Sufiforum.com

1430. Hicri Yıl başlarken hizmete giren SUFİFORUM'da İslam; İslam Tasavvuf Geleneği ile ilgili her türlü güncel ya da 'eskimez' konular yer almaktadır. ALLAH YÂR OLSUN !"

Giriş |  Kayıt




Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 
Yazar Mesaj
 Mesaj Başlığı: Hz. Pir Hüsâmeddin Uşşâki (k.s.)
MesajGönderilme zamanı: 05.02.13, 16:30 #mesajın linki (?)
Çevrimdışı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 31.12.08, 16:59
Mesajlar: 308
Hüsâmeddin Uşşâki (ö. 1001/1593) Halvetiyye tarikatının Uşşâkiyye kolunun kurucusu.

Buhara'da doğdu.
Hayatı hakkında bil­gi veren oğlunun torunu ve Zeyl-i Şe­kâik müellifi Uşşâkîzâde İbrahim Hasib doğumuyla ilgili olarak herhangi bir tarih vermez. Uşşâkî meşâyihinden Ahmed Hüsâmeddin Efendi'nin Hüsâmeddin üşşâki için yazdığı bir manzumede doğum tari­hi olarak verdiği 880 {1475) yılı sonraki müelliflerce de kabul görmüştür.

Hüsâmeddin Uşşâki ilk dinî bilgileri ti­caretle uğraşan babasından aldı. Onun ölümünden sonra bir süre ticaretle meş­gul oldu. Daha sonra gördüğü bir rüya üzerine kendisine kalan mirası kardeşine bağışlayıp tasavvufa yöneldi ve Anadolu'­ya gidip Uşak'ta Halvetî şeyhlerinden Emîr Ahmed-i Semerkandî'ye intisap etti. An­cak Anadolu'ya gidip tarikata intisap et­tiği ve hilâfet aldığı tarihler belli değildir. Şeyh Ahmed Hüsâmeddin, sözü edilen manzumesinde onun Anadolu'ya gelme­den önce memleketinde Nûrbahşiyye ve Kübreviyye şeyhlerinden feyiz aldığını, 930 (1524) yılında şeyhlik makamında bu­lunduğunu söyler. Yukarıda verilen do­ğum tarihi doğru kabul edilirse Hüsâmed­din Uşşâki bu yıllarda elli yaşlarında olma­lıdır. Hüseyin Vassâf ve Sâdık Vicdanî şifa­hî rivayetlere dayanarak şeyhine Erzincan'da intisap ettiğini ve onun emriyle Uşak'a gidip yerleştiğini ifade ederler.

II. Selim'in oğlu Şehzade Murad Mani­sa valisi iken Hüsâmeddin Uşşâki'ye bir mektup göndererek tahtın kendisine na­sip olması için dua etmesi ricasında bu­lunmuş, gönderilen kişi daha mektubu teslim etmeden şeyh, "Şehzade İstan­bul'a doğru yola çıksın, şu vakit Osmanlı tahtına oturacaktır" demişti. Bu sözün gerçekleşmesi üzerine III. Murad tarafın­dan İstanbul'a davet edilmiştir. III. Murad Ramazan 982'de (Aralık 1574) padişah olduğuna gö­re Hüsâmeddin Efendi Uşak'ta yaklaşık elli yıl kadar kalmıştır. Bu durumda İstan­bul'a geldiğinde 100 yaşlarında olmalıdır.

İstanbul'da Aksaray'da kendisine tah­sis edilen bir konağa yerleşen Hüsâmed­din Uşşâki, ziyaretçilerinin giderek ço­ğalması üzerine padişahtan izin isteyip Uşak'a dönmeyi talep etmişse de bu arzu­su kabul edilmemiş. III. Murad şeyhe Ka­sımpaşa'da bir tekke yaptırarak İstan­bul'un bu sakin bölgesinde ikametini sağ­lamıştır. Daha sonra Uşşâkıyye tarikatının âsitânesi olan bu tekkede ölümüne kadar irşad görevinde bulunan Hüsâmeddin Uş­şâki hac dönüşü Konya'da vefat etti; ce­nazesi İstanbul'a getirilerek tekkesine defnedildi.

Şeyh Ahmed Hüsâmeddin'in,
"Kendi pirinden alıp irşadı pes
Hem dahi Ümmî Sinan etmiş nefes"

mısraından, Hüsâ­meddin Uşşâki'nin Halvetiyye'nin Sinâniyye kolunun kurucusu İbrahim Ümmî Si­nan'dan da icazet aldığı anlaşılmaktadır.

Ümmî Sinan 976'da (1568) vefat ettiğine göre Hüsâmeddin Uşşâki bu tarihten önce Uşak'ta onunla görüşmüş olmalıdır.
Hüse­yin Vassâf, Uşşâki Tekkesi'nde Hüsâmed­din Uşşâki'ye ait eşyalar arasında Sinânî tac ve hırkanın da bulunduğunu söyler.

Hüsâmeddin Uşşâki'nin tarikat silsilesi Halvetiyye'nin ana kollarından Ahmediyye'nin kurucusu Yiğitbaşı Ahmed Şemseddin Efendi'ye ulaşır. Kurucusu olduğu Uşşâkıyye tarikatından Edirneli Cemâleddin Uşşâki'ye (ö. 1164/1751) nisbet edilen Cemâliyye, Cemâliyye'den de Salâhaddin Uşşâki'ye (ö. 1197/1783) nisbet edilen Salâhiyye ve Câhidî Ahmed Efendi'ye (ö. 1070/1659) nisbet edilen Câhidiyye şube­leri meydana gelmiştir.

Halvetîler arasında büyük öneme sahip olan Yahyâ-yı Şirvânî'nin "Virdü's-settâr"ına Hüsâmeddin Uşşâki bazı ilâveler yap­mıştır. Tertip ettiği "Evrâdü'l-kebîr", "Hizbü't-tahrîr ve Ahzâbü'l-üsbûciyye" adlı ev­radın bir kısmı GümüşhânevTnin Mecmûatü'l-ahzâb'mda bulunmaktadır (1,306-405).

Şeyh Ahmed Hüsâmeddin'in manzumesindeki ifadelerinden bir divanı oldu­ğu anlaşılmaktaysa da herhangi bir nüs­hasına rastlanmamıştır. Sultanahmet'te­ki Kaygusuz Dergâhı'nın şeyhi Şevki Efen­di Hadâiku'l-envâr adlı eserine Hüsâ­meddin Uşşâki'nin bir mısraını iktibas et­miş, bu mısra Hüseyin Vassâf tarafından tahmis edilmiştir.

Hüsâmeddin Uşşâki'nin Mustafa Abdülaziz ve Abdürrahim ad­larını taşıyan üç oğlu ilim yolunu tercih ederek çeşitli yerlerde kadılık görevinde bulunmuşlardır. Zeyl-i Şekâik müellifi Uşşâkizâde İbrahim Hasib, Abdürrahim'in torunudur.

TDV İslâm Ansiklopedisi


Başa Dön
 Profil Özel mesaj gönder  
 
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 2 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz

Geçiş yap:  
cron
   Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye