Sufiforum.com

1430. Hicri Yıl Başlarken: SUFİFORUM Hizmete Girdi... Bu forumda İslam; İslam Tasavvuf Geleneği ile ilgili her türlü güncel ya da 'eskimez' konularda yazışabilirsiniz... "ALLAH YÂR OLSUN !"

Giriş |  Kayıt




Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 
Yazar Mesaj
 Mesaj Başlığı: Mescid-i Aksa’da Neler Oluyor
MesajGönderilme zamanı: 15.09.15, 13:33 #mesajın linki (?)
Çevrimdışı
Moderator
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 15.12.08, 23:23
Mesajlar: 664
Mescid-i Aksa’da Neler Oluyor

Allah’ın üç haramından birisi olan Mescid-i Aksa’da neler olmuyor ki, sözde Yahudilerin yılbaşısı kutlanırken, askerleri buraya giriyor. İçerideki Müslümanlara biber gazı atıyor, kutsal mekânı ölümcül ve boğucu gazla dolduruluyor.

Birkaç sene önce oraya gittiğimde, Filistinli kardeşlerimin tek isteği, Müslümanlar tarafından buraya ziyaretin çok yapılması istenmişti. Bundan amaç, Filistinlilerden başka dünya Müslümanlarının buraya sahip çıktığını, tüm Müslüman âlemi için buranın değerli bir yer olduğunu ve Yahudilerin asla buraya tecavüz etme cesaretini göstermelerine böylelikle izin verilmemesi mesajı olacağı vurgulanmıştı. Ama görülen o ki, buraya Mekke ve Medine cazibesince ziyaret edilmemektedir. Bu manzara karşısında da Yahudiler Müslümanalar için kutsal mabetlere saldırmaya, çirkin ve iğrenç şeyler yapmaya arsızca devam etmektedirler.

Kâbe’de bile, önlem alınmayan bir Vinç 107 Müslümanın ölmesine neden olmuştur, göz göre göre. Bir Müslümanın canı ve malı bu kadar ucuz olabilir mi? Günümüzde Müslümana bir faydası olmayan savaşların, üstelik de Müslümanlar tarafından birbiriyle savaşarak, yaralama ve öldürmeye dönük gayesini anlamakta asla mümkün değil. Bu nasıl bir kader ya Rabbi…

Müslüman dünyayı gezmeli, ilim sahibi olmalı, doğru bildiğini Allah’tan korkarak paylaşmalı tüm insanlık ile. Hangi kardeşimiz nerede nasıl yaşıyor, neye ihtiyaç duyuyor, esir mi yahut gaflet içinde mi sorularına cevap arayıp, elinden ne geliyorsa onlarla paylaşmalıdır. İslam sevgi dinidir, insanı öldürmek değil, onu yaşatıp, İslam üzeri yaşayıp ölmesini sağlayacak bir tebliğci inanç üzerine kurulmuştur. Ölmekte olan kişi inançsız bile olsa yaşatmaya çalışmalıdır bir Müslüman. İçinde kin, gurur, korku, haset ve benlik olmamalıdır. O ölmekte olan inançsız kişinin sağlığına kavuşup, gerçek ve samimi bir mümin olabileceği gerçeği aşikârken, bir kimsenin kusurunu, amelini araştırmanın sonuçlarının da ne kadar acı olduğunu düşünmek gerekiyor.

Mescid-i Aksa’daki görüntü tamamıyla, onu yalnızlığa bırakan, onun doğal şartlarına cevap vermeyen ve maddi-manevi desteklenmeyen şartların sonucudur. Eğer bir boşluk varsa ve o boşluğu bile bile onu dolduracak bir gayrette olmuyorsa, onu dolduracak birileri mutlaka olacaktır. İslam dört duvar arasında, kendi halinde İslam’ın 5 şartını yerine getirmekle yaşanacak bir din değildir. Onun sosyal bir yapısı var ve o yapı içinde kardeşlik, ahlak, tevazu, kul hakkı… Gibi birçok değerler vardır. Bu değerleri birbirimizle yaşamadığımız müddetçe gerçek bir imanı ve Allah’ın rızasını kazanamayız.

Kur’an da Rad süresi 11 ayette “… insanlar değişmedikçe ben insanları değiştirmem” diyor yüce Rabbim. Allah dilerse ol der olur ama Allah’ın dileği bunu imanı ile gerçekleştiren safi kullarının varlığı eliyle yapmak istemesidir. Biz eğer bu değerleri kaybedersek, Suriye, ya da Irak gibi perişan olur, çocuklarımız için memleket ararken onlarda sularda boğulur, Allah korusun. Şu asla unutulmamalıdır ki, bir Müslüman bu dünyada cenneti yaşamak için gelmemiştir. Cennet karşılığında bu dünyada, malını, canını ve kanını Allah için feda ederek, Allah’a has kul olup, yaşamını böyle ikame etmelidir.

Lütfen deve kuşu olmaktan vazgeçip, tüm bedenimiz ve ruhumuzla etrafımızda neler oluyor ders alalım ve kardeşimizin başına gelen ile dertlenelim, çareler arayalım. Artık uykulardan uyanma zamanıdır. Şeytanın yolundan ayrılma vaktidir. Diriliş zamanıdır. Son günlerde yaşanan terör olaylarının ve verdiğimiz şehitlerin son bulması ve kardeşliğimizin kazanması için dua edelim. Elimizden ne geliyorsa yapalım. Rabbim yar ve yardımcımız olsun inşallah.

Saffet Kuramaz



Mescid-i Aksa’da Neler Oluyor

Allah’ın üç haramından birisi olan Mescid-i Aksa’da neler olmuyor ki, sözde Yahudilerin yılbaşısı kutlanırken, askerleri buraya giriyor. İçerideki Müslümanlara biber gazı atıyor, kutsal mekânı ölümcül ve boğucu gazla dolduruluyor.

Birkaç sene önce oraya gittiğimde, Filistinli kardeşlerimin tek isteği, Müslümanlar tarafından buraya ziyaretin çok yapılması istenmişti. Bundan amaç, Filistinlilerden başka dünya Müslümanlarının buraya sahip çıktığını, tüm Müslüman âlemi için buranın değerli bir yer olduğunu ve Yahudilerin asla buraya tecavüz etme cesaretini göstermelerine böylelikle izin verilmemesi mesajı olacağı vurgulanmıştı. Ama görülen o ki, buraya Mekke ve Medine cazibesince ziyaret edilmemektedir. Bu manzara karşısında da Yahudiler Müslümanalar için kutsal mabetlere saldırmaya, çirkin ve iğrenç şeyler yapmaya arsızca devam etmektedirler.

Kâbe’de bile, önlem alınmayan bir Vinç 107 Müslümanın ölmesine neden olmuştur, göz göre göre. Bir Müslümanın canı ve malı bu kadar ucuz olabilir mi? Günümüzde Müslümana bir faydası olmayan savaşların, üstelik de Müslümanlar tarafından birbiriyle savaşarak, yaralama ve öldürmeye dönük gayesini anlamakta asla mümkün değil. Bu nasıl bir kader ya Rabbi…

Müslüman dünyayı gezmeli, ilim sahibi olmalı, doğru bildiğini Allah’tan korkarak paylaşmalı tüm insanlık ile. Hangi kardeşimiz nerede nasıl yaşıyor, neye ihtiyaç duyuyor, esir mi yahut gaflet içinde mi sorularına cevap arayıp, elinden ne geliyorsa onlarla paylaşmalıdır. İslam sevgi dinidir, insanı öldürmek değil, onu yaşatıp, İslam üzeri yaşayıp ölmesini sağlayacak bir tebliğci inanç üzerine kurulmuştur. Ölmekte olan kişi inançsız bile olsa yaşatmaya çalışmalıdır bir Müslüman. İçinde kin, gurur, korku, haset ve benlik olmamalıdır. O ölmekte olan inançsız kişinin sağlığına kavuşup, gerçek ve samimi bir mümin olabileceği gerçeği aşikârken, bir kimsenin kusurunu, amelini araştırmanın sonuçlarının da ne kadar acı olduğunu düşünmek gerekiyor.

Mescid-i Aksa’daki görüntü tamamıyla, onu yalnızlığa bırakan, onun doğal şartlarına cevap vermeyen ve maddi-manevi desteklenmeyen şartların sonucudur. Eğer bir boşluk varsa ve o boşluğu bile bile onu dolduracak bir gayrette olmuyorsa, onu dolduracak birileri mutlaka olacaktır. İslam dört duvar arasında, kendi halinde İslam’ın 5 şartını yerine getirmekle yaşanacak bir din değildir. Onun sosyal bir yapısı var ve o yapı içinde kardeşlik, ahlak, tevazu, kul hakkı… Gibi birçok değerler vardır. Bu değerleri birbirimizle yaşamadığımız müddetçe gerçek bir imanı ve Allah’ın rızasını kazanamayız.

Kur’an da Rad süresi 11 ayette “… insanlar değişmedikçe ben insanları değiştirmem” diyor yüce Rabbim. Allah dilerse ol der olur ama Allah’ın dileği bunu imanı ile gerçekleştiren safi kullarının varlığı eliyle yapmak istemesidir. Biz eğer bu değerleri kaybedersek, Suriye, ya da Irak gibi perişan olur, çocuklarımız için memleket ararken onlarda sularda boğulur, Allah korusun. Şu asla unutulmamalıdır ki, bir Müslüman bu dünyada cenneti yaşamak için gelmemiştir. Cennet karşılığında bu dünyada, malını, canını ve kanını Allah için feda ederek, Allah’a has kul olup, yaşamını böyle ikame etmelidir.

Lütfen deve kuşu olmaktan vazgeçip, tüm bedenimiz ve ruhumuzla etrafımızda neler oluyor ders alalım ve kardeşimizin başına gelen ile dertlenelim, çareler arayalım. Artık uykulardan uyanma zamanıdır. Şeytanın yolundan ayrılma vaktidir. Diriliş zamanıdır. Son günlerde yaşanan terör olaylarının ve verdiğimiz şehitlerin son bulması ve kardeşliğimizin kazanması için dua edelim. Elimizden ne geliyorsa yapalım. Rabbim yar ve yardımcımız olsun inşallah.

Saffet Kuramaz




Mescid-i Aksa’da Neler Oluyor

Allah’ın üç haramından birisi olan Mescid-i Aksa’da neler olmuyor ki, sözde Yahudilerin yılbaşısı kutlanırken, askerleri buraya giriyor. İçerideki Müslümanlara biber gazı atıyor, kutsal mekânı ölümcül ve boğucu gazla dolduruluyor.

Birkaç sene önce oraya gittiğimde, Filistinli kardeşlerimin tek isteği, Müslümanlar tarafından buraya ziyaretin çok yapılması istenmişti. Bundan amaç, Filistinlilerden başka dünya Müslümanlarının buraya sahip çıktığını, tüm Müslüman âlemi için buranın değerli bir yer olduğunu ve Yahudilerin asla buraya tecavüz etme cesaretini göstermelerine böylelikle izin verilmemesi mesajı olacağı vurgulanmıştı. Ama görülen o ki, buraya Mekke ve Medine cazibesince ziyaret edilmemektedir. Bu manzara karşısında da Yahudiler Müslümanalar için kutsal mabetlere saldırmaya, çirkin ve iğrenç şeyler yapmaya arsızca devam etmektedirler.

Kâbe’de bile, önlem alınmayan bir Vinç 107 Müslümanın ölmesine neden olmuştur, göz göre göre. Bir Müslümanın canı ve malı bu kadar ucuz olabilir mi? Günümüzde Müslümana bir faydası olmayan savaşların, üstelik de Müslümanlar tarafından birbiriyle savaşarak, yaralama ve öldürmeye dönük gayesini anlamakta asla mümkün değil. Bu nasıl bir kader ya Rabbi…

Müslüman dünyayı gezmeli, ilim sahibi olmalı, doğru bildiğini Allah’tan korkarak paylaşmalı tüm insanlık ile. Hangi kardeşimiz nerede nasıl yaşıyor, neye ihtiyaç duyuyor, esir mi yahut gaflet içinde mi sorularına cevap arayıp, elinden ne geliyorsa onlarla paylaşmalıdır. İslam sevgi dinidir, insanı öldürmek değil, onu yaşatıp, İslam üzeri yaşayıp ölmesini sağlayacak bir tebliğci inanç üzerine kurulmuştur. Ölmekte olan kişi inançsız bile olsa yaşatmaya çalışmalıdır bir Müslüman. İçinde kin, gurur, korku, haset ve benlik olmamalıdır. O ölmekte olan inançsız kişinin sağlığına kavuşup, gerçek ve samimi bir mümin olabileceği gerçeği aşikârken, bir kimsenin kusurunu, amelini araştırmanın sonuçlarının da ne kadar acı olduğunu düşünmek gerekiyor.

Mescid-i Aksa’daki görüntü tamamıyla, onu yalnızlığa bırakan, onun doğal şartlarına cevap vermeyen ve maddi-manevi desteklenmeyen şartların sonucudur. Eğer bir boşluk varsa ve o boşluğu bile bile onu dolduracak bir gayrette olmuyorsa, onu dolduracak birileri mutlaka olacaktır. İslam dört duvar arasında, kendi halinde İslam’ın 5 şartını yerine getirmekle yaşanacak bir din değildir. Onun sosyal bir yapısı var ve o yapı içinde kardeşlik, ahlak, tevazu, kul hakkı… Gibi birçok değerler vardır. Bu değerleri birbirimizle yaşamadığımız müddetçe gerçek bir imanı ve Allah’ın rızasını kazanamayız.

Kur’an da Rad süresi 11 ayette “… insanlar değişmedikçe ben insanları değiştirmem” diyor yüce Rabbim. Allah dilerse ol der olur ama Allah’ın dileği bunu imanı ile gerçekleştiren safi kullarının varlığı eliyle yapmak istemesidir. Biz eğer bu değerleri kaybedersek, Suriye, ya da Irak gibi perişan olur, çocuklarımız için memleket ararken onlarda sularda boğulur, Allah korusun. Şu asla unutulmamalıdır ki, bir Müslüman bu dünyada cenneti yaşamak için gelmemiştir. Cennet karşılığında bu dünyada, malını, canını ve kanını Allah için feda ederek, Allah’a has kul olup, yaşamını böyle ikame etmelidir.

Lütfen deve kuşu olmaktan vazgeçip, tüm bedenimiz ve ruhumuzla etrafımızda neler oluyor ders alalım ve kardeşimizin başına gelen ile dertlenelim, çareler arayalım. Artık uykulardan uyanma zamanıdır. Şeytanın yolundan ayrılma vaktidir. Diriliş zamanıdır. Son günlerde yaşanan terör olaylarının ve verdiğimiz şehitlerin son bulması ve kardeşliğimizin kazanması için dua edelim. Elimizden ne geliyorsa yapalım. Rabbim yar ve yardımcımız olsun inşallah.

Saffet Kuramaz


Başa Dön
 Profil Özel mesaj gönder  
 
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 2 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz

Geçiş yap:  
   Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye