Sufiforum.com

1430. Hicri Yıl başlarken hizmete giren SUFİFORUM'da İslam; İslam Tasavvuf Geleneği ile ilgili her türlü güncel ya da 'eskimez' konular yer almaktadır. ALLAH YÂR OLSUN !"

Giriş |  Kayıt




Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 2 mesaj ] 
Yazar Mesaj
 Mesaj Başlığı: Dan Brown'ın gerçek alternatifi
MesajGönderilme zamanı: 06.03.12, 10:58 #mesajın linki (?)
Çevrimdışı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 05.03.09, 09:49
Mesajlar: 308
Dan Brown'ın gerçek alternatifi

Resim

'Şifrelerden Sembollere Dan Brown', Brown'ın tezlerini dini dogmalar ya da komplo teorileriyle değil de bilimsel bir bakış açısıyla eleştirerek, daha önce yapılmamış önemli bir işe soyunuyor

SALİH YAVUZ



Aslında bir romanın tartışma konusu olması sık görülen bir şey değil. Ama söz konusu romanın yazarı Dan Brown olunca işler değişiyor. Da Vinci Şifresi bu konuda çok iyi bir örnektir. Brownın bu kitabında dile getirdiği tezler, kısa süre içinde yaygınlık kazanmış ve tartışmalara yol açmıştı. Nitekim ortalık bir anda Da Vinci Şifresinin şifresini ya da Brownın sırlarını çözdüğünü iddia eden kitaplarla dolmuştu. Kimi tapınak şövalyelerinden kimiyse kutsal kâseden bahsediyordu. Mecdelli Meryem binlerce yıl sonra tekrar dillere düşmüş; herkes, Brownın son Türkiye ziyaretinden sonra pek moda olan tabiriyle, alternatif tarihçi kesilmişti.
Bu keşmekeş içerisinde kuşkusuz Brownı eleştirenler de vardı. Örneğin farklı alternatif tarihçiler farklı yorumlar ileri sürdü. Vatikan bile işe el attı ve çeşitli kitapların yazılmasına ön ayak oldu. Ama bütün bu eleştiriler, en az Brownınki kadar geri ve tuhaf bir zemin üzerinde yükseldiği için, fazla bir ses getirmemişti. Bu alternatifsizliğin Brownın etkisini artırdığı açıktır.
Brownın yeni romanı Kayıp Sembolde de benzer bir süreç işlemeye koyulmuş durumda. Kitap, büyük bir kampanyayla piyasaya sürüldü. Yakında filmi çekileceği konuşuluyor. Hemen herkes son derece kötü bir roman olduğu konusunda hemfikirse de Brownın ABDnin kuruluşu, masonluk, ezoterizm ve New Age hakkında dile getirdiği tezler ortalığa döküldü bile. Bu durum Kayıp Sembolü eleştiren yeni kitapların ortaya çıkışına da zemin hazırlamakta. Vatikanın ya da diğer alternatif tarihçilerin bu yeni kitap hakkındaki tutumu ne olur bilemiyoruz. Şimdiye kadar yayımlananlardan hayli farklı bir Dan Brown eleştirisi olan Şifrelerden Sembollere Dan Brown alışılmış Dan Brown eleştirilerine benzemiyor. Kitapta Alâeddin Şenelin, Enis Dokonun, Hakan Çörekçioğlu ve Haluk Hepkon, Brownın sahte bilimini ve alternatif tarihini bilimsel ve Aydınlanmacı bir bakış açısıyla inceliyorlar.
Alâeddin Şenel, Erich von Daniken ile Dan Brownu karşılaştırdığı makalesinde Brownın kitaplarındaki bilime ve dine hatalı bakışını ayrıntılı bir biçimde eleştiriyor. Din ile bilimi uzlaştırmaya çalışan görüşlerin sınıfsal çözümlemesini yapıyor. Enis Doko, Brownın bilimsellik iddiasını yerle bir ediyor. Dokonun son derece anlaşılır bir dille kaleme aldığı makalesi, aynı zamanda New Age akımların bilimi nasıl kullanmaya çalıştıklarını da ayrıntılı bir biçimde gösteriyor. Hakan Çörekçioğlu ise modern bilimin ve felsefenin ortaya çıkışını inceliyor. Çörekçioğlu, Rönesansta büyü ve bilim arasındaki ilişkiyi ele alıyor. Haluk Hepkon, Brownın Kayıp Sembolü yazarken etkilendiği ezoterik çevreler ve bunların savundukları komplo teorileri üzerinde duruyor.
Şifrelerden Sembollere Dan Brown günümüzde giderek yaygınlaşan New Age hurafelere karşı bir tür panzehir olarak hazırlanmış. Kitap, Brownın tezlerini dini dogmalar ya da komplo teorileriyle değil de bilimsel bir bakış açısıyla eleştirerek, daha önce yapılmamış önemli bir işe soyunuyor.

Fantezi ve kurmaca
Rönesans doğal büyü geleneğinin modern bilimin doğuşuna katkısı oldukça sınırlıdır. Modern bilim, doğa anlayışında ve bilimsel paradigmada meydana gelen köklü bir değişim sonucunda tesis edilir. En genel anlamda bu değişim, felsefi olarak temellendirilmiş insanbiçimci doğa anlayışından yine felsefi olarak temellendirilmiş insanbiçimci olmayan nesnel doğa anlayışına geçiştir. O halde büyüsel-mistik bilim ile modern bilim arasında kesintisiz bir bağlantı olduğu iddiası, nesnel doğa anlayışını tesis ederek büyüsel doğa anlayışını yıkan ve bu doğrultuda bilinçli bir çaba sarf eden 17. yüzyılın filozof ve bilim adamlarıyla yüzleşmek zorundadır. Elbette ki, bugün Rönesans büyü geleneği ve onun insanbiçimci doğa anlayışı, bilim dışındaki, sanatsal ve edebi çalışmalara esin kaynağı olabilir. Hatta bu yönde Rönesans büyüsü ile modern bilim arasında, fantezi ve kurmaca düzleminde, doğrudan ve kesintisiz bağlantılar kurulabilir. Ama bunun salt bir fantezi ve kurmaca olarak kalması gerektiğini bilmek koşuluyla. Kitaptan


Daniken ile Brown
Danikenin yapıtları (kısa yazılar bir yana) yalnızca İngilizcede 1972-1979 arasında altı kitabı dolduracak (olumsuz) eleştiri almıştı. O günlerde Türkçede de İslamcı açıdan bir eleştiri kitapçığını satın aldığımı anımsıyorum. Dan Brown eleştirileri Danikeninkini aşacak gibi görünüyor. Yine de her iki yazarın yapıtlarının yüz milyonlara yaklaşan satışları ve ona oranlı etkileri yanında devede kulak kalacak. Bunun nedenlerinden biri ağırbaşlı bilimsel çevrelerin çoğunlukla Danikeni uçuk Dan Brownun yapıtlarını ise ilgi alanları dışında gerilim romanı görerek, eleştirilmeye değer bulmaması. Onları eleştiriye değer bulanlar ise çoklukla (eleştirileri bu yazının odağı bakımından önem taşımayan) dinci çevrelerden çıkmaktadır... Her iki yazarın savları bilimsel yazında, kıyıda köşede kalmış anlamında karşı kuram (İng. fringe theory) ya da karşı tarih (İng. fringe history) veya karşı arkeoloji olarak çeşitli adlandırmaları yapılan bilgi türü arasına sokulmaktadır. Kimi eleştirmenler ise onları, çeşitli bilgi kategorileri arası sıradüzenini yadsıyıp eşdeğer gören postmodernist akımın erken ve geç örnekleri olarak görüp, postmodernist tarih anlayışına örnek göstermektedir. Daniken ile Dan Brownun savlarını sahtebilim (İng. pseudo-science) sayanlar da vardır. Kitaptan


Sözde bilimsel iddialar
Bilim tarihi yanlış olduğu kanıtlanmış bilimsel iddialarla doludur; bu iddialar bilimsel testlere tabi tutulmuş ve bu testleri geçemedikleri için bilim tarihinin konusu haline gelmişlerdir. Ama Brownun okuyucuya sunduğu New Age bilimi yanlış bile olamamaktadır. Zira ortada sınanabilecek bilimsel bir iddia yoktur; sadece bilimsel jargonla söylenen bir sürü anlamsız cümle vardır... Bir yazarın eserini kaleme alırken hayal gücünü çalıştırmasında yanlış bir şey yoktur. Ama bu hayal ürünü şeyler eğer doğru olarak sunuluyor ve bazı sahtekârların ekmeğine yağ sürüyorsa, o zaman yazarın yaptığının ne kadar etik olduğu tartışılır. Kayıp Sembolün milyonlarca okuyucuya ulaşacağı açıktır; bu okuyucuların büyük bir çoğunluğu da oradaki sözde bilimsel iddiaların doğru olduğuna inanacaktır. Söz konusu okuyucular bu şekilde New Age dolandırıcılarının iddiaları karşısında savunmasız kalacaklardır. Kayıp Sembol, hem bilimi hem de insan sağlığını ve psikolojisini tehdit eden New Age akımının propagandasını yapmaktadır. Kitaptan


Washingtondaki yıldız tipi bulvar
Washingtonun masonik prensiplere göre düzenlendiği inanışı, bu iş için bizzat George Washington tarafından görevlendirilen Pierre LEnfantın mason olduğu iddiasına dayanmaktadır... LEnfant kendi döneminin baskın barok anlayışından kopamamıştır. Washingtondaki yıldız tipi bulvar planı da barok şehir planının bir sonucudur. Aslında benzer bir plan dünyanın birçok yerinde bulunmaktadır ve bütün bu şehirlerin haritaları üzerinde, hayal gücü ve kalemi olan herkes, pentagram türü şekiller çiziktirebilir... Öte yandan LEnfantın planındaki semboller ve simgelerin kentin inşa sürecini ciddi bir biçimde etkilediğini söylemek mümkün değildir. Başta George Washington olmak üzere, dönemin yöneticileri bir müddet sonra LEnfantın sembollerine değil bölgedeki arazi sahiplerinin şikâyetlerine kulak vermeyi tercih etmiştir. Böylelikle LEnfant işten uzaklaştırılmış ve Washington DCnin gelişimini masonik semboller değil, şehirdeki arazi sahiplerinin ve spekülatörlerinin istekleri belirlemeye başlamıştır.

ŞİFRELERDEN SEMBOLLERE DAN BROWN
Alâeddin Şenel, Enis Doko, Hakan Çörekçioğlu, Haluk Hepkon
Kırmızı Kedi Yayınevi, 2010
179 sayfa, 12 TL.

RADİKAL KİTAP / 15/01/2010


***
ŞİFRELERDEN SEMBOLLERE DAN BROWN

Alâeddin Şenel, Hakan Çörekçioğlu, Haluk Hepkon, Enis Doko


Dan Brownnın piyasalara gayet hızlı bir giriş yapan son kitabı Kayıp Sembolü sadece bir roman olarak değerlendirmek biraz zor görünüyor. Bu durumun iki temel nedeni var. Bunlardan birincisi Kayıp Sembolün başında, kitapta bahsedilen cemiyetlerin, kuruluşların, bilimsel ve tarihi olguların gerçek olduğunun söylenmesidir. Verilmek istenen mesaj açıktır. Brown, okuyucuya kitapta yazılanların gerçek ya da gerçeğe çok yakın olduğu söylemektedir. Oysa Kayıp Sembolün bilimin hiçbir alanıyla bir alakası bulunmaktadır ve bir tür New Age propaganda broşürü olarak ele almak gerekmektedir. Bütün benzerleri gibi son derece yüzeysel ve ele aldığı konuları çarpıtarak saçma sapan bir dünya görüşünün yayılmasının önünü açmaktadır.

İkinci olarak Dan Brown kötü bir yazar ama kesinlikle iyi bir pazarlamacıdır. Kayıp Sembolün çıkışıyla daha önce Da Vinci Şifresinde yaşanana benzer bir süreç başlamıştır. Kitap gerçekten iyi planlanmış bir stratejiyle piyasaya sürülmüştür. Beş milyon nüsha basılmış; yetişkinlere yönelik romanlar dalında en çok satan kitap olmuştur. Aslında Brownın tek yaptığı, zaten bilinen ezoterik hurafeleri ve komplo teorilerini pek de usta işi olmayan bir kurgu çerçevesinde toparlamaktan ibarettir. Ama buna rağmen insanlar daha şimdiden Brownın ABDnin kuruluşu, bilim, tarih, masonluk, ezoterizm ve New Age (Yeni Çağ) hakkında dile getirdiği tezleri tartışmaktadır. Yakında Hollywoodun da işin içine girmesiyle, bu türden zırvaların iyice yaygınlaşacağını tahmin etmek zor değildir.
Bütün bunlardan Kayıp Sembole yönelik ciddi bir eleştirinin yapılması gerektiği sonucu ortaya çıkmaktadır. Birincisi bu kadar çok satılan ve tartış(tır)ılan bir kitap, artık sadece bir roman olmanın ötesine geçerek popüler kültürün önemli bir öğesi haline gelmiş demektir. İkinci olarak Brown Kayıp Sembolde bilim, din ve siyaset tarihi gibi alanlara tam bir fütursuzlukla dalmakta ve kerameti kendisinden menkul iddialarını kanıtlanmış gerçekler olarak sunmaktadır.

Tam da burada nasıl bir eleştiri? sorusuna bir yanıt vermek gerekmektedir. Browna ve kitaplarına yönelik daha öncede çeşitli eleştirilerin kaleme alındığı biliniyor. Vatikan tarafından yazdırılan eleştiriler buna en iyi örnektir. Ama söz konusu eleştiriler meseleye bilimsel değil de dinsel bir açıdan yaklaştıkları ve en az Brownınki kadar geri bir zemin üzerinde yükseldikleri için fazla ciddiye alınmamıştır.

Şifrelerden Sembollere Dan Brown bütün bu kaygıların sonucunda ortaya çıkmıştır. Bu kitabı Dan Brownın ortaya attığı ya da atılmasına neden olduğu hurafelere karşı aklı, Aydınlanmayı ve bilimi savunan bir karşı çıkış, New Age akımlarının günümüzde giderek yaygınlaşan zırvalarına karşı bir tür panzehir olarak değerlendirmek mümkündür.

Şifrelerden Sembollere Dan Brownın ilk makalesi değerli bilim ve düşün insanı Alâeddin Şenele ait. Şenel makalesinde bir zamanların ünlü fantastik yazarı Erich von Daniken ile Dan Brownu karşılaştırıyor. Şenel makalesinde ayrıca Brownın Da Vinci Şifresi ile Melekler ve Şeytanlar isimli kitaplarındaki bilime ve dine hatalı bakışını ayrıntılı bir biçimde eleştiriyor. Din ile bilimi uzlaştırmaya çalışan görüşlerin sınıfsal çözümlemesini yapıyor. Kayıp Semboldeki hatalı görüşlerin daha iyi anlaşılması için Şenelin makalesi son derece kıymetli bir rol oynamaktadır.

ODTÜ Fizik Bölümünden Enis Doko ise Brownın bilimsellik iddiasını yerle bir ediyor. Dokonun son derece anlaşılır bir dille kaleme aldığı makalesi, aynı zamanda New Age akımların bilimi nasıl kullanmaya çalıştıklarını da ayrıntılı bir biçimde göstermektedir. Doko, Kayıp Sembolde ciddi ve bilimsel kuruluşlarmış gibi gösterilen Noetik Bilimler Enstitüsünün ve Princeton Mühendislik Anomalileri Araştırma Laboratuarının üzerindeki esrar perdesini kaldırıyor. Okuyucu söz konusu makale sayesinde New Age çevrelerin dillerine doladığı su kristalleriyle, ruhun ağırlığıyla, enerji akışlarıyla ilgili şarlatanlıkların gerçek mahiyetini anlayacaktır.

Brown, sadece Kayıp Sembolde değil, bütün kitaplarında Rönesansın ve modern bilimin ezoterik çevrelerin ürünü olduğunu öne sürmektedir. Adnan Menderes Üniversitesi Felsefe Bölümünden Yardımcı Doçent Doktor Hakan Çörekçioğlu bu iddiayı ele aldığı makalesinde modern bilimin ve felsefenin ortaya çıkışını nesnel bir biçimde incelemektedir. Çörekçioğlu, modern bilimin kökeninin neden büyü olamayacağını tarihi olgulara dayanarak göstermekte ve Galileo, Bacon, Descartes gibi isimlerin büyüyle ilişkisini titiz bir biçimde değerlendirmektedir. Çörekçioğlunun büyü, bilim ve Rönesans konusundaki ufuk açıcı makalesi Brownun tezlerinin eleştirisinde son derece önemlidir.

Ezoterizm ile komplo teorileri arasında kopmaz bir ilişki bulunmaktadır. Ezoterizm, Brownı New Age akımlarla ve komplo teorileriyle buluşturan en önemli köprü durumundadır. Haluk Hepkon kitapta yer alan makalesinde Brownın Kayıp Sembolü yazarken hangi ezoterik çevrelerden etkilendiğini gözler önüne sermektedir. Söz konusu etki aynı zamanda Brownın kitabında yer verdiği komplo teorilerini de açıklamaktadır. Hepkon makalesinde dolar üzerindeki işaretler hakkındaki komplo teorilerinin ortaya çıkışından, Washington şehir planının masonik esaslara göre düzenlendiği rivayetlerine kadar birçok konuya değinmektedir.

Şifrelerden Sembollere Dan Brown Dan Brownu, onun hurafelerden ibaret dünya görüşünü ve bu görüşün neden bu kadar hızla yayıldığını anlamak için önemli bir eser. Sadece bunlarla sınırlı da değil. Kitap sadece Kayıp Sembolü okumuş olanlara hitap etmiyor. Şifrelerden Sembollere Dan Brownu okurken içinde yaşadığımız dünyada giderek yaygınlaşan komplo teorileri, ezoterizm ile Aydınlanma ve bilim düşmanlığı hakkında da fikir sahibi olmak mümkün.


Başa Dön
 Profil Özel mesaj gönder  
 
 Mesaj Başlığı: Re: Dan Brown'ın gerçek alternatifi
MesajGönderilme zamanı: 05.12.12, 11:38 #mesajın linki (?)
Çevrimdışı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 05.03.09, 09:49
Mesajlar: 308
Alıntı:
Şifrelerden Sembollere Dan Brownu okurken içinde yaşadığımız dünyada giderek yaygınlaşan komplo teorileri, ezoterizm ile Aydınlanma ve bilim düşmanlığı hakkında da fikir sahibi olmak mümkün.


Başa Dön
 Profil Özel mesaj gönder  
 
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 2 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 2 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz

Geçiş yap:  
   Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye