Sufiforum.com

1430. Hicri Yıl başlarken hizmete giren SUFİFORUM'da İslam; İslam Tasavvuf Geleneği ile ilgili her türlü güncel ya da 'eskimez' konular yer almaktadır. ALLAH YÂR OLSUN !"

Giriş |  Kayıt




Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 
Yazar Mesaj
 Mesaj Başlığı: Semerkand TV: “Gönüller yapmaya geldik”
MesajGönderilme zamanı: 28.09.10, 12:08 #mesajın linki (?)
Çevrimdışı

Kayıt: 15.11.09, 21:21
Mesajlar: 98
BİR HOŞ RÜZGÂR: SEMERKAND TV

Mehmet Emir Bahadıroğlu


Semerkand bugüne nasıl geldi?

Semerkand bir beklentinin, bir umudun, heyecanın, sahiplenmenin, “bu benimdir” diyebilmenin oluşumuydu ‘90’lı yılların sonunda. Gönüldaşlarının ağızlarında dilden dile dolaşan bir ifadeydi Semerkand. “Bizim de dergimiz olacakmış” diyebilmekti.

Dostun bize söylediği sözdür Semerkand

Bu duygularla, bu ihlasla, “ümmet-i Muhammed için kendi canınızı feda edin” diyen bir gönül sultanının duasıyla çekilmişti besmele, bundan tam 11 yıl önce. İsmi “Semerkand” olacak bir büyük hizmetin ilk aşamasıydı Semerkand dergisi. Tüm altyapı hazırlanmış ve “Ramazan’da bismillah diyoruz” diye haber salınmıştı dört bir yana. Sevenleri 11 ayın sultanını beklediği kadar bu dergiyi de o iştiyakla beklemişti. Ve öylesine bir talep olmuştu ki, ilk baskısı yetmeyince 3 baskı daha yapılmıştı. İlk sayısının başat yazısı ise “Din Adına Konuşmak”tı Kemal Yıldız Hoca’nın kaleminden.

1999 yılının Ramazan ayı itibariyle her ay bir beklentisi, bir mektubu olmuştu sevenlerinin. “Bu benimdir” diye sahiplenmek de hemen kendisini göstermiş ve her ay trajını yükseltmişti Semerkand. Öyle ki, 11 yıl sonra bugün 3 yılı aşkın süredir Türkiye’nin en çok satan dergisi ünvanını alacak kadar bir heyecanla.

Gönlümüzü aydınlatan, eskimeyen kitaplar

Derginin hemen ardından aspirin gibi kitapların yayınlarına da başlamıştı şirket. Yayıncılıkta amacı hitap ettiği kitlenin en temel meselelerine deva olup, tabandan tavana doğru ilerlemekti. Bunun açılımı da, her ferdin bilmesi gereken farz ilimden başlayıp sonrasında da daha üstün ilimler ve bir yandan da okurun dünyasına hitap ederek kültür seviyesini artırmak. İlk kitapları da öyle hatırlıyorum ki; Arifler Yolunun Edepleri, Sultan II. Abdülhamid Han, İmam Şamil’in Hatıratı ve Ehl-i Sünnet İnancı gibi eserlerdi.

İstanbul’dan hayatın kalbine

Semerkand hizmetlerinin bundan sonraki hedefi ise Radyo 15 oldu. 2003 yılında yayına giren Radyo 15 büyük ilgi uyandırdı. İlk yıllarında müziğe fazlaca yer veren radyo, 2006 yılında gidilen bir format değişikliğine rağmen ilgi kaybetmedi ve hatta daha fazla beğenildi. Her sene istisnasız, RAYAD ödülleri alan Radyo 15; uzun yıllar “yılın en iyi tematik radyosu” olarak seçildi. Radyo reytinglerine bakıldığında, Türk radyoculuğunun en zirvelerinde olan Radyo 15, “hayatın kalbine” sloganıyla yayın hayatına devam etmekte.

MOSTAR: İlk sayı; “Savaşın Resmi Olan Bosna” idi

“Durmak yok, hizmete devam” diyordu adeta Semerkand kültürü. Ondan olacak ki, radyodan da sonra hedefi; tarihten güncele, aktüaliteden siyasete her türlü meseleye müslüman nazarıyla fikrî çözümler bulup, fikrî dosyaları ele alabileceği, ismini Osmanlı’nın batı topraklarında olan Bosna Hersek’teki Mostar Köprüsü’nden alan Mostar dergisi idi.

Mostar ismi önemliydi. Zira bu köprü sadece Bosna Hersek’in iki yakasını değil, Doğu ile Batının birleşme noktasını da temsil ediyordu. Mostar dergisi bugüne dek, Bosna Hersek’ten Semerkand’a, Gazze’den Kafkasya’ya bir çok kültürü dosyasına taşıdı. Tabii tarihî dokulara değinmesi güncel olmadığı anlamına gelmez. Mostar; ekonomik krizden, medyaya, nostaljiden romanlara sosyal meselelere de incelikle dokunmakta. Mostar; son olarak TYB tarafından 2010’da “yılın dergisi” seçilmişti.

“Sevdiklerinize Solmayan Bir Gül” diye yola çıkmıştı

Şu an 68. sayısına ulaşan, uzun soluklu Mostar heyecanından sonra Semerkand hizmetlerinin diğer bir durağı modernizmin hayatımızı karış karış işgal ettiği vakitlerde, “aile”ye Müslümanca bir yaklaşım ve Muhammedî bir saadet amacıyla yayına başlayan Semerkand Aile dergisi oldu. 2005 yılında yayın hayatına merhaba diyen dergi, Semerkand gibi büyük ilgi gördü.

Evde babanın rolünden annenin rolüne, kadın-erkek eşitliğinden çocuk yetiştirmeye, boşanmalardan evlenmeye her türlü ailevî meselede, saadet ve refah niyetiyle devalar sundu dergi. Birçok hanımın vazgeçilmezi olan dergi, bugün itibariyle Allah’ın yardımıyla 60. sayısına ulaşmış durumda. Tirajda zirvede olan dergi, daha çok ailenin vazgeçilmezi olacağına benziyor.

Aktif bir bekleyiş

2005 yılından sonra, mevcut hizmet şirketleriyle devam etti çalışmalarına Semerkand. 2010 yılına kadar geçen zaman zarfında bir hayli kitap çıkarttı. Takvimcilikte son yıl, Türkiye zirvesine çıktı. Alkolsüz kozmetik ürünlerini “Acdess” adıyla şirketleştirdi Semerkand. Bu firma ile alışkanlıklarımız değişti. Rahatça kullanılabilecek deodarant, parfüm ve kremler üretti.

Film endüstrisinde de güzel işler yaptı Semerkand. Çocuklarımız Semerkand Yapım’la Yunus Emre’yi, Barbaros Hayrettin’i, Nasreddin Hoca’yı, Aziz Mahmud Hüdayi’yi tanıdı. Barbar Türkleri değil, Fatih’i, Çanakkale ruhunu izledi ekranlarda. Büyüklerimiz ise ibretlik filmler gördü bu yapımlarda. Güzel kasideler dinledi, albümler satın aldı. İlk kez görüntülü “Delail’ül Hayrat” eseri edinildi. Bu yapımlar da toplumun her kesimine faydalı oldu neticede.

Daha sonrasında, ilk derginin çıkmasının evvelindeki heyecan gibi bir heyecan kapladı sevenlerini. “Geliyor” denildi, “televizyon geliyor. TV 15 geliyor.”

Menzil: Semerkand TV

İlk başlarda her ne kadar, “ismi TV 15 olacak” dense de, Semerkand TV olarak değiştirildi sonunda. Uzun hazırlıklar yapıldı. Sevenleri gün gün bekledi kanalı. Günler birkaç yılı doldurdu. Elimizde kumanda, o logoyu gözledik ekranlarda. Ha çıktı, ha çıkıyor. Her bekleyişin bir sonu vardı ya, 2010 yılının Ocak ayında girmişti test yayınına kanal. Ardından 29 Mayıs’ta normal yayına geçen Semerkand TV, büyük heyecan, büyük talep uyandırdı ekranlarda.

Tabii televizyon dediğin bir defa kurulur, sağlam kurulurdu. Bu sebepten, en iyi cihazlar alınmış, en iyi yayın kalitesi seçilmişti TV’de. İlk HD yayın yapan TV olarak da Türk televizyonculuğuna geçti. Kur’an-ı Kerim’le yayına başlayıp, arkasından Mevlid okundu. Bir yandan vahyi, bir yandan elçiyi işaret etti Semerkand TV. Bana kalsa, “gözden nurunu almayan tek televizyon” diye bağırır ve slogan ederdim ama onlar “gönüller yapmaya geldik” dedi.

Ve Semerkand Televizyonu Semerkand hizmetlerinin son durağı yani menzili oldu. Tabii şimdilik. Kim bilir Mevlam bizlere daha ne televizyonlar, ne gazeteler gösterecek. Hatta Mevlam belki de bizlere, “tüm insanlığın kurtuluşuna talibiz” diyen gönül erinin duasının kabulünü gösterecek. Belki bir kurtuluş ipi göreceğiz ki bir ucu şarkta, bir ucu garpta. Ve hatta cenupten şimale…


Başa Dön
 Profil Özel mesaj gönder  
 
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 2 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz

Geçiş yap:  
cron
   Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye