmeksizin şöyle bir kavil daha zikreder:

Hz. Osman, Hz. Peygamber (sa)'e bir salkım üzüm veya bir salkım hurma hediye etmişti. O sırada bir dilenci gelip bunu Hz. Peygamber (sa)'den isteyince Efen­dimiz tutttu o salkımı bu dilenciye verdi. Hz. Osman o dilenciye dönüp salkımı kendisinden satın aldı ve tekrar Hz. Peygamber (sa)'e hediye etti. Aynı dilenci gelip o salkımı yine istedi ve Hz. Peygamber (sa) de yine ona verdi. Hz. Osman da gitti, dilenciden o salkımı tekrar satın aldı ve getirip Hz. Peygamber (sa)'e hediye etti. Dilenci yine gelip isteyince bu üçüncü defasında Hz. Peygamber kızgın olarak değil de bir latife olarak o dilenciye:

"Sen dilenci misin, yoksa tüccar mısın?" buyurdular. Bundan sonra bir kaç gün vahy gelmeyince Hz. Pey­gamber bir yalnızlık hissetti (vahyin kesilmesinden korktu) ve herhalde o esna­da müşrikler de Hz. Peygamber (sa)'in Rabbı tarafından terkedildiğini söyledi­ler ve bu hadise üzerine bu sûre nazil oldu.[10]

3- Hz. Hatice ile ilgili rivayetler:

a- Ebû Hamid Ahmed b. el-Hasan el-Kâtib, Muhammed b. Ahmed b. Şazan'dan, o Abdurrahman b. Ebî Hatim'den, o Ebû Said el-Eşecc'den, o Ebû Muaviye'den, o Hişam b. Urve'den, o da babasından bize şunu haber verdi:

"Cebrail (a.s.), Rasulullah (s.a.v.)'a vahiy getirmekte gecikti de bundan dolayı Rasuluilah (s.a.v.) çok korktu ve endişe etti. Bunun üzerine Hatice (r.a.) Rasulullah (s.a.v.)'a:

"Senin bu şikâyetlenmeni, sızlanmanı gördüğünden dolayı Rabbin sana darıldı." Bunun üzerine Allah Teala bu âyetleri indirdi."[11]

b- Abdullah İbni Şeddat'tan îbnu Cerîr anlattı:

Hatice Nebî Aleyhisselâm'a:

“Ben Rabbinin sana ancak darıldığını görüyorum.” dedi. Bunun üzerine Duha Sûresi indirildi, dedi. [12]

Bu iki rivayet te mürseldir ve râvîleri güvenilir kişilerdir. [13]

c- Hafız İbni Hacer dedi ki:

“Herhalde hem Ümmü Cemîl, hem de Hz. Hadice Hz. Peygamber (sa)'e: "Rabbın seni terketti." demiş olmalılar. Ancak Ümmü Cemîl, Hz. Peygamber (sa)'e düşmanlığından ve onunla alay etmek için; Hz. Hadice de Rasûlullah (sa)'a olan sevgisi ve ona acımasından böyle söylemiş olmalıdır.” [14]

d- Kısacası Cebrail'in (a.s.) Peygamber'e (s.a.) gelişi gecikmiş, müşrikler de Allah onu terketti, demişler, bunun üzerine de bu ayetler inmiştir.[15]

4- Köpek yavrusu sebebiyle ilgili rivayetler:

a- Ebû Abdirrahman b. Ebî Hamid, Ebû Bekr Muhammed b. Abdillah b. Zekeriyya'dan, o Muhammed b. Abdirrahman ed-Değulî'den, o Ebû Abdirrahman Muhammed b. Yunus'tan, o Ebû Nuaym'dan, o da Hafs b. Said el-Kureşî'den bize şu ri­vayette bulundu:

"Bana annem anlattı. O da annesi Havle'den -Havle Rasulullah'ın hizmetçisi idi- işitmişti. Bir gün eve bir köpek yavrusu girdi ve orada öldü, Rasulullah (s.a.v.) günlerce bekledi. Kendisine vahiy gelmiyordu. Buyurdu ki:

"Ey Havle, benim evimde ne oldu ki Cebrail (a.s.) evime gelmiyor?" Havle;

"Ben evi temizlesem, hazırlasam." dedim. Ve evi hazırla­dım, temizledim, süpürge ile sedirin altını süpürdüm. Bir de baktım ki sedirin altında ağır birşey var. Onu sedirin altından çıkarıncaya kadar uğraştım. Bir de ne göreyim, ölü bir köpek yavrusu. Onu oradan aldım ve duvarın arkasına attım.

Rasulullah (s.a.v.) sakalı (veya cübbesiyle) titreyerek geldi. Vahiy geldiği zaman onu bir titreme alıverirdi. Buyurdu ki;

"Ey Havle beni ört." Bunun,üzerine Allah Teala bu âyetleri in­dirdi."[16]

b- Hafız İbni Hacer şöyle dedi:

“Hz. Peygamber (sa)'in hane-i saadetlerinde bir köpek eniğinin girerek öl­mesi üzerine Cibrîl gelmesinin geciktiği kıssası meşhurdur. Ancak bu Duhâ Sû­resinin inmesine sebep olması rivayeti gariptir ve hattâ şazdır ve sahih rivayetler bu rivayeti reddetmektedir.”[17]

5- Yahudilerin sorusu ile ilgili rivayetler:

Daha önce (İsrâ Sûresinin 85, Meryem Sûresinin 64. âyetlerinin nüzul sebebinde) geçtiği üzere Kureyş müşrikleri içlerinden seçtikleri beş kişiyi "Muhammed'i kitablannda bulup bulmadıkları ve niteliklerini bilip bilmedikle­rini" sormak üzere Medine-i Münevvere'deki Yahudilere göndermişlerdi. Bu beş kişi Medine-i Münevvere'ye gelip önce hristiyanlara sordular. Onlar da böyle bir peygamber tanımadıklarını söylediler. Yahudiler ise:

"Evet. biz kitabımızda onu buluyoruz ve bu zaman da onun gelmesi zamanıdır. Biz, Yemâme'nin Rahmânı'na (Müseylimetu'l-Kezzâb'ı kastediyorlar) o gelmesi beklenen pey­gamberin bilebileceği üç hasleti sorduk, bilemedi. Bu üç şeyi Muhammed'e so­run. Eğer ikisini bilir, birini bilemezse bilin ki o beklenen peygamberdir, ona tabi olun. Ona "Ashab-ı kehf olan gençleri, Zülkarneyn'i ve ruhu" sorun." dedi­ler.

O beş kişi Mekke-i Mükerreme'ye dönüp geldiler ve Hz. Peygamber (sa)'e yahudilerden öğrendikleri üç şeyi sordular. Efendimiz (sa), onlara nasıl cevap vereceğini bilemedi, daha sonra cevap vereceğini söyledi ve fakat "İnşaallah." demedi. Bir rivayete göre 40 gün, başka bir rivayete göre 15 (Veya 12) gün vahy gelmedi ve bu durum Hz. Peygamber (sa)'e çok zor ve ağır geldi. Müşrikler:

"Muhammed'in Rabbı onu terketti," bile dediler. Nihayet Cibrîl gelince Hz. Peygamber (sa):

"Ey Cibrîl o kadar geciktin ki senin hakkında su-i zanda bu­lundum ve aynı zamanda seni özledim." dedi. Cibrîl:

"Ben seni senden daha çok özledim. Fakat ben görevli bir memurum, gönderildiğimde inerim, gönderilmediğimde gelemem." dedi ve Allah Tealâ:

"Biz ancak Rabbının emri ile ineriz." (Meryem, 19/64 âyet-i kerimesini; "Hiçbir şey hakkında "Ben bunu herhalde yarın yapıcıyım, deme." (Kehf, 18/23) âyet-i kerimesini ve bu Duhâ Sûresini indirdi.[18]



4. "Doğrusu ahiret senin için dünyadan daha hayırlıdır.

5- Rabbin şüphesiz sana verecek ve sen de hoşnut olacaksın."



Ayetlerin nüzul sebebi ile ilgili rivayetler:

1- Ebû Bekr b. Ebi'l-Hasan el-Müseyyibî, Muhammed b. Abdillah b. Muhammed ed-Dabbiyyî'den, o Ebû Amr Ahmed b. Muhammed b. İshak'tan, o Muhammed b. el-Hasan el-Askalanî'den, o Asım b. Davud'dan, o babasından, o el-Evzaî'den, o İsmail b. Ubeydullah'tan, o Ali b. Abdillah b. Abbas'tan, o da babasından rivayet ederek şöyle dedi;

"Rasulullah (s.a.v.) kendisinden sonra ümmetine müyesser olacak fetihleri gördü. Allah Teala da Duha: 93/4-5 âyetlerini indirdi.

Ravi rivayete devamla şöyle dedi:

"Allah kendisine Cennette bin adet, mer­canla inciden yapılmış köşk verdi. O köşkün toprağı misktendir. Her bir köşekte onun için gerekli olan -bunlar ister zevceler bakımından olsun, isterse hizmetçiler bakımından olsun- şeyler vardır."[19]

2- Taberânî Evsat’ta, Beyhakî Delâil’de, Hâkim ve başkaları Îbnu Abbas'tan (r.a.) rivayet etmiştir:

Rasulullah (s.a.)'a ümmetinin fethedeceği yerler köy köy gösterilmiş o da buna sevinmiş ve Allah "Muhak­kak Rabbin sana verecek de hoşnut olacaksın." ayetini indirmiştir. [20]

3- İbnu Abbas'tan (r.a.) Evsat’ta Taberânî anlattı:

“Rasûlullah şöyle buyurdu:

"Benden sonra ümmetime fet­hedilecek olan yerler bana gösterildi. Beni sevindirdi." Allah: "Elbette ahiret senin için dünyadan hayırlıdır." ayetini indirdi.

Bu rivayetin isnadı hasendir.[21]



6. "Seni öksüz bulup da barındırmadı mı?"



el-Fudayl b. Ahmed b. Muhammed b. İbrahim es-Sûfî, Zahir b. Ahmed'den, o Abdullah b. Muhammed b. Ziyad en-Nîsabûrîden, o Yahya b. Muhammed b. Yahya'dan, o Abdullah b. Abdillah el-Hacbî'den, o Hammad b. Zeyd'den, o Ata b. es-Sâib'den, o Said b. Cübeyr'den, o da İbn Abbas'tan bize şu rivayette bulundu:.

"Rasulullah (s.a.v.) buyurdu ki:

"Ben Rabbim'den çok şeyler istedim. Ve iste­mediğim şeyi de istedim. Dedim ki:

"Ey Rabbim sen, benden önceki peygamberlerden bazısına rüzgarı hizmetçi kıldın. -Burada Davud'un oğlu Süleyman'ı zikretti.- Bazısı da, ölüleri diriltiyordu. -Burada Meryem oğlu İsa'yı zikretti.- İşte onlardan bazılarına şunu verdin, bazılarına şunu verdin." Cenab-ı Hak buyurdu ki:

"seni öksüz bulup da barındırmadı mı?" (Duha: 93/6) Dedim ki:

"Evet Ya Rabbi!" Cenab-ı Hak buyurdu ki;

"Ben seni yolunu kaybetmiş bulup da hidâyete erdirmedim mi?" (Duha: 93/7)

"Evet ya Rabbi!" de­dim. Tekrar buyurdu ki:

"Ben seni fakir bulup da zengin etmedim mi?" (Duha: 93/8)

"Evet ya Rabbi!" dedim. Buyurdu ki:

"Ben senin göğsünü genişletmedim mi? senden o yükü indirmedik mi?" (İnşirah: 94/1-2) Dedim ki:

"Evet ya Rabbi!"[22]





--------------------------------------------------------------------------------

[1] Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/954; Tefsir-i Kurtubî: 20/91; Celal Yıldırım, İlmin Işığında Asrın Kur’an Tefsiri, Anadolu Yayınları: 13/6851.

[2] İmam Celaleddin es-Suyuti, Lubabu’n-Nukul Fi Esbabi’n-Nuzul, Fatih Yayınevi: 2/716.

[3] Celal Yıldırım, İlmin Işığında Asrın Kur’an Tefsiri, Anadolu Yayınları: 13/6851.

[4] Buhari; Cihad: 2802, Edeb: 6146, Müslim; Cihad ve Siyer: 112, 113/1796, Tirmizi; Tefsir: 3345, Taberani; el-Kebir: 2/173. İmam Ebu’l-Hasen Ali bin Ahmed el-Vahidi, Esbâb-ı Nüzul, İhtar Yayıncılık: 384. İmam Celaleddin es-Suyuti, Lubabu’n-Nukul Fi Esbabi’n-Nuzul, Fatih Yayınevi: 2/717.

[5] İmam Ebu’l-Hasen Ali bin Ahmed el-Vahidi, Esbâb-ı Nüzul, İhtar Yayıncılık: 384.

[6] Buhârî, Tefsîru'l-Kur'ân, Duhâ, 93/1; Müslim, Cihâd, 115; Ahmed ibn Hanbel, Müsned, IV,312-313. Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/955. Abdulfettah El- Kâdi, Esbab-ı Nüzul, Fecr Yayınevi: 465; Muhammed Ali Es-Sabuni, Safvetü’t-Tefasir, Ensar Neşriyat: 7/341.

[7] Suyûtî, Lubâbun-Nukûl, II, 198-199. İmam Celaleddin es-Suyuti, Lubabu’n-Nukul Fi Esbabi’n-Nuzul, Fatih Yayınevi: 2/717. Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/955. Vehbe Zuhayli, Tefsiru’l-Münir, Risale Yayınları: 15/540. Vehbe Zuhayli, Tefsiru’l-Münir, Risale Yayınları: 15/540.

[8] İmam Celaleddin es-Suyuti, Lubabu’n-Nukul Fi Esbabi’n-Nuzul, Fatih Yayınevi: 2/717.

[9] Müslim,Cihâd, 114;Tirmizî,Tefsîm’l-Kur'ân, Duhâ, 93/1. hadis no: 3345. Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/955. Vehbe Zuhayli, Tefsiru’l-Münir, Risale Yayınları: 15/540.

[10] Alûsî, age. XXX,157. Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/ 956.

[11] Mürsel hadistir. Hakim; Müstedrek: 2/610, 611. İbn Cerir et-Taberi. İmam Ebu’l-Hasen Ali bin Ahmed el-Vahidi, Esbâb-ı Nüzul, İhtar Yayıncılık: 384. İmam Celaleddin es-Suyuti, Lubabu’n-Nukul Fi Esbabi’n-Nuzul, Fatih Yayınevi: 2/718. Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/955.

[12] İmam Celaleddin es-Suyuti, Lubabu’n-Nukul Fi Esbabi’n-Nuzul, Fatih Yayınevi: 2/718. Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/955.

[13] İmam Celaleddin es-Suyuti, Lubabu’n-Nukul Fi Esbabi’n-Nuzul, Fatih Yayınevi: 2/718.

[14] Suyûtî, Lübâbun-Nukûl, 11,200. İmam Celaleddin es-Suyuti, Lubabu’n-Nukul Fi Esbabi’n-Nuzul, Fatih Yayınevi: 2/718. Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/955. Vehbe Zuhayli, Tefsiru’l-Münir, Risale Yayınları: 15/540.

[15] Vehbe Zuhayli, Tefsiru’l-Münir, Risale Yayınları: 15/540.

[16] Suyııti; ed-Dürr: 6/361, Heysemi; Mecmau'z-Zevaid: 7/138. İmam Ebu’l-Hasen Ali bin Ahmed el-Vahidi, Esbâb-ı Nüzul, İhtar Yayıncılık: 384. İbnu Ebu Şeybe-Müsned, Taberânî, İmam Celaleddin es-Suyuti, Lubabu’n-Nukul Fi Esbabi’n-Nuzul, Fatih Yayınevi: 2/717-718. Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/956.

[17] Suyûtî, Lübâbu'n-Nukûi, 11,199-200. İmam Celaleddin es-Suyuti, Lubabu’n-Nukul Fi Esbabi’n-Nuzul, Fatih Yayınevi: 2/718. Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/956.

[18] Râzî, Mefâtîhu'1-Ğayb. XXI.238. Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/954-955.

[19] Hakim, Müstedrek: 2/526. İmam Ebu’l-Hasen Ali bin Ahmed el-Vahidi, Esbâb-ı Nüzul, İhtar Yayıncılık: 385.

[20] İmam Celaleddin es-Suyuti, Lubabu’n-Nukul Fi Esbabi’n-Nuzul, Fatih Yayınevi: 2/719. Vehbe Zuhayli, Tefsiru’l-Münir, Risale Yayınları: 15/540.

[21] İmam Celaleddin es-Suyuti, Lubabu’n-Nukul Fi Esbabi’n-Nuzul, Fatih Yayınevi: 2/718. Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/956. Abdulfettah El- Kâdi, Esbab-ı Nüzul, Fecr Yayınevi: 466. Vehbe Zuhayli, Tefsiru’l-Münir, Risale Yayınları: 15/540.

[22] İmam Ebu’l-Hasen Ali bin Ahmed el-Vahidi, Esbâb-ı Nüzul, İhtar Yayıncılık: 385.

_________________
" Hayrlar feth olsun ; şerler def olsun !..."


Başa Dön
 Profil Özel mesaj gönder  
 
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 2 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz

Geçiş yap:  
cron
   Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye