Sufiforum.com

1430. Hicri Yıl başlarken hizmete giren SUFİFORUM'da İslam; İslam Tasavvuf Geleneği ile ilgili her türlü güncel ya da 'eskimez' konular yer almaktadır. ALLAH YÂR OLSUN !"

Giriş |  Kayıt




Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 3 mesaj ] 
Yazar Mesaj
 Mesaj Başlığı: Türkiye’deki başörtülü kadın oranı
MesajGönderilme zamanı: 04.07.11, 16:22 #mesajın linki (?)
Çevrimdışı

Kayıt: 15.05.11, 23:36
Mesajlar: 31
TÜRKİYE'DEKİ BAŞÖRTÜLÜ KADIN SAYISI...

AKP Kadın Kolları Başkanı Selma Kavaf, bugüne kadar hiç yapılmayan bir istatistiği açıklayarak, Türkiye’deki başörtülü kadın oranını söyledi.

09 Haziran 2005

AKP Kadın Kolları Başkanı Selma Kavaf, bugüne kadar hiç yapılmayan bir istatistiği açıklayarak, Türkiye’deki başörtülü kadın oranının yüzde 60 olduğunu söyledi.

Selma Kavaf, AKP Genel Başkan Yardımcısı Akif Gülle ve AKP Gaziantep Milletvekili Fatma Şahin ile birlikte bir basın toplantısı düzenledi. Kavaf, Kadın Kolları olarak, hedeflerinin kadınların evden çıkarak, siyasette karar alma ve temsil mekanizmalarına gelmeleri olduğunu söyledi.

Yasalarda, başörtüyü engelleyen bir ifadenin bulunmadığını belirten Kavaf, şunları söyledi:
''Ancak, başörtülü insanlarımızın hak ve özgürlüklerini kullandırmaları önünde, bir sıkıntı vardır. Haksızlığa uğradıkları gayet açık. Hükümetimizin öncelikleri var, ancak başörtüsü konusunun da halledilmesi gerekiyor. Türkiye’de kadınlarımızın yüzde 60’ı başörtülü. İnsanların inançları ve kişisel tercihleri nedeniyle mağdur edilmelerini doğru bulmuyorum.''


http://www.habervitrini.com/haber.asp?id=176994


Başa Dön
 Profil Özel mesaj gönder  
 
 Mesaj Başlığı: Re: Türkiye’deki başörtülü kadın oranı
MesajGönderilme zamanı: 04.07.11, 16:23 #mesajın linki (?)
Çevrimdışı

Kayıt: 15.05.11, 23:36
Mesajlar: 31
Alıntı:
Anketler yalan söyler mi?

Fehmi Koru

Yeni Şafak

Milliyet gazetesi dün kapsamlı bir anket yayımlamaya başladı. Konda firmasının hazırladığı anket aslında üç ay öncesine ait; hayli eski anketin şimdi yayımlanması ilginç. Daha da ilginci şu: Kanal-D televizyonunun '32. Gün' programı için yapılmış ve Radikal gazetesinde üç ay önce yayımlanmış yine 'türban' konulu bir başka anket Milliyet'in dün yayımladığı anketten daha yeni tarihli.

Radikal'de 28 Eylül 2007 tarihinde yayımlanan 32. Gün anketini yapanlar alan araştırmalarını 21-23 Eylül 2007 tarihlerinde tamamlamışlar; Milliyet'in dün piyasaya sürdüğü anketi yapanlar ise 7-8 Eylül 2007 tarihlerinde alana çıkmışlar.

Daha da ilginci şu: Milliyet'te anketi yayımlanan Konda şirketiyle 32. Gün anketini yapan A&G firması 'kardeş' sayılabilecek iki kuruluş.

Bu kadar ayrıntı vermemin sebebi çok basit: Aydın Doğan'a ait Milliyet'in dün yayımladığı anket ile bundan üç ay önce yine Aydın Doğan'a ait Radikal'de yayımlanmış 32. Gün anketi birbiriyle taban tabana zıt... Milliyet'in dün "Türbanlı sayısı 4'e katlandı" manşeti eşliğinde sunulan Tarhan Erdem imzalı araştırma dehşetengiz bilgiler içeriyor: Başını örtenlerin sayısı son dört yılda yüzde 64.2'den 69.4'e çıkmış... Başını türban ile örtenlerin oranı ise yüzde 3,5'tan 16.2'ye yükselmiş... 2003 yılında türban takan lise mezunlarının oranı yüzde 2.5 iken bugün yüzde 17.2'ye yükselmiş bu oran. Türbanlı üniversite mezunlarının oranı 4 yılda 2.6'dan 11.4'e çıkmış...

"Türban serbest bırakılırsa bütün öğrenciler kapanır" demişti ya Tarhan Erdem, onu ispatlıyor bu anket...

Oysa Radikal'de üç ay önce "Örtülü kadın sayısı azaldı, Malezya olmuyoruz" manşetiyle sunulan A&G raporu farklı telden çalıyor: Bu araştırmaya göre başını örtenlerin sayısında dört yılda yüzde 2.9 azalma olmuş. A&G firmasının raporunda başına taktığı örtüye 'türban' adını verenlerin oranı sadece yüzde 6.1 görünüyor.

Dikkat ederseniz, her iki araştırma da dört yıl önce yapılmış bir başka araştırmaya atıfta bulunuyor. 27 Mayıs 2003 tarihinde Milliyet gazetesinde yayımlanmış o araştırmaya baktığımızda, onun, birbirinden çok keskin hatlarla ayrılan son iki araştırmayı gerçekleştirmiş iki uzmanın ortak çalışması olduğunu görüyoruz.

Şimdi bu bilgilere sahip olduktan sonra durup, "Ne oluyoruz?" diye sormaz mısınız?

Elbette anketler de yanılır; ancak burada 'yanılma' sözcüğüyle izah edilmesi imkânsız bir durum söz konusu. Birbirine yakın tarihte aynı konuda iki araştırma yapılmış; alana daha sonra çıkan firmanın yürüttüğü araştırmanın sonuçları henüz dumanı üzerinde tüterken yayımlanırken, alana daha önce çıkan firmanın tam ters sonuçlar çıkarmaya yarayan araştırması üç ay elde tutulup bayatladıktan sonra servise sokuluyor. Hem de aynı medya grubu tarafından...

Neden acaba?

Bu soruyu iki ayrı durum için de soruyorum. Önce yayımladığıyla taban tabana çelişen 'bayat' araştırmanın neden ve neden şimdi yayımlandığını da merak ediyorum tabii, ama bir başka merak konum daha var: Aydın Doğan'ın sahibi olduğu medya kuruluşları, farklı bulgulara sahip daha erken bir tarihte yapılmış Konda araştırması ellerinde olduğu halde, tam da "Türkiye Malezyalaşıyor mu?" tartışması sürerken, "Korkmayın, Malezyalaşmıyoruz" sonucu çıkartan daha sonra kotarılmış araştırmayı neden yayımladı?

Türkiye birçok bakımdan gerçekten garip bir ülke; ancak bir medya grubunun ikide bir manşetleriyle kafaları karıştırması çok daha garip... En iyisi Aydın Doğan kararını açıklasın da hepimiz rahatlayalım: Yakın tarihlerde yapılmış iki rapordan hangisine inanalım; "Korkmayın" diyene mi, yoksa dehşete düşürene mi? Suudi Arabistan mı oluyoruz, AB'ye mi giriyoruz?

Bildiğim gerçek şu: Anketler yalan söylemez, insanlar onlara yalan söyletir.

http://www.iyibilgi.com/haber.php?haber ... 9&do=print



Anketlere göre türbanlı oranı arttı mı azaldı mı?

Barış ERDOĞAN

Sabah

4 Aralık 2007, Salı

Geçtiğimiz yıl TESEV ve iki ay önce 32. Gün ile A&G şirketinin ortak yürüttüğü araştırmalar "Türban takanların oranında düşme var" derken Konda şirketi "Türban takanların oranında yükseliş var" diyor..

Türkiye'de kadınların örtünme biçimleri hakkında yapılan kamuoyu araştırmaları farklı sonuçlar veriyor. Tarhan Erdem'in yönetiminde Konda araştırma şirketinin anketine göre Türkiye'de başını örten kadınların oranı "muhafazakâr-demokrat" AKP'nin iktadarda olduğu son 4 yılda yüzde 64.2'den yüzde 69'a yükseldi. Ancak son bir yıl içinde yapılan iki büyük araştırma Konda'nın sonuçlarıyla çelişiyor. 32 Gün programı ve A&G'nin Eylül 2007 tarihinde ortak hazırladığı araştırmaya göre her 100 kadından 61'inin başını örttüğü Türkiye'de son üç buçuk yılda başı kapalı kadınların sayısında yüzde 2.9'luk bir azalma oldu. TESEV'in Kasım 2006'da yayınladığı "Türkiye'de Din, Toplum ve Siyaset" araştırmasını verilerine göre Türkiye'de evin dışına çıkarken başını örtenlerin oranı 1999'da yüzde 72.7 iken bu rakam 2006'da 63.5'e düştü.

5289 DENEK VAR
Konda araştırma şirketinin 41 ilde toplam 5289 kadın ve erkekle yaptığı anketin en dikkat çekici sonucu geleneksel örtünme biçimi olan yemeni, başörtüsü takanların hızlı bir şekilde örtünme biçimini türbana dönüştürmesi. Araştırma verilerine göre başını türbanla örtenlerin oranı son dört yılda yüzde 3.5'ten 16.3'e çıktı. Başörtüsü, yemeni gibi geleneksel örtülerle örtünen kadınların oranında ise yüzde 59.5'ten, yüzde 51.9'a düşüş oldu. Diğer bir deyişle son dört yılda başını örtenlerin oranı kendi içinde yüzde 10 dolayında artarken, örtenler içinde daha modern ve şehirliliği işaret eden türbanı kullananların oranı 4.7 misli katlandı. Eğitim düzeyi yükseldikçe genel olarak Türkiye'de örtülü kadınların oranı düşüyor, ancak tüm örtülü kadınlar arasında eğitim seviyesinin artışıyla beraber türban kullanma oranı radikal bir biçimde artıyor. İlkokul ve daha az eğitimlilerde türban takma oranı son dört yılda 3.9 kat artarken, lise mezunları arasında bu oran tam 6.9 kez artıyor. Taha Erdem'in araştırmasının bir başka ilginç sonucu ise ev kadınlarının dörtte üçü, öğrencilerin dörtte birinin başını örtmesi. Bekâr kadınların yarısı evlilikten sonra başlarını örtüyorlar. Türkiye'de her bekâr yüz kadından sadece 35'i başını örterken, 65'inin başı açık. Konda'nın bu bulgusu 38 il ve 128 ilçede 1863 denekle yapılan 32. Gün- A&G araştırmasıyla örtüşüyor. Bu araştırmaya göre evli kadınların % 70.6'sı başını kapatırken bu oran bekârlarda % 31.8.

Resim

23 İLDE YAPILMIŞ
Konda anketinin bir başka dikkat çekici verisi başını örtme eğiliminin kentte kırsal kesime göre daha fazla artması. 2003 yılında kentte oturanlar arasında başını örtenlerin oranı yüzde 56.3 iken bu oran 4 yıl içinde yüzde 64.9'a yükseldi. Kırsal kesimde ise başını örtenlerin oranı yaklaşık beş puanlık artışla yüzde 75.5'ten yüzde 80.2'ye yükseldi. TESEV'in 23 ilde 1492 kişiyle yaptığı anketin verileri ise kırsalda Konda'nın çalışmasıyla aynı eğilimi gösterirken şehirlerde çelişiyor. TESEV'in rakamları eşarp/başörtüsü/yemeni takanların oranının kırsalda artış, şehirlerde ise düşüş olduğunu işaret ediyor.

Resim

http://arsiv.sabah.com.tr/2007/12/04/ha ... 8C67E.html


Başa Dön
 Profil Özel mesaj gönder  
 
 Mesaj Başlığı: Re: Türkiye’deki başörtülü kadın oranı
MesajGönderilme zamanı: 04.07.11, 16:45 #mesajın linki (?)
Çevrimdışı

Kayıt: 15.05.11, 23:36
Mesajlar: 31
Türkiye'nin en önemli 3 sorunu

16.11.2010 14:32:05

Konsensus Ekim-2010 kamuoyu araştırmasında ön plana çıkan başlık, hiç gündemde olmadığı halde siyasi tartışmalar sonucu gündeme gelen "türban ve başörtüsü" oldu. Ankete katılanların yüzde 35.4'ü başörtüsü taktığını söylerken, yüzde 35.1?i örtünmediğini söyledi. Bu soruya "Sürekli türban takıyorum" diyenlerin oranı ise yüzde 19'da kaldı.

Habertürk'ün okurları için her ay düzenli olarak Konsensus Araştırma ve Danışmanlık'a yaptırdığı kamuoyu araştırmasında ortaya çıkan önemli bir sonuç da siyasi tartışmalar sonucu gündeme gelen "türban ya da başörtüsü" konusuydu. Türkiye'nin çözülmesi gereken sorunları başlığında ekim ayı içerisinde üçüncü başlık konumuna gelen türbanla ilgili sorular da Türkiye genelinde bin 500 katılımcıya yöneltildi.


İŞTE SAYILARLA TÜRBAN
Dizimizin son gününde, Konsensus'un "Yeniden ortaya çıkan sorun: Türban" başlığıyla ifade ettiği Ekim-2010 araştırmasını sizlerle paylaşacağız.

İşte üniversite öğrencilerinin türban ve başörtüsü kullanma oranları, Türkiye?de kadınların neden başörtüsü taktığına ilişkin değerlendirmeler ve siyasi partilere göre seçmenin türbanı nasıl yorumladığına yönelik önemli veriler...

Konsensus ekim ayı çalışmasında, ülke genelinde bin 500 katılımcıya Türkiye?nin çözülmesi gereken üç önemli sorununun neler olduğu sorusunu yöneltti. Sandık başına gidebilecek 17 yaş üstü kadın ve erkek seçmenin çözüm bekleyen sorunlar başlığında ilk sırada ifade ettiği en önemli sorun, yüzde 67.2 ile işsizlik oldu. İşsizlik sorununun ardından ifade edilen diğer iki sorun ise PKK/Güneydoğu olarak araştırmaya yansıdı.

Bu başlık altında dikkat çeken üçüncü sorun da Türkiye'nin 2010 Ekim ayında gündemine oturan "başörtüsü/türban" başlığıydı.

YÖK yönetmeliğinde yapılan başörtüsüne serbesti getiren değişikliğin ardından yükseköğrenim kurumlarında da tartışılan türban ya da başörtüsü konusunu, Konsensus üniversite öğrencilerine sordu.

Üniversitelerde öğrenim gören kadın seçmenlerin yüzde 71'i türban ya da başörtüsü takmadığını belirtirken, yüzde 13'ü başörtüsü, yüzde 12.5'i türbanla örtündüğünü söyledi. Bazen başörtüsü bazense türban takanların oranı ise yüzde 3.5 oldu.

Ekim ayının üçüncü gündemi konumuna gelen türban ve başörtüsü konusuna ilişkin ankete katılanlara, günlük yaşamlarında sürekli başörtüsü ya da türban örtüp örtmedikleri soruldu.

Bu soruya "Sürekli başörtüsü örtüyorum" ve "Başımı örtmüyorum" cevabını verenlerin oranı yüzde 35 oldu. Sürekli türban örttüğünü belirtenlerin oranı ise yüzde 19?du.

Başörtüsü ya da türban ile başlarını bazen örten bazen de örtmeyenlerin oranı ise yüzde 5 olarak saptandı.

Konsensus?un, başörtüsü ya da türban taktığını söyleyenlere "Sokağa başınızı örtmeden çıktığınızı düşünürsek, kendinizi nasıl hissedersiniz?" sorusunu yöneltti.

Bu soruyu türban ya da başörtüsü takanların yüzde 65?lik oranı, ?Günah işlediğim hissine kapılırdım? şeklinde yanıtlarken, yüzde 19 oranında kadın ?Ahlaki değerlerime ihanet ettiğim hissine kapılırdım? cevabını verdi.

Türban ile başörtüsü takan veya takmayanların siyasi eğilimini de soran Konsensus, AK Partili kadın seçmenin yüzde 76.3 oranında türban ya da başörtüsü taktığı, CHP'li kadın seçmenlerin ise yüzde 70.3'ünün türban ya da başörtüsü takmadığı sonucuna ulaştı.

Bu soruya MHP'li kadın seçmenlerin yüzde 53.6'sı "Türban ya da başörtüsü takıyorum", yüzde 41.3'ü ise "Türban ya da başörtüsü takmıyorum" yanıtını verdi.


Konsensus'un "Geçtiğimiz ay, Türkiye gündemini belirleyen en önemli olayların hangileri olduğunu düşünüyorsunuz?" sorusunda katılımcılara 21 gündem maddesi sıralandı. Ekim ayı içerisinde kamuoyunun en fazla önemsediği bu 21 madde arasında ilk sırada yer alan ise 31 Ekim'de Taksim Meydanı'nda yaşanan terör saldırısı oldu. Bunu Ergenekon davası, YÖK'ün üniversitelerde başörtüsüne serbesti getiren yönetmeliği ve demokratik açılım başlıkları izledi.

Kış uykusundan uyanan sorun: Başörtüsü veya türban

Murat SARI (Konsensus Araştırma Danışmanlık Genel Müdürü)

Ekim 2010'da da Türkiye'nin çözülmesi istenen ilk iki önemli sorunu geçen ay olduğu gibi işsizlik ve PKK/Güneydoğu sorunudur. Eylül 2010?da sanki kış uykusundan uyanmış bir sorun olarak ortaya başörtüsü/türban sorunu çıkmıştır ve % 30 ile Türkiye?nin en önemli sorunları arasında üçüncü sırayı almıştır.

"Dini özgürlükleri savunmak için" üniversitelerde, başörtüsü/türbana serbesti istendiğine inananların oranı % 44 iken, "siyasi nedenlerle" istendiğine inananların oranı % 30'dur. AK Partili kadın seçmenin % 76'sı başını örttüğünü belirtirken, CHP kadın seçmeninin % 70'i başını örtmediğini söylemiştir. Burada bence önemli olan bir diğer konu, AK Parti seçmeni içerisinde % 14'lük bir kadın seçmenin başını örtmediği, CHP'li kadın seçmen içerisinde % 17'lik bir kesimin ise başını başörtüsü ile örttüğüdür. AK Parti seçmeni içerisinde başını türban ile örtenlerin oranı % 30, MHP seçmeni içerisinde % 19'dur. CHP seçmeni içerisinde başını türban ile örten kadınların oranı sadece % 2'dir.

AK Parti seçmenleri içerisinde üniversitelerde başörtüsü/türban serbestisinin dini özgürlükler için istendiğine inananların oranı % 65 iken, CHP seçmeni içerisinde siyasi nedenlerden türban serbestisi istendiğine inananların oranı % 61'dir. Bu rakamlar CHP ve AK Parti arasındaki türban kutuplaşmasını net olarak açıklamaktadır.

Sözün özü başörtüsü/türban sorunu Ekim 2010?da kamuoyunun gündemine oturmuştur. "Genel seçime 7 ay kala bu sorunun birden ortaya çıkması, başörtüsü ve türbanın, bütün siyasi eğilimler için seçim sürecinde önemli bir propaganda malzemesi olacağının göstergesidir" diye düşünüyorum. Umarım bu süreçte, dini ve ahlaki nedenlerle başörtüsü/türban ile örtünen mütedeyyin kadınlarımız, Ortadoğu'nun tek laik Müslüman ülkesinde kendilerini siyaset malzemesi olarak kullandırmazlar.

(Alper URUŞ/AHT)

http://www.ankaraport.net/haberler/1518 ... urban.html


Başa Dön
 Profil Özel mesaj gönder  
 
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 3 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 2 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz

Geçiş yap:  
   Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye