Sufiforum.com

2009'da başlayan SUFİFORUM'da İslam; İslam Tasavvuf Geleneği ile ilgili her türlü güncel ya da 'eskimez' konular yer almaktadır. İçerik yenilemeleri tasavvuf.name sitesinden sürdürülmektedir. ALLAH YÂR OLSUN.

Giriş |  Kayıt




Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 2 mesaj ] 
Yazar Mesaj
 Mesaj Başlığı: Rabbani Makamlar: Rızâ Makâmı
MesajGönderilme zamanı: 18.12.09, 09:37 #mesajın linki (?)
Çevrimdışı

Kayıt: 27.12.08, 17:20
Mesajlar: 565
54. Bölüm: Rızâ Makâmının Üstünlüğü:

Rızâ makâmı, velâyet (velîlik) makâmlarının hepsinin üzerindedir.

Bu yüce makâmın elde edilmesi seyr u sülûk (tasavvufî eğitim ve yolculuk) ile cezbenin tamamlanmasından sonra mümkün olur.

Şöyle bir soru sorulabilir: Allah’ın zâtından, sıfatlarından ve fiillerinden râzı olmak gereklidir ve îmânın içinde bu zâten istenmektedir. O hâlde hiçbir mü’min bu rızâdan uzak kalamaz. Durum böyle olunca onun sülûk ve cezbeden sonra elde edileceğini söylemenin anlamı nedir?

Cevap olarak derim ki: Îmânın diğer rükünleri gibi rızânın da bir sûreti (zâhiri), bir de hakîkati vardır. Önce sûreti gerçekleşir, sonra hakîkati. Rızâya aykırı bir şey oluşmadıkça şerîat rızânın hâsıl olduğuna hükmeder. Tıpkı kalbin tasdîki gibi. Tasdîke aykırı bir durum görülmedikçe tasdîkin meydana geldiğine hükmederler. Bizim söz konusu ettiğimiz şey ise, rızânın hakîkatinin oluşmasıdır, sûreti ve görüntüsü değil.

Allah Teâlâ daha iyi bilir.


Başa Dön
 Profil Özel mesaj gönder  
 
 Mesaj Başlığı: Re: Rabbani Makamlar: Rızâ Makâmı
MesajGönderilme zamanı: 18.12.09, 09:43 #mesajın linki (?)
Çevrimdışı

Kayıt: 27.12.08, 17:20
Mesajlar: 565
27. Bölüm: Rızâ Makâmı:

Bu fakîri, tasavvuf yoluna girdikten oniki sene sonra rızâ makâmına eriştirdiler. Önce nefsini itmi’nâna (huzur ve istikrâra) kavuşturdular, sonra zamanla ve sırf Allah’ın lütfu ile bu saâdete yükselttiler. Hak Teâlâ’nın rızâsından bir ışık parlayıncaya kadar bu nimet ile şereflenmemiş idi. Nefs-i mutmainne Rabb’inden râzı oldu, Rabb’i de ondan râzı oldu.

Bundan dolayı Allah Teâlâ’ya bol bol, en güzel, sevdiği ve râzı olduğu şekilde hamd ederim.
Lâyık oldukları şekilde salât ve selâm da elçisi Hz. Muhammed’e ve âilesine.

Eğer “Nefs Mevlâ’sından râzı olunca duâ etmenin ve belânın kaldırılmasını istemenin anlamı nedir?” diye sorulursa şöyle cevap veririz: Hak Teâlâ’nın fiilinden râzı olmak, Onun kullarından da râzı olmayı gerektirmez. Hattâ çoğu zaman kulların yaptıklarına râzı olmak çirkin bir iş olur. Meselâ kulların küfür ve isyânı gibi.

O hâlde (hayrı da şerri de yaratan Allah olduğu için) çirkin fiilin yaratılmasına râzı olmak, ancak o çirkin işin kendisini (ve kullar tarafından işlenmesini) kötü bilmek ve ondan râzı olmamak gerekir.

Mâdem ki Cenâb-ı Hak çirkinin kendisinden râzı olmuyor, kul nasıl râzı olabilir?
Aksine kul bu konuda şiddet ve sert durmakla görevlidir.
O halde kulların yaptığını çirkin görmek, fiilin (Allah tarafından) yaratılmasına râzı olmaya aykırı bir durum değildir. Bu sebeple belânın yok olmasını talep etmek güzel bir anlam taşır.

Fiilden râzı olmak ile mef‘ûlü (yapılan işi) çirkin görmek arasındaki farkı anlayamayan bir grup (sûfî) rızânın oluşmasından sonra çirkin görmenin var olması konusunda sıkıntıya düşmüşler, bu problemi gidermek için zorlanmışlar ve şöyle demişlerdir: Çirkin görmek “rızâ hâli”ne aykırıdır, “rızâ makâmı”na değil.

Doğrusu ise, benim Allah’ın ilhâmı ile açıkladığımdır.

Doğru yola uyanlara selâm olsun.


Başa Dön
 Profil Özel mesaj gönder  
 
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 2 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 2 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz

Geçiş yap: