Sufiforum.com

1430. Hicri Yıl başlarken hizmete giren SUFİFORUM'da İslam; İslam Tasavvuf Geleneği ile ilgili her türlü güncel ya da 'eskimez' konular yer almaktadır. ALLAH YÂR OLSUN !"

Giriş |  Kayıt




Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 3 mesaj ] 
Yazar Mesaj
 Mesaj Başlığı: Allah'ın (cc.) İrade sıfatını nasıl anlamalıyız ?..
MesajGönderilme zamanı: 17.04.10, 03:59 #mesajın linki (?)
Çevrimdışı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 22.01.10, 04:41
Mesajlar: 345
Allahu Teala "Fa'âlün Limâ Yürîd../ Her Dilediğini İşleyendir.." (Buruc:16) bu ayet-i Kerime'nin iki şart cümlesi ile takdiri manası (açılımı) şudur: Allah (cc.) "dilerse işler dilemezse işlemez".. (yani) dilediğini işler dilemediğini işlemez.. dilediğinden de sorulmaz; dilemediğinden de.. İşlediğinden de sual edilmez işlemediğinden de.. Allahu Teala'nın ne irade ettiği (yaptığı) şeyde ne de irade etmediği (yapmadığı) şeyde kendisine bir vücub (zorunluluk) terettüb etmez.. işte mutlak, galib ve hâkim "İrade" budur..

Allahu Teala'nın "Bilinmeye" mahabbet eyleyip iradesi ile âdemi ve âlemi yaratmış olması: O'nun (hâşa) bu işe (îcad-ı âleme) zorunluluğu vardı ma'nasına gelmez.. eğer "Mahabbet" yüzünden irade-i İlahiyye zuhura galmese idi "Olanlar" (zaman mekan kainat ve mâ-fiha) olmayabilirdi.. bu mümkün ve caizdir.. şu ma'nada "Mahabbet" dahi cenab-ı Hakk'ın kendi (-inden kendisi) üzerine cebr (zorlama) ifade etmez..

Gülşen-i Râz sahibi mahmud-i Şebüsterî hazretleri (ks.) der ki: " Biz vücudda (yok iken vara gelmekte) Hakk'ın vücuduna (ezeli ebedi vâcib varlığına) muhtacızdır.. Hakk ise zuhurda (sıfat-ı ilahiyyesinin eserleri ile gözükmekte) bize müştaktır.." burada müştak kelimesinden maksud dahi zuhura mecbur olma kasdında değil görünmeye mahabbet kılma ma'nasındadır..

söz konusu 1.şart cümlesi neydi: "Allah Dilerse İşler".. işte bu hem mümkün hem vaki'dir (yani) âlem ve âdem Hakk'ın iradesi ile vaki' (var) olmuştur.. 2.şart cümlesi neydi: "Allah Dilemezse İşlemez".. bu dahi mümkün ve caizdir (yani) âlem ve âdem irade edilmese edilmez olan da vaki' (var) olmaz idi.. böyle olmakla beraber o ma'nanın (olmamaklığın) li-hikmetillah vukuu (olmuşluğu) yoktur..

filozoflar Hakk'ın (esma ve sıfat eserleri ile) zuhura gelmesine "sudur" diyorlar ve o suduru da "Hakk'a Lazım" (!) bir iş olarak görüyorlar.. halbuki sudur "nazariyesi" ile zuhur "bâzâriyesi" aynı ma'naya gelmez.. (cenab-ı Hakk'ı sudura mahkum hayal eden zihniyetten tenzih ediyoruz).. biz bâzâr esprisi ile İlahi tecelli ve teayyünü kasd ederiz.. Mahabbetullah yüzünden zuhura gelen taayyünat ve tecelliyatta cebr değil hikmet cereyan eder.. Hikmette ise vücub (olanın olması zorunluydu olmamağa çaresi yoktu) ma'nası bulunmaz..

nihayet Zat-ı pak-i Subhaniyye "Kenz-i Mahfî" hazretinde (yine) "Olduğu Şan" üzeredir.. nitekim Hadis-i şerif'de şöyle geliyor: "Kânellahu ve lem yekün me'ahü şey'ün.. Allah (cc.) var idi O'nunla beraber hiç bir şey yok idi.." hz.Ali efendimiz kerremallahu veche (şerh eyledi) " el-ân kemâ kân.. O (cc.) yine şu anda da öyledir.." yani şu anda da hakiki (vacib müstakil kaim bi-nefsih) Varlık Allahu Teala'nın varlığıdır.. gerisi: (her şey) O'ndan hikayet kılar...

(yani) ne demek istiyoruz, mes'ele şudur: Zat-ı Pak-i Subhaniyye şanında "zuhur" dahi söz konusu değildir.. nerde kaldı ki sudura mahkum ve mecbur olsun?.. nihayet zuhura gelen İlahi esma ve sıfat suretlerinin (gölgelerinin) eserleridir.. (Zat-ı Bahtı Tenzih ederiz..)

mes'elenin başka bir yönü de şudur: Hakk Teala hazretleri hakiki Mürid'dir.. (yani) "İrade Eden".. buna göre her nesne O'nun (cc.) İradesi iledir.. ama her şey (her ma'na) Rızası ile değildir.. (mesela) iman Hakk'ın iradesi iledir ve hem rızasını dahi celb eder.. şirk ve küfür dahi Hakk'ın iradesi iledir fakat ondan rızası yoktur.. (yani) küfrün iradesi ile olmaklığı Rızası ile olmasını müstelzim değildir... nihayet Allah (cc.) imandan razıdır küfürden razı değildir...

soru: madem ki küfür Hakk'ın iradesi ile vücuda geliyor ya ne diye razı olmaz ?.. Hakk Teala küfrü irade eder yaratır ama küfürden (tekzib edilmekten) razı olmaz (mahtumu aff dahi etmez).. çünki insan irade-i cüziyesine rağmen (imanı dahi sevip seçmekte muhayyer iken) ayn-ı sabitesi olan istidadıyla o sıfata (küfre) müşteri olmuş: kalbi ile sevmiş: kesb eliyle satın almıştır... [kendi düşen ağlar mı?.. ister ağlasın ister ağlamasın!..]


Başa Dön
 Profil Özel mesaj gönder  
 
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 3 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 2 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz

Geçiş yap:  
cron
   Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye