Sufiforum.com

1430. Hicri Yıl başlarken hizmete giren SUFİFORUM'da İslam; İslam Tasavvuf Geleneği ile ilgili her türlü güncel ya da 'eskimez' konular yer almaktadır. ALLAH YÂR OLSUN !"

Giriş |  Kayıt




Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 2 mesaj ] 
Yazar Mesaj
 Mesaj Başlığı: Makedonya’da Halvetîlik ve Pir Hayati Baba / Dr. Metin İZETİ
MesajGönderilme zamanı: 30.03.10, 10:47 #mesajın linki (?)
Çevrimdışı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 05.03.09, 09:49
Mesajlar: 308
Dr. Metin İZETİ

Makedonya’da Halvetîlik

Kosova’da olduğu gibi Makedonya’da da Halvetîlik birçok şehirde kurulan tekkelerle temsil edilmiştir.

Prizren’in Şat köyünden olup Prizren Saraçhâne Halvetî tekkesinden icâzetli Şeyh Sâlih Baba XVIII. yüzyılda Üsküp’te Vardar nehrinin sağ kıyısında bir tekke kurmuş ve irşad faâliyetlerine başlamıştır. Üsküp beylerinin piknik yeri olan bu bölgede tekke açtığından dolayı Şeyh Sâlih Üsküp’ten kovulmuştur. İstanbul’da altı ay kaldıktan sonra yeniden dönüp aynı yerde daha büyük bir tekke inşâ etmiştir. Tekke çok defa Vardar nehrinin taşması sonucu olarak yıkılmıştır. Diğer tekkelerde olduğu gibi bu teke de evlâdiyet üsûlü ile devam etmiştir. Şeyh Sâlih’ten sonra şu şeyhler posta oturmuştur: Şeyh Behlül, Şeyh Ârif, Şeyh Daut, Şeyh Süleyman, Şeyh İbrâhim, Şeyh Haydar.1

Bu tekke 20-30 yıl önce yıkılmış ve yerine binâ yapılmıştır. Tekkenin son şeyhi bugünkü Üsküp Rifâî tekkesinin şeyhi Şeyh Erol’un babası Şeyh Haydar’dı.2 Tekkenin Üsküp’ten başka Makedonya’nın birçok şehir ve köyünde özellikle Doğu Makedonya’da müritleri vardı.

Üsküp’te Vardar kıyısındaki Karabâşî tekkesinin dışında bir de XVII. yüzyılın sonunda kurulup ve 1971 yılında komunistler tarafından yıkılıncaya kadar bugünkü “Sv. Kiril” üniversite binâsının bulunduğu yerde bulunan Adem Baba veya Zincirli Tekkesi vardı. Menkıbeye göre, tekkenin şeyhi Âdem Baba çok fakirmiş. Kurban Bayramı yaklaştığında kurban satın alacak parası olmadığından çok üzülüyormuş. Bayram gününde ise tekkede mahzun otururken kapıdan bir geyik girmiş ve başını eteğine dayamış. Âdem Baba geyiği boynuzlarından zincirle bağlamış ve kurban olarak kesmiştir. Geyiğin boynuzları ve zincir tekkenin yıkılışına kadar semâhânenin duvarında asılı durmuştur.3

Tekkenin yıkılışından sonra Üsküp Kurşunlu Han’a nakledilen XIX. yüzyılın târihlerini taşıyan iki mezar taşı vardır. Birinci mezar taşında şöyle yazılıdır:

“Hüve’l-bakî el-merhûmeh ve’l-magfûreh el- muhtâceh ilâ rahmetillâhi teâla Paşa binti’ş-şeyh Abdurrahman rûhi içün el-fâtiha. Sene 1220/1805-1806”.

İkinci mezar taşı hasar gördüğünden dolayı sâdece Şeyh Hasan Efendinin oğlu Bekir Efendi’ye âit olduğu anlaşılmaktadır. Târihi de 1222/1807-1808’dır.4

Şeyh Âdem Baba’dan sonra evlâdiyet üsûlüyle şu şeyhler posta oturmuştur. Şeyh hacı Süleyman, Şeyh Ebû Bekir, Şeyh Hacı Osman, Şeyh Ali Efendi, Şeyh Mustafa Kenzî, Şeyh Ali Fahri. Tekkenin son şeyhi Mehmet Ferid Süleyman Cerrâhi imiş.5

Karabâşîliğin dışında Üsküp’te Halvetîliğin Sinânîlik koluna âit bizim tespit edebildiğimiz iki tekke daha XIX. yüzyıla kadar faâliyet göstermiştir.

Ümmî Sinan veya diğer ismiyle Veliyüddin Vardar Sinânî Tekkesi Vardar nehrinin sol kıyısında bugünkü televizyon binâsının bulunduğu yerde bulunuyordu.Tekke XVI. yüzyılın sonlarında kurulmuş ve 1912 yılında Balkan Savaşları sırasında yıkılmıştır. Tekkenin kurucusu İbrâhim Ümmî Sinan’ın (ö.976/1568-69) müritlerinden Abdülhâdi el- Vadarîdir.6 Ondan sonra posta Veli Dede (ö.1590-1591) oturmuştur. Veli Dede aynı zamanda müderrislik de yapmıştır.

5 Zilhicce 1220/ 25 Ocak 1806 yılının bir beratına göre Ümmi Sinan tekkesinin şeyhliğine Şeyh Abdülfettah tâyin edilmiştir. Onun yerine 31 Haziran 1833 yılında verilen bir beratla Muhyiddin Halîfe geçmiştir. Bunlardan sonra da 1836 ve 1878 yıllarında verilen iki beratla tekkenin şeyhliğini Abdülgafur Halîfe yürütmüştür.7 Tekkenin son şeyhi Hâfız Ömer Mehmet Efendi’dir ve 1912 yılına kadar şeyhlik yapmıştır.8

Üsküp’te ikinci Sinânî tekkesi İplikçi Hasan Efendi (Bukagili) tekkesidir. 1963 yılın depreminde tamâmen yıkılan bu tekke Üsküp’ün merkezinde bulunan Yahyâ Paşa Câmiinin yanında bulunuyordu.

Tekke İbrâhim Ümmî Sinan’ın halîfelerinden Nasuh Efendi’nin müridi ve Üsküp Ümmî Sinan tekkesi şeyhlerinden olan Veli Dede’nin mürîdi İplikçi Hasan Dede tarafından XVII. yüzyılın başlarında kurulmuştur. İplikçi Hasan Efendi’den sonra posta şu şeyhler oturmuştur:

Şeyh Derviş Efendi, Şeyh Şit Efendi, Şeyh Terzili Ali Efendi, Şeyh İbrâhim Bukagili, Hacı Abbas Baba, Şeyh İbrâhim, Şeyh Bahâeddin, Şeyh Hâlid, Şeyh İbrâhim, Şeyh Abbas ve Şeyh Kadri Efendi. Şeyh Kadri Efendi İkinci Dünyâ Savaşı sıralarında Türkiye’ye göç etmiştir. 1184/1720 yılının bir beratından tekkede bu dönemde Şeyh Ali’nin şeyh olduğunu ve onun yerine Şeyh Hacı Abbas’ın geçtiğini anlamaktayız.9

XVIII. yüzyılın sonlarında Prizren Saraçhâne Halvetî tekkesinden icâzetli olan Şeyh Mehmet Veles (Köprülü)’de bir Halvetî tekkesi kurmuştur. Şeyh Mehmet ilim ve davranışlarıyla etrâfında birçok derviş toplamış ve müritleri vâsıtasıyla Veles’in etrafında ki köylerde de zâviyeler açmıştır.10

Şeyh Mehmet’ten sonra şu şeyhler posta oturmuştur: Şeyh Alâuddin, Şeyh Mehmet, Şeyh Ahmet, Şeyh Alâuddin II. Tekkenin son şeyhi Şeyh Alâuddin 1957 yılında Türkiye’ye göç etmiş ve tekke yıkılmıştır. Yerinde yüksek bir binâ yapılmıştır.11

Üsküp ve Veles’in dışında XIX. yüzyılda Halvetî-Karabâşî tekkeleri şu şehir ve köylerde de vardı:

-Kumanova’dan 5-6 km. uzaklıkta Karadağ’ın eteğinde bulunan Matejçe köyünde Halvetî tarîkatına mensup bir tekke ve tekkenin hazîresinde 1870 yılında vefât eden Halvetî dervişi Osman Baba’nın yattığı bir de türbe vardı.12

-Kumanova’nın Matejçe güzergâhında Otlja köyünde 1939 yılında Üsküp Ulemâ Meclisi’nin raporunda verilmiş olan bilgilere göre XIX. yüzyıla âit bir tekke varmış.13 Tekke Kosova Vilâyeti Salnâmesi’nde de zikredilmektedir.14

-Kumanova’nın Vaksince köyünde 1850 yıllarında Vranje, Niş ve Leskofça’dan kaçan muhâcir müslümanlar bir Halvetî tekkesi kurmuşlardır. Tekke 1939 Üsküp Ulemâ Meclisi raporunda zikredilmektedir.15

-Güney Sırbistan’dan gelen muhâcirler Kumanova şehrinin Mehmet Bey mahallesinde Şeyh Osman’ın gayretleriyle Halvetî tekkesi inşâ etmişlerdir.

-Kumanova’dan Köstendil’e giden yol güzergâhında bulunan Kriva Palanka’da Mevlevî tekkesinin dışında bir de Halvetî tekkesinin faâliyet gösterdiği Makedonya arşivinde bulunan bir silsilenâmeden anlaşılmaktadır.16

-Doğu Makedonya’da bulunan Kratova ve Koçani (Koçine) şehirlerinde Şeyh Ahmet ve müritleri birer Halvetî tekkesi kurmuştur.17

-Melâmîlerin ve Bektâşîlerin çok olduğu İştip şehrinde Gadzanov’un tespit ettiğine göre XIX. yüzyılda kurulan ve 1925 yılına kadar faal olan biri Sinânî diğeri Karabâşî olmak üzere iki Halvetî tekkesi varmış.18

-Ustrumca’nın Bansko köyünde İsmâil Baba tarafından bir Halvetî tekkesi kurulmuştur.19Bâzı araştırmacılar İsmâil Baba zâviyesinin Halvetî-Cerrâhî olduğunu söylemiştir.20

-Gostivar’da XVIII. yüzyılda kurulup 1951 yılında yıkılan bir Halvetî tekkesi vardı. Tekkenin son şeyhi Şeyh İsmâil 5-6 yıl önce Gostivar’da vefât etmiştir.21

-Üsküp’ün Raşçe köyünde 1890 yılında Hâfız Ahmet Cevdet Efendi Raşçeli bir Halvetî tekkesi kurmuştur. Tekke İkinci Dünyâ savaşına kadar çalışmıştır.22

Makedonya’da Halvetî tarîkatının en çok yayılan ve faâliyetlerinin günümüze kadar devam ettiren kolu Hayâtîlik’tir. Hayâtîlik Pîr Mehmet Hayâtî (1180/1766-67) tarafından kurulan Ahmedîliğin Ramazânîlik kolunun bir alt koludur.23

Pîr Mehmet Hayâtî Buhâra’da doğmuş, orada ilk tahsilini aldıktan sonra Edirne’ye gelmiş, oradan da Prizrenli Osman Baba gibi Serez’e gidip Pîr Hüseyin Sirozî (ö. 1110/1698-99)’ den seyrü sülûkünü tamâmlamış ve Makedonya’nın Kırçova şehrine yerleşmiştir. Şeyhi Hüseyin Sirozî Karabâşî olduğundan dolayı Hayâtîliğin Karabâşîlik alt kolu olduğu da öne sürülmüştür.24

1667 yılında Ohri’ye gelmiş, ancak şehir yöneticileri kabul etmeyince şehrin dışında bir tekke kurmuş. Üç defa İstanbul’a giden Pîr Mehmet Hayâtî sonunda Ohri’de bulunan medresenin yanında bir tekke kurmayı başarmıştır.25 Şeyh Mehmet Hayâtî Ohri’de kurduğu tekkede (âsitânede) bir hayli halîfe yetiştirmiş ve etraftaki bölgelere göndermiştir.Ohri Halvetî-Hayâtî tekkesinde kurucusu olan Pîr Mehmet Hayâtî (ö.1180/1766-67)’den sonra şu şeyhler posta oturmuştur: Şeyh Osman (ö. 1198/1783-84), Şeyh Abdülkerim b. Osman, Şeyh Abdülhâdi b. Abdülkerim, Şeyh Mehmet b. Abdülhâdi, Şeyh İsmâil Hakkı (ö.1915), Şeyh Zekeriya (ö.1938), Şeyh Mustafa (ö.1961) Şeyh Yahyâ (ö. 1989).26

Ohri Halvetî-hayâtî tekkesi bir tasavvufî merkez olması yanı sıra Ohri’nin ve etraftaki şehirlerin sosyal ve kültürel hayâtında da oldukça etkili olmuştur. Bu tekkeden yetişen şeyhler Ustruga, Krçova, Manastır (Bitola), İştip, Ergiri (Gjirokaster), İlbasan (Elbasan) gibi şehirlerde Hayâtî tekkeleri açmışlardır.

Ustruga Hayâtî tekkesini Pîr Mehmet Hayâtî’nin oğlu Şeyh Osman’ın halîfesi Hasan Dede kurmuştur.27 Tekkede Hasan Dededen sonra şu şeyhler posta oturmuştur: Şeyh Kadri, Şeyh Ârif, Şeyh Rif’at, Şeyh Mustafa, Şeyh Kemal.28

Daha öncede söylediğimiz gibi Pîr Mehmet Hayâtî Serez’den geldiğinde ilk önce Krçova’ya yerleşmişti. Krçova İshak Bey Câmiine yerleşen Pîr Hayâtî menkıbeye göre câmi imamı tarafından çok güzel kabul edilmiş. Câminin imamı Ahmet Efendi aynı zamanda müderrislik de yapıyormuş. Pîr Mehmet Hayâtî Kırçova’dan uzaklaşınca Ahmet Efendi’nin başı ağrımaya başlamış ve hiçbir yerde devâ bulamamış. Sonunda bu ağrının gelen yabancıyla ilgili olduğunu hatırlayan Ahmet Efendi Ohri’ye gitmiş Pîr Hayâtî’nin dervişi olmuş, kısa bir süre için de halîfe olup Kırçova’ya dönmüş ve İshak Bey Câmiini tekkeye dönüştürmüştür. Onun ilk dervişleri medresede okuttuğu 12 öğrencisi olmuştur.29

Ahmet Efendi’den sonra şu şeyhler posta oturmuştur: Şeyh Ömer, Şeyh Ali, Şeyh Mahmud, Şeyh Bayram, Şeyh Mustafa, Şeyh Mehmet, Şeyh Halim, Şeyh Yusuf, Şeyh Mustafa II., Şeyh İbrâhim. Şeyh İbrâhim günümüzde tekkenin şeyhliğini yapmaktadır.30

Krçova’da ikinci Hayâtî tekkesini Krçova’nın büyük zenginlerinden Çullu Baba yapmıştır. Pîr Mehmet Hayâtî kendisi Krçova’ya gidip malından ve mülkünden vazgeçip tasavvuf yoluna giren Çullu Baba’ya hilâfet vermiştir. Çullu Baba kimseden bir kuruş almadan tekkeyi inşâ etmiştir. Çullu Baba’nın vefâtından sonra 70 yıl tekke şeyhsiz kalmış. Ondan sonra Şeyh Mustafa tekkeye şeyh olmuş ve oğlu Muhyiddin ile torunu, bugünkü şeyh Mustafa tâkip etmiştir.31

Krçova’da üçüncü Hayâtî tekkesi Pîr Mehmet Hayâtî’nin oğlu Şeyh Osman’ın zamânında Şeyh Abdülkerim tarafından kurulmuştur. Şeyh Abdülkerim’den sonra uzun zaman şeyhsiz kalan tekkede XIX. yüzyıldan îtibâren Şeyh Mehmet, Şeyh Ahmet, Şeyh Selim, Şeyh İbrâhim ve Şeyh Necat şeyh olmuşlardır.

Tekkelerin belirli süre şeyhsiz kalmaları Krçova’da tasavvufî hayâtın gelişmesini engellememiştir. Çünkü Kırçova’da en azından bir Halvetî-Hayâtî şeyhi her zaman mevcutmuş.

Krçova’daki üç Hayâtî tekkesinden başka Gostivar- Krçova güzergâhında Krçova’dan on kilometre uzaklıkta bulunan Zayas köyünde de bir Hayâtî tekkesi varmış. Kurucusu Şeyh Selim’den sonra Şeyh Mustafa ve Şeyh Ali şeyhlik yapmışlardır. 1912 yılında Şeyh Ali’nin ölümünden sonra tekke câmiye dönüşmüştür.32 Ancak câminin hazîresinde tekkenin şeyhliğini yapan Şeyh Selim ve Şeyh Mustafa’nın türbeleri vardır.33

Ohri’de Şeyh Osman’ın halîfesi olan Abdi Baba İştip’in Yukarı Mahallesinde bir Hayâtî tekkesi kurmuştur. Şeyh Abdi’den sonra Şeyh Hüseyin, Şeyh Mehmet ve Şeyh İbrâhim şeyhlik yapmışlardır. Bu tekkenin dervişleri sâdece İştip’ten değil Doğu Makedonya’nın bütün yerlerinden geliyormuş. Menkıbeye göre Abdi Baba ayakkabıcıymış. Rüyâsında bir ses devamlı ona “ Sen Ohri’ye gel” diyormuş. Bir gün Abdi baba Ohri’ye gidiyor ve Şeyh Osman’a intisap ediyor. Birkaç yıl orada kaldıktan sonra İştip Hüsâmeddin Paşa Câmiine yerleşip orada dervişleriyle zikir yapıyormuş. Fakat şehir halkı buna dayanamamış ve câmiden kovmuşlar. Bundan sonra Abdi Baba Yukarı Mahallede tekke kurmuştur.34

İştip’te Şeyh Osman’ın kurduğu bir Hayâtî tekkesi daha varmış ancak kuruluşundan 15-20 yıl sonra 1912 yılında Bulgarlar tarafından yakılmıştır.35

Makedonya’da zikrettiğimiz şehirlerin dışında Mehmet Tevfik Bey, “Manastır Vilâyetinin Târihçesi” adlı eserinde Manastır’da da bir Halvetî-Hayâtî tekkesinin bulunduğunu söylemiştir.36

Merkezi Makedonya’nın Ohri Hayâtî Âsitânesi olan Halvetî-Hayâtîlik’te seyrü sülûk, intisap, darb-ı esmâ gibi hususlar genelde Halvetîlik’te olduğu gibi yapılır ve önemli farklar yoktur. Zikirler her farz namazdan sonra, teheccüd, işrak, evvâbîn, tesbîh namazlarından sonra bâzan kıyamî bâzan da kuûdî olarak yapılmaktadır. Bu zikirlerin dışında bir de özel cuma zikri vardır. Bayram namazından önce de gülbank okunur.37


Başa Dön
 Profil Özel mesaj gönder  
 
 Mesaj Başlığı: Re: Makedonya’da Halvetîlik ve Pir Hayati Baba / Dr.Metin İZZETİ
MesajGönderilme zamanı: 30.03.10, 10:50 #mesajın linki (?)
Çevrimdışı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 05.03.09, 09:49
Mesajlar: 308
Balkanlar'da Tasavvuf

Metin İzeti

GELENEK YAYINCILIK


Balkanlar'da ilk izlerine 13. Ve 14. yüzyıllarda rastlanan tasavvufi akımlar Osmanlıların bölgeye girişiyle birlikte giderek toplumsal hayatın içine daha çok yerleşmiştir.Özellikle bölgede İslam'ın yayılmasında ve kökleşmesinde öncülük eden pek çok sûfinin, tasavvufi düşünce ve hayat tarzının gönüllere yerleşmesinde etkili olan "kolonizatör dervişler"in ismi hala bölgede canlılığını koruyan söylencelere konu olmaktadır.

Balkanlar'da Tasavvuf, Balkan coğrafyasındaki tasavvufi hayatı bütün boyutlarıyla ele alması ve oryantalist bakış açısının dışında, içeriden bir gözle meseleye yaklaşması bakımından önemli bir boşluğu doldurmaktadır.

http://www.kitapyurdu.com/kitap/default ... a=56160189


Başa Dön
 Profil Özel mesaj gönder  
 
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 2 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 2 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz

Geçiş yap:  
   Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye