Sufiforum.com

1430. Hicri Yıl başlarken hizmete giren SUFİFORUM'da İslam; İslam Tasavvuf Geleneği ile ilgili her türlü güncel ya da 'eskimez' konular yer almaktadır. ALLAH YÂR OLSUN !"

Giriş |  Kayıt




Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 
Yazar Mesaj
 Mesaj Başlığı: Şeyh Nâzım Kıbrisî’ye Dair / Mehmed Şevket Eygi
MesajGönderilme zamanı: 01.08.17, 12:56 #mesajın linki (?)
Çevrimdışı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 05.03.09, 09:49
Mesajlar: 305
Şeyh Nâzım Kıbrisî’ye Dair

Mehmed Şevket Eygi


01 Ekim 2014 Çarşamba


=============================================================
Bir Müslüman için bir tek insanın hidayete gelmesine bile vesile olmak ne büyük bir başarı ve mazhariyettir.
Şeyh Nâzım Efendi, binlerce Hristiyanın, ateistin, gayrimüslimin hidayetine vesile olmuştur.
"O Müslüman etti" demiyorum, "vesile oldu" diyorum.
=============================================================


Şeyh Nâzım Kıbrısî Hakkanî Hazretleri bu fani alemden bâkî aleme intikal etti. Kendisini yakinen tanırdım. Büyük hürmetim vardı.
Şeyh Efendi vefat ettikten sonra ajanslar şöyle bir haber verdiler: “Avrupa krallıklarından birinin veliahtı olan prens özel uçağıyla Kıbrıs’taki askerî üsse gidecek ve Şeyh Efendi’nin yakınlarına taziyede bulunacakmış. Bu haber gerçekleşmedi ama bilenler o prensin Şeyh Efendi’nin delâleti ve vesateti ile ihtida etmiş olduğuna dair rivayetleri hatırlayacaklardır.

Şeyh Efendi, Şeriata sımsıkı bağlı bir tasavvuf büyüğüydü. Beş vakit namaza çok önem verirdi. Her abdest tazelediğinde iki rekat şükür namazı kılardı.

Avrupai elbise giymez, külah üzerine taylasanlı nakşî sarığı sarardı. Diğer giyim kuşamı da hep İslâmî idi.

Sünnet-i Seniyyeye uygun sakalı vardı.

Sağlığının müsait olduğu zamanlarda bütün dünyayı dolaşır, gittiği yerlerde görüştüğü kimselere nasihat ederdi. Nice gayrimüslimin hidayetine vesile olmuştur.

Vehhabileri sevmezdi. Vehhabiler de onu sevmezlerdi.

İngiliz, Fransız, Alman, İtalyan müritlerine ayrı renklerde sarıklar giydirirdi.

Birkaç sene önce İtalya’da, şeyhliği kendinden menkul bir kimse Şeyh Nâzım aleyhinde ağır bir yazı kaleme almıştı. Okumuş, üzülüp taaccüp etmiştim. Sonra bir de ne göreyim, o Şeyh, Siyonizm ve İsrail taraftarı ve hayranı bir kimseymiş! Müslüman siyonistmiş.

Şeyh Efendi’nin nefesi kuvvetliydi. On küsur sene önce Beykoz Akbaba köyünde Şeyh Efendi’nin bulunduğu evin bahçesinde zayıf, nahif ihtiyar bir kadın görmüştüm. Kanserden hastanede yatıyormuş, doktorlar çok az ömrü kaldığını söylemişler. Yakınları Şeyh Efendi’ye rica etmişler “Efendim ne olur gelin hastamız için okuyun, dua edin” demişler. Şeyh Efendi, çok merhametli idi. Kırmamış, hastaneye gitmiş, kadıncağıza okumuş. Hasta birdenbire düzelmiş, bu işe doktorlar da şaşmış kalmış.

Mehdî Hazretlerinin zuhurunu beklerdi.

Yaptığı binlerce sohbet taransa, nasihatleri, istikbâle ait görüşleri kitaplar haline getirilse ne iyi olur.

Bir sohbetinde bir gün gelecek, bütün elektrikli ve elektronik aletler çalışmayacak demişti. Duyunca pek mana verememiştim. Sonra bir makale okudum. Güneş’te dehşetli patlamalar manyetik fırtınalar olacakmış ve Dünya’nın elektrik sistemini altüst edecekmiş. Son yüzyıl içinde buna benzer hadiseler olmuş.

Şeyh Efendi, ehl-i sünnet itikâdına ve fıkhına çok önem verirdi.

Osmanlı saltanatına ve hilafetine bağlıydı. Hânedan-i Âl-i Osmanı severdi.

Tarihini unuttum, Flash TV’de kendisi ile bir röportaj yapmıştım. Çok beğenilmiş, defalarca tekrarlanmıştı.

Bir Müslüman için bir tek insanın hidayete gelmesine bile vesile olmak ne büyük bir başarı ve mazhariyettir. Şeyh Efendi, binlerce Hristiyanın, ateistin, gayrimüslimin hidayetine vesile olmuştur. O Müslüman etti demiyorum, vesile oldu diyorum.

Şeyh Efendi, arada bir bendenize zarf içinde bir miktar para gönderirdi. Bendeniz de fakirlere dağıtırdım. Vefatından sonra has müritlerinden Ferruh Bey dostum geldi, cüzdanından bir zarf çıkarttı. Size vermeyi unutmuşum, Şeyh Efendi ölümünden önce vermişti dedi. Açtım baktım, içinde bir miktar para. Bir iki fakir öğrenciye harçlık vereceğim, sevabı Şeyh Efendi’ye…

Sahih itikâda, namaza, imana, Kur’ana, Şeriat-ı Garra-i Ahmediyye’ye, Tarikat-ı Muhammediye’ye hizmet etmek ne büyük bir saadettir. Şeyh Nazım Efendi Hazretleri’ni hayırla yâd ediyor, Cenâb-ı Hakk’tan rahmet diliyorum.

***

=========================================================
Şeyh Efendi, Şeriata sımsıkı bağlı bir tasavvuf büyüğüydü.
Beş vakit namaza çok önem verirdi.
Her abdest tazelediğinde iki rekat şükür namazı kılardı.
Avrupai elbise giymez, külah üzerine taylasanlı nakşî sarığı sarardı.
Diğer giyim kuşamı da hep İslâmî idi.

========================================================


============================================================
Şeyh Efendi’nin nefesi kuvvetliydi.
On küsur sene önce Beykoz Akbaba köyünde Şeyh Efendi’nin bulunduğu evin bahçesinde
zayıf, nahif ihtiyar bir kadın görmüştüm.
Kanserden hastanede yatıyormuş, doktorlar çok az ömrü kaldığını söylemişler.
Yakınları Şeyh Efendi’ye rica etmişler:
“Efendim ne olur gelin hastamız için okuyun, dua edin” demişler.
Şeyh Efendi, çok merhametli idi.
Kırmamış, hastaneye gitmiş, kadıncağıza okumuş.
Hasta birdenbire düzelmiş, bu işe doktorlar da şaşmış kalmış.
===========================================================




Rahmetullahi aleyh.




...


Başa Dön
 Profil Özel mesaj gönder  
 
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 2 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz

Geçiş yap:  
cron
   Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye