Sufiforum.com

1430. Hicri Yıl başlarken hizmete giren SUFİFORUM'da İslam; İslam Tasavvuf Geleneği ile ilgili her türlü güncel ya da 'eskimez' konular yer almaktadır. ALLAH YÂR OLSUN !"

Giriş |  Kayıt




Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 2 mesaj ] 
Yazar Mesaj
 Mesaj Başlığı: M. Nureddin Coşan Ne Yapmaya Çalışıyor?
MesajGönderilme zamanı: 09.06.11, 22:58 #mesajın linki (?)
Çevrimdışı

Kayıt: 04.06.11, 14:53
Mesajlar: 26
M. Nureddin Coşan Ne Yapmaya Çalışıyor?

http://www.dailymotion.com/video/xj6a50 ... r-com_news

1 Mart 2003 Irak Tezkeresinin Reddinden... MHP'nin Desteklenmesine.... İskenderpaşa Cemaati Lideri M. Nureddin Coşan Ne Yapmaya Çalışıyor?


http://www.dailymotion.com/video/xj6a50_nureddin-coyan-ne-yapmaya-calyyyyor-medyaokuryazar-com_news

İZLEYİN... İZLETİN...


Başa Dön
 Profil Özel mesaj gönder  
 
 Mesaj Başlığı: Re: M. Nureddin Coşan Ne Yapmaya Çalışıyor?
MesajGönderilme zamanı: 09.06.11, 23:23 #mesajın linki (?)
Çevrimdışı

Kayıt: 04.06.11, 14:53
Mesajlar: 26
Alıntı:
Aklını Kullan! Mesajı Doğru Anla/Anlat/Paylaş…

03/06/2011

Türk siyasi ve ictimai hayatında önemli bir yeri olan, ülkemizin önde gelen İslami cemaatlerden biri olan İskenderpaşa grubunun lideri M. Nureddin Coşan, 12 Haziran seçimleriyle ilgili çok önemli bir açıklama yaptı. “Aklını Kullan” başlığıyla yapılan ve bu seçimlerde MHP’nin desteklenmesi gerektiği, barajı geçip meclise girmesinin önemine vurgu yapılan bildirisi sadece basit bir oy/parti meselesi değil çok yönlü mesajlar, stratejiler içermektedir… Mesajı algılayamayanlar için derlediğimiz bazı açıklama ve alıntıları aşağıda bulabilirsiniz:

PARTİLERE ANGAJE OLMUŞ KİŞİLERİN ANLAMAKTA ZORLANACAĞI BİR DURUM

Burada şu ya da bu partiden ziyade seçimler sonrası yeni anayasal düzenlemeler sürecinde ülkemizin genel dengeleri gözetilmiştir. Bütün olumsuzluklarına rağmen MHP’nin Meclis dışı kalması, buna karşı CHP ve bağımsız ayrılıkçıların daha çok üyeyle Meclise girmeleri parlemento dengelerini olumsuz etkileyecektir.

Büyük Ortadoğu Projesi çerçevesinde bölgemizi yeniden dizayn eden (maneviyat bahçemize dadanan) küresel güçler, yine tek başına iktidar olacağı kesin gibi görünen AKP yi CHP ve ayrılıkcılar eliyle köşeye sıkıştırıp Türkiyeyi de kendi planları doğrultusunda dizayn etmek isteyeceklerdir. Nitekim CHP ve MHP de benzer metotlarla sarsıntı oluşturdular.

MHP’li bir meclis, iktidarın dış güçlere ve onların iç uzantılarına karşı dik durması açısından hem iktidarın hem de ülkenin yararınadır.

Nitekim “MHP’li kardeşlerim, barajı aşın da, sizinle birlikte, daha önce söz verip de yerine getiremeyenler için bir telafi fırsatı doğsun.” sözü; meclise girin hükümete ülke menfaatleri için destek olun anlamındadır.

Burada esas anlaşılması gereken; önyargılı ve dar açılı hesaplardan ziyade daha genel, ülkenin toplamda dengelerini gözetme adına, alışılmışın dışında zor bir karar alabilme duruşudur. Alınan karar kişisel ve grupsal olarak sizi güçlü bir iktidar odağından uzaklaştırsa hatta karşı karşıya getirse dahi…

Özellikle partilere angaje olmuş kişilerin anlamakta oldukça zorlanacağı bir durum.

***

Kanaatimizce bugün; ülkemizin huzur, istikrar ve istikbali, tek başına iktidarını devam ettirmesine kesin gözüyle bakılan AKP’nin birkaç puan daha fazla oy alarak gelmesinde değil, meclise daha farklı ve birbirlerini dengeleyecek fikir partilerinin gelebilmesindedir.

Hocaefendinin kararı çok kritik bir noktada alınmış stratejik bir karardır. Dağdaki eşkiyanın alenen temsil edildiği mecliste dengeyi CHP mi kuracak? Yahut meclis dışı kalan grubu otuz yıl öncesinin sokak hareketlerine itmekten kim koruyacak?

Nureddin Coşan, 1 Mart tezkeresinde, benzer bir çıkışla Hükümete rağmen (çok az bir sayıyla) Türkiye’nin Amerika’nın yanında yer alıp, komşu ve kardeş bir ülkeye karşı savaşa girilmesini engellenmişti.

Bugün bakıldığında o çıkış; sosyal, siyasi, ekonomik ve psikolojik olarak bütün Türkiye’nin faydasına olmuş, en çok da hükümetin işine yaramıştır.

Sıradışı kararları anlamak zordur. Anlamak isteğiyle düşünülürse kolaylaşır.

***

Unutulmamalı ki İskenderpaşa grubu AKP’li de MHP’li de değildir, SAGDUYU‘ludur.. Bu iş, perde arkasında oynanan bir takım oyunları bozma işidir… Mecliste dengeleri sağlayacak ikinci bir sağ partinin olmaması durumunda yeni Anayasa ve diğer gelişmelerin (kürt açılımı, özerklik vb.) nasıl şekilleneceğini ”aklımızı kullanır da düşünürsek” az çok tahmin edebiliriz..

http://www.dusunuyoruz.com/iskenderpasa ... ecim-2011/



Yerinden Oynayan Taşlar ve Bozulan Oyunlar

Hasan Cemil Coşkuner


6.6.2011

Sağduyulu lider Muharrem Nurettin Coşan 12 haziran seçimlerine yönelik tavrını deklare etti ya, bir takım mahfillerde şafaklar attı.

Ne demek istedi Hocaefendi:

* Bizim hedefimiz asıl gayeyi ıskalamamak. Bizim asıl gayemiz ahiretimizi mahvedecek gelişmelere engel olmak, Biz nesillerin üzerine titriyoruz.

* Değerlerimizin erozyona uğratılmasına fırsat vermemeliyiz.

* Neme lazımcı olma, gözünü dört aç, kimsenin senin duygularını sömürmesine fırsat verme!


Kendimize soralım:

Maneviyatımızı mahfedecek, kimliğimizi yok edecek nesillerimizi çalacak domuz sürüleri; İslam ülkelerinin zenginliklerini talan etmeye azmetmiş sırtlanlar, akbabalar kaç asırdır bizi boğmaya çalışmıyor mu?

Ülkemizin siyaseti, ekonomisi, maneviyatı, toplumsal yapısı bu maksatlarla saldırı altında değil mi? İpotek altına alınmaya çalışılmıyor mu?

Uluslararası sömürgeci güçler bu amaçla islam coğrafyasını asırlardır talan etmiyor mu?

Talancılar ve sömürgeciler islam beldelerini işgal ederken ve sömürürken birtakım yerli işbirlikçiler ve uşaklar onlarla elbirliği, gönülbirliği yapmıyor mu?

Son asra dikkatle bakarsak bunları çok iyi anlayabiliriz, farkedebiliriz.

Günümüz manzarası bu çerçeveye ne kadar da mutabık değil mi?

100 sene önce de böyle oldu, şimdi de aynı oyun tekrarlanıyor.

Oyuna gelenler daha önce yedikleri kazıkları unuttuğu için oyun kurucu hala aynı oyunu tekrar tekrar sahneye sürebiliyor.

Senaryoyu yazıyorlar, figüran bulmakta zorlanmıyorlar.

Zehi gaflet…!

Sorarım size:

Türkiye’nin boynuna dolanmak istenen AB projesi işte tam da bu oyunun en son versiyonu değil midir?

Türkiyeyi AB nin bir eyaleti yapmak isteyenler bunu batılılaşmanın en son zaferi ve bu ülkeyi değerlerimizden kopartmanın taçlandırılması olarak görüyorlar. Bitakım safdiller de AB ye girersek dini özgürlüklerimizi kazanacağımızı, rahata ereceğimizi zannederek geleceğini bu hülyaya bağlamış bulunuyor.

Peki kim bu medeni AB ülkeleri?

Cezayirde bir milyon Müslümanı katleden, yüzyıla yakın kankusturan, Çanakkale’de 250 bin Mehmetçiği şehid eden kibar ve medeni Fransızlar,

Egede camilere doldurdukları insanları diri diri yakan, bebekleri havaya fırlatıp altına süngü tutan yunanlılar,

Filistin’de, Hindistan’da, Irak’ta, Afganistan’da, Çanakkale’de kan döken, servetlerimizi talan eden centilmen İngilizler,

Libyada yapmadık katliam ve zulüm bırakmayan İtalyanlar,

Endonezya’nın canına okuyan Hollandalılar, Endülüs’ü kan gölüne çeviren İspanyollar…

Portekizliler, Yunanlar şunlar, bunlar…

Hangi birini sayayım? Hepsinin tırnağında müslüman kanı var…

Hocaefendinin beyanını okurken zihin dünyama üşüşen bu düşünceler kalemime dökülüverdi.

Biz bunlarla mı tek devlet olacağız. Allah şahit olsun ki biz bunlarla istikbalimizi tevhid etmeye asla razı değiliz. AB projesi silahsız, kansız Türkiye’yi işgal girişimidir.

İyi de seçimlerle bu sözlerin ne alakası var?

Çok yakın ilgisi var değerli kardeşlerim. AB inançlarına özgürlük isteyen kesimlerin ağzına çalınan bir parmak bal, ne kadar emsen karın doyurmayan bir yalancı emzik.

AB ülkemizin yumuşak karnı etnik ve mezhepçi ayrıştırmayla son derece ilgili, ama inançlı insanlara kör ve sağır.

Haydi burada bir soru daha soralım:

Yıllardır ülke ekonomisinin kanını emen bölücü teröre kol kanat geren, palazlandıran, destekleyen bu medeni AB ülkeleri, ABD, Rusya …değil mi?

Bekle de, izin çıksın da, merhamete gelsinler de, sen de haklarını elde et.

AKP 2002 seçimlerinde kendilerine açılan krediyi değerlendirememiş ve inançlı kesimi oyalamış durmuştur.

2007 seçimlerinde bundan dolayı, daha önce verilen bu şartlı destek geri çekilmiştir.

Bu arada asla unutmamamız gereken bir husus ta meşhur tezkere olayıdır.

Tezkere hadisesi hakkında detaylı bilgi için link: http://www.medyaokuryazar.com/nureddin- ... calisiyor/

Amerika kendi elleriyle yontup Irakın başına musallat ettiği Saddamı devirme ve kitle imha silahlarını bulma bahanesiyle Irak’ı işgal etmeyi kafasına koyduğunda, Türkiyenin güneydoğusundan Irak’a girmeyi ve Türkiye’yi de lejyoner olarak bu işgalde kullanmayı istedi. Bu amaçla tezkere AKP hükümeti tarafından meclise getirildi.

Muharrem Nurettin Coşan hocaefendinin canhıraş gayretiyle, gazetelere ilanlar verilerek, kamuoyu harekete geçirilerek, duyarlı milletvekilleri ile görüşülerek, muhalefetin de desteğiyle bu tezkere kıl payı önlendi.

Nureddin Coşan bunları yaparken R. Tayyip Erdoğan partisinin milletvekillerini baskı altına almaya ve tezkerenin mecliste kabul edilmesine uğraşıyordu.

Beğenmediğimiz solcu, şu- bu Deniz Baykal ve ekibi tezkereye hayır dedi ve hayırlı bir iş yapmış oldu.

İnançlı, imam-hatipli, eski milli görüşçü R. Tayyip Erdoğan tezkerenin geçmesi için milletvekillerini tehdit etmekle meşguldü. Nitekim tezkere oylamasında tavrını beğenmediği o milletvekillerinin hemen hepsini 2007 seçiminde tasfiye etti. (Tezkere hadisesi hakkında detaylı bilgi için link: http://www.medyaokuryazar.com/nureddin- ... -calisiyor)

Şimdi soralım:

Kim daha milli?

Beğenmediğimiz solcu Baykal mı?

Dindar Erdoğan mı?

SİYASETE ÇEKİLEN AYAR

12 haziran seçimlerine siyasete çekilen ince coni ayarıyla giriyoruz.

CHP ye bir operasyon çekildi ve tezkereye hayır diyen deniz Baykal yollandı. Yerine gelenler zahirde kürt ve alevi kimlikli ama aslında ermeni kökenli isimler. Ermeni Yemuş’un oğlu, Tunceli’nin Nazımiye (eski adı :Kızıl Kilise) ahalisinden Kemal Karabulut( kılıçdaroğlu). Yemuş’un oğlunun baş yamağı ise aynı kökenden: Ardahan’ın Göle ilçesi KIRZİYAN Köyünden Gürsel Tekin. Eski dev-yolcu.

Aday listeleri azınlık, kripto-ermeni, alevi ve kürtçü isimlerle dolduruldu. Hatta o kadar ki bu durumdan CHP liler bile rahatsız oldu.

Bununla kalsa iyi. Yeni CHP ‘nin yeni yönetiminin ilk işi Amerikaya biat tazelemeye gitmek oldu. Yemuş’un oğlunun seçim konuşmaları ile Pkk adaylarının konuşmaları örtüşür oldu. KCK tutuklamalarını eleştirdi, yerel özerklik vaad etti. Seçim barajını kaldırmayı, bölücü teröristleri affetmeyi telaffuz etti. Seçim kampanyalarında Pkk ile yeni Chp dayanışması alenileşti.

Canım seçim barajı kalksın, iyi ya dediğinizi duyar gibiyim. Evet seçim barajının kalkmasını ben de istiyorum. Ama aramızda bir fark var: Ben inançlarımızın önü açılsın diye barajın kalkmasını istiyorum, Yemuş’un oğlu ise Pkk’nın önünün açılmasını murad ediyor. Öyle gözüküyor ki, yeni dönemde Pkk nin taleplerine ortak bir yeni Chp göreceğiz.

Yeni cila-imaj vurulan, yeni kadrolu, yeni söylemli yepyeni Chp 155-170 aralığında bir sayıyla mecliste yerini alacak. Kimlerle kolkola olacak? Kimlerle olacak : tabii ki bölücülerle.

Bu seçimlere PKK cephesi kimisi marjinal, kimisi sözde İslamcı (!) kürtçü gruplar ittifak yaparak ve ilçe, mahalle, köy bazında taksimat yaparak organize bir biçimde giriyorlar. Görünen o ki 28 -30 pkklı meclise girecek. Konulan barajlar delik deşik oldu. Barajın hikmeti (!) kalmadı.

Resmin diğer tarafında ise TÜSİAD, TESEV gibi niyetleri malum sermaye örgütleri de yeni dönemde yeni anayasa türküsü çağırıyorlar. Bu holdinglerin kimi sabetaycı, kimi mason, kimi ermeni, kimi rum asıllı, kimi bilmem ne… Bunların ellerinde büyük medya grupları var ve hergün Pkk’lı yorumcuları, gazeteci aydın sıfatlı eski tüfek marksist, neo liberal, kökü karanlıkları sahneye sürüyorlar. Hepsinin söylediği türkünün nakaratında şu cümleler kulağımıza çalınıyor:

* Türkiye büyüdü, yönetilemez hale geldi, yerel yönetimlere yetki aktaralım.

* Yerel yönetimlere özerklik verelim, yerel meclisler olsun. Vergisini toplasın.

* Devletin ikinci dili olsun. Demokrasi olsun, birey hakları olsun, şu olsun bu olsun. Bunlar yeni anayasaya yazılsın. İki başbakan olsun. Federasyon olsun.

Nağme güzel ve büyüleyici ; Kuzey ırak denemesiyle de cesaretlendirici…

Alan da gaçan mı?

Bir yayın kuruluşu tarafından basılan ders kitaplarında Türkiye'nin Doğu ve Güney Doğu Anadolu Bölgesi Kürdistan olarak gösteriliyor. http://www.beyazgazete.com/haber/2010/0 ... itasi.html

Yazımızın girişinde hep tekrarlanan oyundan bahsetmiştik. Meşhur oyun şu; adı da üç hamlede ülke bölme oyunu:

1.Hamle: Kültürel haklar, özgürlük, dil, kültür vs.

2.Hamle: Federatif yapı. İç işlerinde muhtar, dış işlerinde ana gövdeye bağlı yapılanma,

3.Hamle ve altın vuruş: Bağımsızlık ilanı.


1960’lı yıllarda doğu ve güneydoğumuza gelen batılı ajanların barış gönüllüleri kılıfı altında ilk tohumlarını atmaya başladığı bölücü yapılanmanın bugün katettiği mesafe çok vahimdir.

Şimdi oyunun ikinci hamlesinde sıra.

Resmin bir diğer karesinde ise Gülen Medyasını ve burada kendilerine köşebaşı tahsis edilen eski tüfek marksist, neo liberal, kimi sabetayist, kimi ismen ermeni, kimi kripto ermeni sözde aydın, gazeteci- yorumcu, stratejist, akademisyen tipleri görüyoruz. Onlar da koroda yerlerini almışlar ve kan ter içinde bir gayretle nağmeyi tellendiriyorlar.

Sakın ‘ne oluyoruz yahu’ demeye kalkmayın, alnınızın ortasına Ergenekoncu damgasını yiyebilirsiniz.

Seçimlere ayar çeken coniler ikinci ameliyatı Mhp üzerinde yapmak istiyorlar. Peki istenen ne:

Murad edilen 13 haziranda Mhp nin olmadığı bir meclis.

MHP yapılan operasyon sonrası bıçak sırtında gidip geliyor.

Barajı aşarsa 50-60 milletvekili çıkaracak.

Aşamaz ise bu pastayı AKP ve CHP bölüşecek. Bu bölüşümde –yapılan bir araştırmaya ve hesaplamaya göre- MHP nin kaybettiği milletvekillerinin %60’ı CHP’ye, %40 kadarı da AKP’ye gidiyor.

AKP bünyesinde oldukça fazla sayıda bölücü milletvekili vardır.

Resmin bir karesindeki AKP ise yeni anayasa çalışmalarında holding medyası+Gülen medyası+ Tüsiad+ Bdp ile paslaşmakta, korodaki görevini ifa etmektedir.

İnsanın aklına şu geliyor: acaba plasentalar aynı yere mi uzanıyor?

İnsanın aklına geliyor; bu koronun şefi kim, bu beste kimin, bu güfteyi kim kaleme almış?

Peki kim şef….?

Aklını kullan onu da sen bul!

Benim aklım durdu.

2003/ 1 mart tezkeresinde conilerin talepleri doğrultusunda milletvekillerine “evet” oyu vermesi için baskı yapan AKP yönetimi bu gelişmeler çerçevesinde iyi bir imtihan vereceğe benzememektedir.

Bu oyuna çomak sokulmuştur.

Evet, M. Nureddin Coşan Hocaefendinin –pişmiş aşa soğuk su katan- açıklaması burada bir daha okunmalıdır.

Bir de şu açıdan bir kere daha okunmalıdır:

Emperyalistlerin bir oyunu da şu;

Ülkelerin başına uşak liderler ve rejimler yontuyorlar. Bir müddet süren baskı ve sömürü dayanılmaz hal alınca ve bunların son kullanım tarihleri dolunca , bağımsızlık, özgürlük, demokrasi, yenilik, reform, adalet, eşitlik…-hangisinden yerseniz- şarkıları eşliğinde diktatörler ve eski rejimler müzesine kaldırılıyor. Yeni bir halk kahramanı yontuluyor.

Sudan’da, Irak’ta, Tunus’ta , Libya’da, Mısır’da, Yemen’de, Suriye’de…. olanlara bir de bu zaviyeden bakalım.

Bir taleplere bakalım bir de talepleri yönetenlere…

Bir taleplere bakalım, bir de taleplerden sonra kazanılanlara ve kaybedilenlere…

Bunlar önemli sorular da, daha can alıcı soru şu: Şef kim?

Şefin kim olduğunu sorgularken aklıma geldi de yazmadan geçmeyeyim.

Bush’un dış işleri bakanı Condi (Condelezza Rice) bir zamanlar demişti: 22 ortadoğu ülkesinin Türkiye dahil sınırları ve rejimleri değişecek. (http://www.akpgercegi.com/condoleezza-r ... -degisecek)

Sınırları ve rejimleri değişenleri de siz bulun.

PKK’lı milletvekilleri Ortadoğu ülkelerinde vukubulan ayaklanmaların aynısını yapmakla tehdit ederken ve bunca pervasız söylem ve eylemleri koyarken acaba orkestra şefinden çok güçlü bir tüyo mu aldı yoksa?

Hani aklıma geldi sordum:

‘Mest-i nazım kim büyüttü böyle bi perva seni?’

Evet öyle görünüyor ki, yangın kapıda…

Hani istemiyoruz da, yangın çıkarsa bir kova da MHP döksün.

Derdimiz bu!

Yoksa biz ne AKP’liyiz, ne MHP’liyiz, ne SP’liyiz, ne BBP’liyiz, ne şu ne bu….

Biz Sağduyuluyuz.


Biz, hür, bağımsız, onurlu, mert, kişilikli bir topluluğuz.

Kimseye minnetimiz, diyet borcumuz, pazarlığımız, hesabımız yoktur.

Kızan kızını vermesin.

Doğru bildiğimiz yolda risk de alırız, gemileri de yakarız.

Kimileri 10 yıl sonra haklılığımızı teslim etse de…

Aynı geçmişte M. Es’ad Coşan Hocaefendinin malumlara koyduğu tavır gibi…

Ne gariptir dün M. Es’ad Coşan Hodaefendiyi anlayanların şimdi anladığı gibi;

O zaman anlayamayanların şimdi de anlayamadığı gibi…

Şimdi not edin bir tarafa, kim ne diyor, nerede duruyor?


—-

Şu linklere de göz atmak isteyebilirsiniz:
http://www.medyaokuryazar.com/nureddin- ... -calisiyor
http://www.dusunuyoruz.com/1-mart-tezkeresi/

http://www.dusunuyoruz.com/yerinden-oyn ... n-oyunlar/


Başa Dön
 Profil Özel mesaj gönder  
 
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 2 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 2 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz

Geçiş yap:  
cron
   Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye