Sufiforum.com

1430. Hicri Yıl başlarken hizmete giren SUFİFORUM'da İslam; İslam Tasavvuf Geleneği ile ilgili her türlü güncel ya da 'eskimez' konular yer almaktadır. ALLAH YÂR OLSUN !"

Giriş |  Kayıt




Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 
Yazar Mesaj
 Mesaj Başlığı: Cuma Hutbeleri: -4-
MesajGönderilme zamanı: 09.01.09, 07:56 #mesajın linki (?)
Çevrimdışı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 14.12.08, 12:14
Mesajlar: 1108
Cuma Hutbeleri -4- : 1430 Muharremi İkinci Cuma Hutbesi

***
Bismillahirrahmanirrahim

...

Ey müminler,

İçinde bulunduğumuz ay hicri takvimin ilk ayı, hicri yeni senenin de ilk ayıdır. Bugün de mübarek ayın, Muharrem’in ikinci cumasıdır. Aşura ayı derler bizde muharrem ayına. Muharrem ayının şerefi yücedir; Allah yanında itibarı çoktur. Cenab-ı Allah bu aya çok rahmet tahsis etmiş ve Efendimiz bu ayı ümmetlerine öyle bildirmiştir ki dünyanın iptidasından intihasına, başından sonuna varıncaya kadar bu aya Cenab-ı Hakk’ın ilahi lütfu ile peygamberlere olsun, evliyalara olsun, ümmet-i Muhammed’in kullarına olsun sıkıntıya düştükleri vakitte ilahi yardım nusret-i ilahiyye bu ayda -bilhassa bu 10. gününde- vukua gelmiştir.

Âdem peygamberin halk olunması; yeryüzüne indirilmesi; tevbesinin kabul olması bu aydadır.Nuh aleyhisselamın selamete çıkması; tufanın oturması bu günde olmuştur. Ve cümle peygamberler ne zaman sıkıntıya düştülerse Cenab-ı Hakk’ın ilahi yardımı bu günde onlara yetişmiştir. İbrahim peygamber nar-ı nemruttan (nemrut ateşinden) bu günde kurtulmuş süleyman peygamber mülküne bu günde kavuşmuştur. Yunus peygamber bu günde yunus balığının karnından selamete çıkmıştır. Musa peygamber firavunun zulmünden ve onların esirliğinden çıkıp kurtuldukları bu günde olmuş; firavun da denizde gark olmuştur. İsa peygamber bu günde gökyüzüne ref olunmuştur.

Hasıl-ı kelam gerek peygamberler gerek evliyalar sıkıntıya düştüyse münacaatları bu günde kabul olunup selamete çıkmışlardır.

Efendimizin de zaman-ı saadetinde her senede bu günde bir zafer ile Efendimizin ümmeti ferahlamıştır. Tarihimiz boyunca da yine aşura gününde daima bir ferahlık, bir genişlik gelmiştir ümmete…

Tabii Allah’ı bilip Allah’a el açan kimseler bundan payını alır. Allah’ı tanımayan gün mü tanır? Aşura mı tanır? Aşure mi tanır? Tanıdığı bir şey yok : robotlaşan bir insan… Hareket ederler, uğraşırlar, koştururlar; yerler-içerler… Onun ötesinde bir gayeleri, maksatları yoktur. Çünkü onlara göre bu yaratılış abes bir yaratılıştır yani 21 asrın insanının görüşü odur ki insanlarda otlar gibi biter; sonra yeşerir, sonra sararır, sonra rüzgarın önünde dağılır, gider, biter… Böyledir düşünceleri; hayat felsefeleri bunun üzerinedir… Onun için ye-iç, keyfine bak; başka bir şey yok… Lakin bu felsefe kendilerine yaramadı da… Ye-iç, keyfet felsefesi sonuna geldi!.. Şimdi çalkalanıp duruyor bu hayatın ötesinde hayat tanımayan, maddeleşen; kendisini kaya cinsinden, taş-toprak cinsinden sayan insanlar veya insancıklar!... Akıllarını veya vicdanlarını kullanmayanlar fiziki ve hayvani bünyelerinin zevkini düşünen kimseler bu gün öyle bir dar yere düştüler ki şaşırdılar, bağırıp çağırıyorlar…

Bütün insanlar bu şeytani felsefenin arkasındayken nasıl oluyor da biz iki taraf oluyoruz ve birbirimizi ezeceğiz… Ne lüzumu var bunun, gereği ne? Biz hadi hazır keyfimiz yerinde yaşayıp duruyoruz; aşağı-yukarı bir hayatımız var lakin bu muharebeler nereden çıktı? Bu muharebeleri çıkartanlar müslümanlar da değil… Bu dünyayı ayağa kaldıran müslümanlar da değil.

Dünyanın çoğu ateist olmuş. Allah tanımaz, peygamber tanımaz olmuş… Böyleyken bu insanlar bu muharebeyi neden çıkarsın? Eee, bana ne sorarsın. Sen kendi hükümetlerine sor, senin tayin ettiğin hükümetler böyle hazırlık yaptı. Tabii insanlar insanları öldürmek için; niyetleri bu dünyayı yakmak için; dünyada tek başkalarına kalmak için herkesin iddiası bu… Bu dünyada tek ben kalayım; bu dünyaya tek başıma ben hükmedeyim… Ne İngilizi; ne Türk’ü ne Arab’ı, ne beyazı hiç karışmasın. Ben olayım!

Senin kafan böyleyse yetiştirdiklerinin de kafası böyledir. Sen bir kişiysen bu kafada gidersen yetiştirdiğin milyonlarca insanlar hepsinin kafası bu… “Ben yaşayayım; benden ötesi gebersin gitsin!..” Öğretilen bu. Çünkü “gözünü yumdun; ondan ötesi yok” diyor. Allah adını andırmadılar, alıştırmadılar; “Kitab’ımız var, Peygamberimiz var, ahiret var, mahkeme var, mahkeme-i kübra var… Ölüm var, ölümden sonra kalkmak var, cennet var-cehennem var. Ebedi hayat var: ebedi mükafat-ebedi mücazat var.” dedirtmediler. Bütün dünya böyle şimdi… Burası dahil bütün dünyada hiçbir mektepte “Allah vardır” diye yazan kitap yok; peygamberler vardır diye yazan kitap yok…. Davud peygamberi “Kral” Davud diye yazar; Süleyman peygamberi “Kral Süleyman” diye yazar. Bunları tarih olarak yazar . Ötekiler? “Ötekileri bırak yahu…” Tarihte boy gösteren hüküm süren kimselerdir; tarihi şahsiyet olarak söylerler. Bunlara Allah’tan peygamberlik geldi; bu kuvvet verildi diye bir kayıt-kuyut yok okuttuklarında…. Bu alemi ve insanları Allah yarattı kendilerine şeref verdi ki kendine kulluk yapsınlar.. Öyle birşey yok!.. Öyle olduğu vakitinde işte insanlar sonra böyle geliyor. Bu kadar eğlenmenin sonunda dövülecekler.

Faturası ağır ödenecektir!... Bu harp ateşi tutuşursa geçmiş büyük muharebelerde milyonlar gitti; lakin bunda kitle imha silahı var diyor. Yalnız bir Irak’ın değil bütün dünyadaki büyük devletlerin hepsinin elinde vardır ki atıldığı yerde karınca da bırakmaz. Bir defasında milyonla adamı yakar külünü de savurur, bitirir. “Burada insanlar vardı; evler vardı, bağlar-bahçeler.. hiçbirşey görünmez.

Onun için şimdi bu insanlar böyle mübarek günleri ve bu mübarek günlerde Cenab-ı Hakk’ın ilahi lutfunu kabul etmezler ki gelip el açsınlar: “Aman ya Rabbi !... Kelime-i şehadet getiriniz. Öyle kelime-i şehadet ki onu getiren kimseler bütün elemlerden, sıkıntılardan hemm u gamlardan belalardan, muhafaza edilir; selamet bulur. Bu kelime-i şehadet getirenin dünyada selamettir işi; ahiretin azabından da selamettedir. Bu kelime-i şehadeti getiren yok; öğreten yok!... Bir kitap aç göster bakalım kelime-i şehadet yazar diyerekten. Öyle cilt cilt kitaplar yazarlar, çocuklara okuturlar; içinde kelime-i şehadet diye bir şey yok. Onun için bu gidişimiz anlaşmadır! Ne anlaşması be? Allah ile aranı düzelt sen; Rum ile bizim aramız düzelse şeytan başka taraftan başka delik açacak seni berbat etmek için. Ellerinde bin türlü hile var onların… Sen Allah ile aranı niye düzeltmezsin? Günde kaç kişi şikayete gelir hesaba gelmez sıkıntıdan…

“-Müslüman mısın ?..”
“-Ne bu kıyafetin senin ?..”
“-Namaz kılar mısın ?...” “-Kılmam..”
“-Mezhebi değiştirdin mi ?..” “-Ne mezhebi ?...”
“-Yani Yahudi mi oldun ?...”

Alnın secde görmüyor senin; müslümansan bu alnını kimin için saklarsın? Sen kime secde edeceksin? Hoppala bu nerden çıktı haa? Nereden çıktığını yarın görürsün.

Cahil kaldık Cenab-ı Hak Kur’an-ı Kerim’de birinci cahiliyet devri; ikinci cahiliyet devri geldiğinde o zamanın insanları bilmezler ki öğrendikleri vakitinde kabul ederlerdi… Bu zamanın insanları cehl-i mürekkeptir yani bilmediklerini de kabul etmezler. “Biliriz” iddiasında yanlış yolda dinsizlikte imansızlıkta ısrar ederler.

Israr ettikleri vakitte bunlara meram anlatmak mümkün değil. Şeytan meram anlarsa bunlar meram anlayacaktır. Şeytan da Allah’ı dinlemiyor; nerede peygamberi dinleyecek? Şeytanın tabiatı bu!.. Şeytan Allah’ın emrini kırdı. Bütün kainatta mahlukatın içerisinde Allah’ın emrini ilk kıran şeytandır. İlim yüklüdür; ilim yüklü olduğu halde on para etmedi. Allah’a karşı geldi; secde etmediğinden kovuldu… Bu insanlar secdeyi bıraktı. Ne için bıraktılar. Ne için? Secde etmedikleri halde camiye neden ölülerini getirirler. Kimin huzuruna nasıl götüreceğiz o ölüleri; secdesi olmayanları ?..

“-Nasıl bilirsiniz?”
“-Nasıl bileceğiz? Sen daha iyi bilirsin ya Rabb!...

Değişti insanlar; orta yaştakilerin hepsi ve onun üzerindekiler hiç birisi meram anlamaz. Meram anlamadığı vakitte hastalık tamam tutmuştur. Onlar sökülüp atılacaktır. Bir bahçe viran olduğu vakitte buldozer getirir; köklerini, hepsini söker-atar; yeniden düzeltir, yeniden eker.

Bu dünya böyle bir hale gelmiş; viran dünya olmuş. Ölümü, ölümden ötesini düşünen yok!... Allah’a olan saygısını gösteren insan kalmamış. Şeytan ile hemhal olmuşlar.

“-Şeytan bizim en samimi arkadaşımız bee…Sen ne söylersin?”

Öyle olduğu vakitte şeytan adamı cennete mi götürür? Şeytana tabi olan cennete mi gidecek? Cenab-ı Hakk şeytanı cehenneme attı; “Onun ahbabları ile dolduracağım cehennemi…” diyor.

İşte muharrem ayıdır; haberimiz yok!... Ne okumuşumuzun ne okumamışımızın, ne büyüğümüzün ne küçüğümüzün; ne köylümüzün ne şehirlimizin…

İlahi, Ente Rabbi, Ente Hasbi...

"Lailahe illa ente, inni küntü minezzalimin."

Tövbe ya Rabbi !..
Tövbe ya Rabbi !..
Tövbe estağfirullah…

Ne yapalım Cenab-ı Hakk dilediğini; Kendisi ile beraber olanları kurtarır; cennet yolunda olanlar kurtulur da cehennem yolunda olanların başına gelecek vardır. Ona da bizim elimizde bir şey yok; söylemeye, tebligata memuruz. İcraat için başımızdakiler, icraate memur kuvvet ellerindedir. Bu insanları doğru yola sürmedikleri için kıyamet gününde bizim bir ise onların azabı yüzbin olur.

Allah bizi iyi kullarla beraber yazsın ve bu mübarek ayın berekatı üzerimize olsun…

Gelecek günlerde sıkıntı olacaktır. Sıkıntı olmayacak demiyorum, belki gelen senenin aşurasına kadar dünya üzerinde değişmeyen harita da kalmayacak. Baştakilerin çoğu gidecek, dünyayı fesada verenin çoğu kaybolacak. Haritalar değişecek, acayip dünya haritası meydana gelecektir; bu Kitab’ın beyanıdır. Biz Kitab’a inanmışız; onlar gazetedekilerine inanırlarsa baksınlar kurtuluşlarına…

[ Hz. Şeyh M. Nazım el-HAQQANÎ ]

14.03.2003
11 Muharrem 1424
Güzelyurt, KKTC

_________________
" Hayrlar feth olsun ; şerler def olsun !..."


Başa Dön
 Profil Özel mesaj gönder  
 
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 2 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz

Geçiş yap:  
cron
   Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye