sufiforum.com
http://sufiforum.com/

Hz. Şeyh Muhammed Es'ad Erbilî (k.s.)
http://sufiforum.com/viewtopic.php?f=41&t=1311
3. sayfa (Toplam 3 sayfa)

Yazar:  dua [ 02.03.09, 21:24 ]
Mesaj Başlığı:  Re: M. Es'ad Erbilî (k.s.)

İLİM VE HUŞU

Gönderdiğiniz cevabi mektubunuzun alındığı ve muhtevasının kabule layık görüldüğünü müjdeleyen 26 Haziran 321 tarihli fazilet ve dostluğunuza uygun sevgi dolu mektubunuz elimize geçtiğinden hayır dualar tekrar tekrar Cenab-ı Hakk'ın yüce huzuruna arz ve takdim edildi.

Cenab-ı Hakk Teala' ve Tekaddes Hazretleri değerli zat ve kişiliğinizi; Alimler, peygamberlerin mirasçısıdır. şerefine erdirip Bildiklerini yaşayan kişiyi Cenab-ı Hakkbilmediklerini öğreterek rızıklandırır sırrına mazhar buyursun, amin. Alimler ve ilim hakkında söylenen pek çok hadis-i şeriii yüce zatınıza açıklamak, bilineni tekrar et­ mek olacağından yalnız şu kadarını söylemekle iktifaederiz.

Allah Teala'nm yüce nezdinde en makbul olan ilim, öğrenilen ve bu ilmin gereği de en güzel biçimde yaşanılan ilimdir. Aleyhisselam Efendimiz:

Dilediğiniz kadar ilim öğrenin. O'nun gereğini bütünü ile yapmadığınız müddetçe, Allalı'a yemin oİsun ki mükafatlandırılmazsınız, buyurmakta.Ve Allah Teala da Namazlarında gönül huzuru ve huşu'a eren mü'minler kurtuluşa erdi.2 buyurmaktadır.

Huşu ise: Cenab-ı Hakk'ı zikrederek ve O'nun azametini çokça düşünerek elde edileceğinden, Cenab-ı Allah yüce zatınızIa bütün tarikat kardeşlerimizi, gerçek zikri ifa eden, gönül huzuru ve huşu'una erenlerin sınıfına dahil buyursun. Zikrin nurlarıyla kalbirnizi pınl pınl aydınlatsın.

Yüce zatınızın şahsıma karşı gösterdiği lütuf ve şefkate, teşekkür ve şükranlarımı açıklamayı üzerime ifası zaruri bir borç bilerek bu defa dahi mektubunuza cevap verme cesaretini gösterdim.

Baki, es-selamu aleyküm ve rahmetullah veberekatüh

1. Buhari, Müslim, Ahmed b. Hanbel, Keşfü'l-hafa, II/S2.

2. el-Mü'minun, 1-2.

Kaynak: Muhammed Esad Erbili Mektubat 64. Mektup Erkam Yayınları

Yazar:  dua [ 02.03.09, 21:25 ]
Mesaj Başlığı:  Re: M. Es'ad Erbilî (k.s.)

ZÜHDÜN HAKİKATI

Cenab-ı Hakk'ın tecellilerine hasret ve vuslat ateşine aşık güzel çehrenize ihsan buyrulmuş olan, benzerlerinin çok üstündeki mazhariyetIere ve fevkalade değerli mektubunuza karşı teşekkürlerimi söz ve kalemle açıklamayı muhal derecede imkansız görmekteyim. Rabbim Tebareke ve Teala Hazretleri Yüce zatınızı Muhlesin zümresine dahil eylesin. Hazreti Peygamberin,

- Alimlerin dışında bütün insanlar helak oldu. Bildikleri ile yaşayan alimlerin dışında bütün alimler de helak oldu. Gerçek ihlas sahibIerinin dışında bildikleri ile yaşayan amilIerde helak oldu. Bu gerçek İhlas sahipleri de büyük bir helak ve tehlike ile karşı karşıyadır.1 hadis-i şerifinde apaçık söylendiği gibi dini vecibe ve vazifelerini öğrenip, gereğince yaşayan ve bu yaşayışlarında samimi ve halis olanlar da böylesine büyük bir tehlike ile karşı karşıyadır. Kulluk iddiasını sabr ve sebat ile açıkça ortaya koymayan, ihlasta devamlılık ifade eden «Muhles» olmayan kişi "Mukarrabin» den sayılamaz.

- İlmini artıran fakat dünyaya karşı zühdünü artırmayan kişi, ancak Allah ile arasındaki uzaklığı artırmıştır. Hadis-i şerifi de bu manayı kuvvetlendirmektedir. Şu kadar var ki buradaki zühdden maksad sadece şekli zühd yani dünyadan ve dünyadaki değerlerden şeklen sıyrılmak değil, aksine kalbi zühd olup, Allah'dan başka dünyevi her nesneye karşı duyulan, zihni, fikri bedeni ve kalbi duygulara son vermek, insan hayatının bu çok mühim merkezlerini Allah'a yöneltmektir.

Gavsü'l-A'zam Seyyid Muhyiddin Abdülkadir Giylani (K. S.) Bir insanın cebinde ve kasasında bir miktar parası var caiz, evinde de bir miktar fazla patası var o da caiz. Yalnız bunlar kalpte yer verilerek sevgili kabil edilmişise bu asla caiz değildir. Zira muhabbet evi olan kalbi Cenab-ı Hakk yalnız kendi sevgisine tahsis etmiş ve öylece yaratmıştır, buyuruyor.

«Dünya ne altın ve gümüş, ne de çocuk ve kadındır. O ancakAllah'dan gafil olmak, O'ndan habersiz yaşamaktır.» Cenab-ı Hakk sizleri ve bizleri bunların bereketlerinden faydalandırsın da halvetlerin ve celvetlerin feyz ve bereketine erdirsin. Amin. Salat ve selam habibine al ve ashabına olsun.

1. Keşfü'l-hafa, II/415.

2, Keşfü'l-hafii, II/304.

Kaynak: Muhammed Esad Erbili Mektubat 67. Mektup Erkam Yayınları


alıntı
http://seyyahin.blogcu.com

Yazar:  dua [ 03.03.09, 13:27 ]
Mesaj Başlığı:  Re: M. Es'ad Erbilî (k.s.)

Cümlemizden Allah razı olsun.
Bizleri onlara layık evlat eylesin Rabbim, Rasulüne layık ümmet ve Kendine kul etsin mevlam.
amin...

Yazar:  kurucu [ 04.03.09, 10:14 ]
Mesaj Başlığı:  Re: Hz. Şeyh Muhammed Es'ad Erbilî (k.s.)

Hz. Şeyh'in "Mektuplar"ını ayrı başlık altında verebilsek iyi olurdu.

Yazar:  talib [ 04.03.10, 14:03 ]
Mesaj Başlığı:  Re: Hz. Şeyh Muhammed Es'ad Erbilî (k.s.)

Kutbul Arifin ve Meclisi Meşayih reisi idi.

İstanbul'a geldiği zaman şimdilik şurada kal derler ve hazreti orada unuturlar. Günlerce aç kalır. Bir gün pencereden bakarken gözü ufak bir kıza takılır ve göz göze gelirler. Hazret, maşaallah ne güzel yavrucak der. O esnada kız heyecanlanır ve koşarak babasına gider ve subay olan babasıyla birlikte hazretin yanına varırlar. Adam gelir, kızıma sen mi baktın der. Evet bakmış idim der hazret. Adam heyecanla, kızım yıllardır felç idi, sizin nazarınızdan sonra iyi olmuş. Koşarak yanıma geldi ve durumu anlattı der. Muhabbetin bir yerinde adam tarikat dersi almak istediği, bildiği bir şeyh var mı diye sorar genç Esad'a. Hazret bulursunuz inşaallah der. Bir iki defa daha böyle söz geçince, yoksa sizin de icazetiniz var mı diye sorar adam. Hazret var demek zorunda kalınca, lütfen bana da tarikat verin der. Hazret de tamam ama der, evvela bu küçük kıza verelim der ve haline uygun bir kaç şey talim eder. Sonra da adama verir. İrşadın ilk meyvesi belki o küçük kızdır.

Hatırda kaldığı kadarıyla böyle idi. Ufak tefek eksiklikler, yanlış aktarımlar olabilir. Affola..

Rabbim şefaatlerine nail eylesin.

Yazar:  Kudsî [ 04.03.10, 14:40 ]
Mesaj Başlığı:  Re: Hz. Şeyh Muhammed Es'ad Erbilî (k.s.)

Onların (ks.hum) 'teveccüh' nazarlarında İlahi feyzler var..
bu kime tealluk ederse ona şifa olur; gah fiziki gah manevi..
hz.Mevlana'nın kambur bi gôyendesi vardı,
ona rast ol dedi adam doğruldu kamburluk falan kalmadı..

Yazar:  hayy_ata [ 03.03.11, 09:58 ]
Mesaj Başlığı:  Re: Hz. Şeyh Muhammed Es'ad Erbilî (k.s.)

Alıntı:

Şu şehadet yıldönümlerinde Hz. Pir'in -Q- himmeti üzerimize olsun.


Muhammed Esad Erbili, son devir din adamlarından. İsmi Muhammed Esad, babasının ismi Muhammed Saîd’dir. 1848 senesinde Musul’un Erbil kasabasında doğdu. 1931’de Menemen’de vefât etti. Bugünkü Irak Devleti sınırları içinde bulunan Mûsul’a bağlı Erbil kasabasında doğan Muhammed Esad Efendi küçük yaştan îtibâren ilim öğrendi. Erbil’deki Hâlidiyye Dergâhı postnişini olan babası Muhammed Saîd Efendinin terbiyesinde yetişti. Erbil ve Deyr’deki âlimlerden ilim öğrendi. 1870 senesinde 23 yaşında iken zâhirî ilimlerle ilgili icâzet (diploma) aldı. Tâhâ-i Harîrî’ye intisâb etti. 1875 senesinde Hicaz’a gitti. Tahâ-i Harîrî’nin ölümünden sonra onun yerine geçti. Zamânın Kâdirî şeyhlerinden olan Abdülhamîd er-Rıfkârnî’den de icâzet aldı. 1883 senesinde İstanbul’a gelerek Şehremini civârında Kelâmî Dergâhı postnişinliğine getirildi.

Bir ara Halıcılar’da bulunan Feyzullah Efendi Dergâhına da devâm etti. Yazdığı bir eseri sebebiyle 1900 yılında Abdülhamîd Han tarafından memleketi Erbil’de ikâmete memur edildi. On yıl süreyle Erbil’de kaldı. İkinci Meşrûtiyetin îlânından sonra İstanbul’a döndü. Üsküdar’daki Selîmiye Dergâhı şeyhliği boşalınca, bu görev Muhammed Esad Efendiye verildi. O da buraya vekaleten oğlu Mehmed Efendiyi tâyin ederek kendisi de ara sıra gidip geldi. 1914’te yeni kurulan Meclis-i Meşâyıha âzâ oldu. 1914 Mayısında, tekke ve zâviyelere bakan meclisin reîsliğine getirildi. 1915’te reislik vazifesinden ayrıldı. Kurtuluş Savaşından sonra tekkeler ve zâviyeler kapatılınca Erbil’deki emlâkini satarak İstanbul Erenköy’de bir köşk satın alıp, dostları ile oturdu.

İzmir Menemen’de vukû bulan hâdiselerle ilgisi olduğu iddia edilerek evinden alınıp Menemen’e gönderildi. Bir müddet hücre hapsinde tutuldu. Daha sonra rahatsızlığı sebebiyle askeri hastahâneye kaldırıldı. Rahatsızlığı giderek fazlalaştı. 3-4 Mart 1931’de Menemen’de vefât etti ve orada defn edildi.

Eserleri: Şâirliği de olan Muhammed Esad Efendi divân edebiyâtını benimsemiş ve aruzu büyük bir ustalıkla kullanmıştır. Muhammed Esad Efendinin, Kenzü’l-İrfan, Mektûbat, Risâle-i Esadiyye, Dîvan, Tevhid Risâlesi Tercümesi gibi eserleri vardır. Ayrıca Tasavvuf ve Beyanü’l-Hak mecmualarında neşr edilmiş yazıları vardır.

http://turkansiklopedi.com/islam/205-di ... rbili.html


***
ÖNEMLİ NOT: Bir uyemiz Hz. Şeyh Muhammed Es'ad Erbilî (k.s.) şehadet tarihini Şubat ayındadır diye iletti. Ancak ulaşılabilen kaynaklar 3-4 Mart 1931 geceyarısı şeklinde bildirmektedir.

3. sayfa (Toplam 3 sayfa) Tüm zamanlar UTC + 2 saat
Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group
http://www.phpbb.com/