Sufiforum.com

1430. Hicri Yıl başlarken hizmete giren SUFİFORUM'da İslam; İslam Tasavvuf Geleneği ile ilgili her türlü güncel ya da 'eskimez' konular yer almaktadır. ALLAH YÂR OLSUN !"

Giriş |  Kayıt




Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 6 mesaj ] 
Yazar Mesaj
 Mesaj Başlığı: Cum'a Hutbesi-9: "Rebiulevvel ayı Efendimiz’in mevlid ayı.."
MesajGönderilme zamanı: 06.03.09, 10:13 #mesajın linki (?)
Çevrimdışı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 14.12.08, 12:14
Mesajlar: 1108
Bismillahirrahmanirrahim

...
Ey müminler !..

En şerefli ayda bulunuyoruz. Rebiulevvel ayı Efendimiz’in s.a.v. dünyaya teşrif ettikleri mübarek ay: mevlid ayı...

...ve geçen Pazartesi günü mevlid günüydü. Pazartesi gecesi de mevlid gecesiydi.

Tabii bu ayın her gecesi şereflidir.
Efendimizin s.a.v. doğduğu gecenin hürmetine her gecede ayrı bir bereket verilmiştir.
Cenab-ı Allah gecesine ve gündüzüne ayrı ayrı birer bereket vermiştir.
Cenab-ı Allah bu mübarek aydaki kudsiyyeti hissedebilen duyabilen ondan haz bulan kullarından eylesin bizi.


İnsanlarımızın maalesef manevi zevkin -uydurmaca söylüyorum- duyarsızlığında doruğa varmıştır. Manevi zevk namına birşeyleri kalmamıştır kupkuru. Maneviyattan zevk alan lezzet alan bir tarafımız kalmadı. Duyarsız, -duyarsız dediği vakitte taştan-tunçtan-demirden heykel misali veya robot gibi hareket eder; amma hissi, duygusu yoktur. Öyle- bir hale getirildik.

Ve maalesef bunu da duyan, duyarlı olan bu hale de vakıf olan, en başımızdaki adamımızın da haberi yok. Çünkü en başımızdaki adamın da zevki olsaydı o da bu camide olurdu ya Ayasofya’da olurdu.

Onun için Peygamber hadisi: “En-nâsu ala dini mülûkihim…” [ Halk başında bulunan yöneticilerin dini üzeredir] buyurmuştur…

İnsanlar kendilerine hükmeden meliklerinin, -sultanlarının, reislerinin, cumhurreislerinin- neyse en üste onların dini üzere olur; dindar iseler dindar olurlar, dinsiz ise dinsiz olurlar; duyarlı iseler duyarlı olurlar; duyarsız iseler duyarsız olurlar. Peygamber sözü. Tamam, teşhis koyuyor Peygamber-i zişan. İnsanlar kendi başlarında kim varsa onların din ve inançları üzerinde olurlar.

Lakin bu iyi bir gidişat değildir. Onu hatırlatmak isteyeceğim ki bu memlekette Osmanlı’dan sonra yine buraya ikinci defa devletimiz ayak atıncaya kadar arada bir İngiliz idaresi olmuş. O zamanda buradaki müslümanlar mevlid-i şerifi başka türlü kutlarlardı.

Geçen hafta Pazartesi günün bana dediler ki: “Yarın tatil vardır.”
Acayip, ne tatili yahu?

Dediler ki: “Kadim adetidir bu memleketin mevlid gününde müstemleke zamanında da, Osmanlı zamanındaki adetin devamı üzere tatil veriliyordu. Rum, İslam nasıl ki bu memlekette yılbaşı tortuları olduğunda onlar tatil ettiğinde bizimkiler de tatil ederdi, bizim mübarek günlerimizde müstemleke idaresi tatil verdiğinde Rumlar da tatil ederdi. Bu adet üzerine herşeyi değiştirdiler de bu tatil-avaracılık millete hoş geliyor,bunu da kıralım demediler. İyi bir gün tatil olur bize diyerekten o tatile dokunmamışlar ve mevlid günü tatil oluyor.

O tatil gününde ne vardı eskiden? Yaşlılarımız belki hatırlayacaktır, gençler bilemez onu. Mevlid günü, mevlid gecesi ilk olaraktan bu cami-i şerif, Ayasofya cami-i şerifinden sonra en muteber olan şerefli olan cami burası Arab Ahmed cami-i şerifiydi. Burada mevlid gecesinde mevlid-i şerif kıraat olurdu; içerisi dolar, dışarısı dolar ve 7 kişilik hafızlar ve müezzin efendiler burada -Derviş Paşa’nın vakfıdır Allahualem-, onun mevlidiyle bu mevlid kandili başlangıçta tes’id olunurdu; tebrik edilirdi başlangıçta. O gece burada toplantı olurdu.

Ve ertesi gün ki tatil ederler.

Öğle namazı vaktinde Ayasofya Selimiyye değil o Ayasofya’dır. Sultan II. Selim fethetti adını koymadı, bu kafirlerin böğründe ta basılı kalsın diye ismini değiştirmedi. Ayasofya’dır o. 500 senedir Ayasofya kaldı, 5 senedir Selimiyye’ye çevirdiler. Çevirdiler gene gitmezler. Ne Ayasofya ismiyle girerler ne Selimiyye ismiyle girerler; ne başka bir sevdiklerinin adını koysalar gene gitmezler.

Orada öğle üzeri vakıf sahiplerinin hususi okutulan mevlidi vardı ki bütün memleket oraya birikirdi. Öğle vaktinde mevlid-i şerif kıraat olunurdu, müezzinler, hafız efendiler o mevlid-i şerifi kıraat ederler ve kıyama durdukları vakitinde mevlid-i şerifte ayağa kalkılıp kıbleye dönüldüğünde işaret verilirdi minareden. Minarede silahlar -bugün Denktaş’ın oturduğu ikametgahında- Osmanlı topları vardır. O toplardan 7 adet top atılır, yer gök inlerdi. Küçük toplar değil. Böyle şerefle kutlarlardı. İngiliz’in zamanında olduğu halde.

Şimdi birer-birer onları sile sile Evkaf idaresi, Evkaf’a bakan adamlar o vakfı yapan kimselerin bedduasını ala ala hayır etmeyeceklerdir. “Her kim ki bizim şartımızı bozup bizim vakfettiğimizi başka türlü kullanırlarsa yeri göğün melaikesinin laneti üzerlerine olsun” diye her vakfiyede vardır. Nasıl hayır edeceğiz bunun içerisinde. Senede bir peygambere tazim için mevlid-i şerif okunurdu. Okutmuyor, kaldırılmış bu adetimiz memleketimizin içerisinde. Varlığımızın gösterilmesi için İslam’ın müslümanlığın gösterilmesi için bir fırsat.

Bütün 7 yaşından 70 yaşına herkes orada hazır olurdu. Ayasofya’nın meydanları dolu içerisi doluydu. Kaybettiler. Bugün burada ikinci defa Osmanlı’nın varisi bulunan Türk devleti geldiği halde bu Evkaf idaresi bütün vakıfları karmakarışık etmiş ve bu vakfın şartını yerine getirmemiştir. Kaç senedir bakıyorum yapmıyorlar.

Ne olacak? Üç müezzine 10 milyon versen 30 milyon, 100 milyon da şeker dağıtsan 150 milyon Türk kağıdı bir masraf olacak... Bunu niye yapmıyor? Niye kaldırdı? Neye istinaden kaldırdı?

Kime sorayım lakin Allah’a havale ediyorum.

Bu şerefli ayımızdır ve minarelerin üzerinde de mahya kurulurdu Peygamber s.a.v.’e “Şefaat ya Rasulullah” kabilinden bizde yazı yazılmazdı da, tezyinatı çok güzel olurdu iki minarenin arasında. Hepsini kaldırdılar.

Ne olduk biz?
Ne Türk’e benzer tarafımız kaldı ne Rum’a.
Ne camiye ehil olduk ne kiliseye.
Bu değişecektir.
Yoksa Allah tebdil etmesini bilir; bilmez değil… Sallar, başına yıkar; ateşle yakar. Karşı koyamazsın; acizsin. Git gör yanan yerleri; Rum da başladı, Rum’u yakmadı seni yaktı. O ateş bu tarafa döndü. Her an yanabilir; elimizde bir teminatımız yok; her an sallanabilir.

“Eh Şeyh efendi! Yangın olsa helikopterle söndürüyoruz…”

Helikopter ne yahu? Dağda cehennem ateşli gibi, sen denizden bir çanak su denizden yarım saat tar-tar-tar helikopter gidip gelinceye kadar döktüğü zaten içinde eczası da var daha beter yanıyor, o da ateşe veriyor.

Aczimiz meydanda olduğu halde cebbarlığımızdan bir türlü burnumuzu Kaf dağından indiremiyoruz; tevazu gösteremiyoruz.
Allah’a secde edemiyoruz.
“Ya Rabbi sen varsın…” diyemiyoruz.
İşte bu. Bunu söylemeye mecburum: Değiştireceğiz yolumuzu.

Dünya üzerinde bu Kıbrıs’taki cemaattaki kadar helal-haramı kaldıran bir memleket görmedim. Dünyanın mağribinden maşrıkına kadar gidip geliyorum; hiçbir kimse bu bizim insanımız kadar helal-haramı berbat eden bir memleket görmedim.

Lakin ey Kıbrıslı!.. Ey Kıbrıs’a hükmedenler…

Allah uyumuyor.

Bilmiyorum; gelen sene ne haldeyiz?

Çünkü yüzbaşıyla beraber binbaşı da geliyor. Seneler hem yüz asırlık değişiyor; hem millenium dedikleri bin yıllık da değişiyor. Ne getirecek belli değildir. Lakin dinsiz, imansız, saygısız ve edepsizlerin başına gelecek çok şey vardır: Ya terbiye olup Allah’a döneceğiz, ya şeytanın arkasında gidenler perişan olacaktır. Dikkat et! Ne paranız, ne kuvvetiniz, ne askeriniz, ne tankınız, ne topunuz kurtarır. Böyle açıldı mı hepsi içine girdi mi bitti. Ateş geldi mi patlaya-patlaya geliyor.
Uyuma, gözünü aç!

Bir mesel söylemiyorum bu hutbedir; sizi ikaz için uyandırmak içindir: Herkes kendi vazifesine baksın; bir de çoluk çocuğunuza bakınız. Hayvanat bile avret yerini örter. Bu insanımıza ne oldu? Sokaklarda çıplaklık, açıklık.

Bu nedir? Bunu Allah mı emretti? Bu ne iş? Bu ne rezalet. Bunun sonu nereye gidecektir?

Hastalık geliyor dediler bana. Bir memleketten yağmurların tesiriyle gizli duran hastalıklar meydana çıkıyor: Öldürücü hastalıklar. Amerika tarafında o yağmurla açılan virus cinsinden tehlikeli korkunç hastalık veba hastalığı gibi hastalıktır. Allahummağfirlena. Sabah tutarsa akşamı bulmaz; akşam bulursa sabaha çıkmaz. Allah’ın emrinde çeşit türlüsü var. Emrinin altında…

“Sizi süpürürüm, başkasını getiririm…” diyor Allah celle ve ala… “Kimse bana karışamaz, helak ederim; kimse diyemez niye helak ettin?”

“Eee, Türk’üz, bize dokunamaz...”
Oooo maşaallah yahu “müslümanım” deyinceye kadar… “Aman ya Rabbi, müslümanım” diye çağırtacaktır sizi. Sizi dediğimiz vakitte müslümanlıktan kaçanları. Türklük adam kurtarmaz. İman, İslam adamı kurtarır.

İster dinle; ister koy oraya, çık git.

Bir gün elbette ki bu söylediklerimizi hatırlayacak insanlar olacaktır.

Dikkat edin, Peygamber s.a.v.’e saygı duyun!..
İmamların, müezzinlerin Peygamber s.a.v.’e daha fazla saygılı olmaları lazımdır, camileri gözetiniz ve Allah yolunu tutunuz.

Cenab-ı Allah bize rahmetiyle; fazlı keremiyle muamele buyursun!..

Yediğimiz-içtiğimiz helal olsun, giydiğimiz helal olsun.

Haram etme. Haram ettirme kendine.

Bu kadar yetişir.

[ Hz. Şeyh M. Nazım el-HAQQANÎ ]

Arap Ahmed Paşa Camii

Miladi, 10 Temmuz 1998,
Hicri,15 Rebiulevvel 1419

_________________
" Hayrlar feth olsun ; şerler def olsun !..."


Başa Dön
 Profil Özel mesaj gönder  
 
 Mesaj Başlığı: Re: Cum'a Hutbesi-9: "Rebiulevvel ayı Efendimiz’in mevlid ayı.."
MesajGönderilme zamanı: 06.03.09, 21:18 #mesajın linki (?)
Çevrimdışı
Moderator
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 20.12.08, 03:44
Mesajlar: 190
herkesin mevlid kandili mübarek olsun inşallah yeni başlangıç arayanlara da başlangıç olsun

_________________
asl'olan AŞK'tır..


Başa Dön
 Profil Özel mesaj gönder  
 
 Mesaj Başlığı: Re: Cum'a Hutbesi-9: "Rebiulevvel ayı Efendimiz’in mevlid ayı.."
MesajGönderilme zamanı: 07.03.09, 03:17 #mesajın linki (?)
Çevrimdışı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 22.12.08, 23:18
Mesajlar: 245
bir söz gönülden doğaçlama bu kadar TATLI olur.. Allahu Teala aziz Nazım hz.den razı olsun.. Mevlid-i şerif kandilinizi tebrik ediyorum..


Başa Dön
 Profil Özel mesaj gönder  
 
 Mesaj Başlığı: Re: Cum'a Hutbesi-9: "Rebiulevvel ayı Efendimiz’in mevlid ayı.."
MesajGönderilme zamanı: 07.03.09, 16:33 #mesajın linki (?)
Çevrimdışı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 03.01.09, 22:40
Mesajlar: 926
[ 8-9 Mart 2009, Pazar akşamı Mevlid kandilidir.]

Vakt-i şerifler mübarek olsun ...

Hayrların fethine kapı olsun; şerlerin def'ine vesile olsun...

_________________
" Hayrlar Feth Olsun ; Şerler Def Olsun !.."


Başa Dön
 Profil Özel mesaj gönder  
 
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 6 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 2 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz

Geçiş yap:  
cron
   Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye