Sufiforum.com

1430. Hicri Yıl başlarken hizmete giren SUFİFORUM'da İslam; İslam Tasavvuf Geleneği ile ilgili her türlü güncel ya da 'eskimez' konular yer almaktadır. ALLAH YÂR OLSUN !"

Giriş |  Kayıt




Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 2 mesaj ] 
Yazar Mesaj
 Mesaj Başlığı: Mektubât-ı Rabbanî / Abdulkadir Akçiçek tercemesi / TAKDİM
MesajGönderilme zamanı: 03.11.09, 15:58 #mesajın linki (?)
Çevrimdışı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 03.01.09, 22:40
Mesajlar: 926
TAKRİZ

Ahmet SERDAROĞLU
Diyanet işleri Başkanlığı Müfettişi

Tasavvufla ilgilenen ve bu konuda eser verenlerin sayısı bir hayli kabarıktır. Fakat tasavvufu gereği gibi anlayan ve anlatanlar çok azdır. İmam Rabbani bunlardan birisidir. «Mektubât» adlı bu çok değerli eseri İslâmî tasavvufu çok güzel açıklamaktadır.

Açık bir dil ile terceme edilmiş olan bu eseri okumanın çok yararlı olacakında şüphe yoktur.

Bu çok kıymetli eseri dilimize çeviren Muhterem Abdulkadir AKÇİÇEK'e ve temiz bir baskı ile okuyucularımıza sunulmasında hizmeti geçenleri tebrik eder; bu sa'y ü gayretlerinin meşkûr olmasını ve benzeri eserlerle hizmete devam etmelerini Cenâb-ı Hak'tan niyaz ederim.

Her halde tevfik Allah'tandır.

_________________
" Hayrlar Feth Olsun ; Şerler Def Olsun !.."


Başa Dön
 Profil Özel mesaj gönder  
 
 Mesaj Başlığı: Re: Mektubât-ı Rabbanî / Abdulkadir Akçiçek tercemesi / TAKDİM
MesajGönderilme zamanı: 03.11.09, 15:58 #mesajın linki (?)
Çevrimdışı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 03.01.09, 22:40
Mesajlar: 926
ESERİ TETKİK ve TAKDİM

Ömer KİRAZLI

Hamd ederiz Âlemlerin RABBI'na ki, bizi İSLÂMLIK ve İNSANLIK ni'meti ile perverde kıldı... Nasıl hamd etmiyelim: İzzeti, İslâmlıkta; şerefi insanlıkta bulduk.. Ve böylece mes'ud ve bahtiyar olduk...

***

Mâ'lum, İSLAM:

Hak ve hakikat imanı;
Saadet ve selâmet ilmi;
Ferd, cem'iyyet, hukuk, iktisad nizâmı;
Sıhhat, ahlâk ve san'at düzeni;
Huzur ve beka duygusudur..

***

İNSAN:

Halikın yarattığı en yüksek mahluk;
Ahsen-i takvim sırrına mazhar;
Bütün mevcudat emrine müsahhar;
Hayat, akıl, dil, ilham;
İş, düzen, vücud, imkân;
İlim, fazilet, san'at;
Kendisine bahş olunan mümtaz varlık..

Belli ki milyarlarca mahlûkat ve mevcudat içinde «KÂDİR-İ MUTLAK» in takdiri ile, İSLÂM ve İNSAN oluş, çok büyük bir mazhariyyettir.

Cenâb-ı Hak bir âyetinde:

«Biz, insanı en güzel kıvamda yarattık.» (Tin sûresi: 4) buyuruyor.

İnsan, diğer yaratıklarla mukayese edildiğinde: Cidden cisim, ruh, akıl, ilim, nutuk, fazilet ve san'at sahibi olarak, sayılamıyacak derecede imkânları ile en güzel kıvamda yaratılmış olduğu görülür. (Elmalılı Tefsiri, Tin sûresi)

Diğer bir âyette:

«Biz âdemoğlunu mükerrem kıldık.» (İsrâ sûresi: 70)

Bu mükerremiyyet, âdemoğluna bir durum muvacehesinde ihsan olunmuştur.. O da:

«Sizin en mükerreminiz, ALLAH indinde en muttaki olanınızdır.» (Hucûrat sûresi: 13)

Şimdi: KEREM, EKREM, İTTİKA, ETKA nedir?

Bunları izah edelim. Böylece:

ETKA'dan EKREMİ;

EKREM'den İSLÂMLIĞI,

İSLÂMLIK'dan İNSANLIĞIMIZIN derecesini ta'yin etmiş olalım...

KEREM : ALLAH tarafından bahşolunan, in'âm, ihsan, î'tibar, ikramdır.

EKREM : En ziyâde ikram olunmuş.

İTTİKÂ : İyi sakınmak, tam korunmak, vikayelenmektir.

Hakkın emirlerini lâyıkıyle tutmak, nehiylerinden uzak durmak.

Sünnetullaha uygun hareket etmek. Kevni kanunlara muvafık davranmak, muhalefette bulunmamak. Helâle rağbet etmek, haramdan kaçınmaktır.

ETKA : Mübâleğa ile İttikadır.

İnsanın bütün mevcudiyetiyle Hakka yönelmesi, her an ALLAH ile olmak şuuruna ermesidir.

Bunlara göre, bilgi ve riâyetimizi artırır, kalimiz ve halimizle HAKK'a bağlılığımızın derecesini fehmedersek, İSLÂMLIK ve İNSANLIĞIMIZIN da ne raddede olduğunu ta'yin etmiş oluruz.

(İsrâ sûresi) nin gayesi, bu nükteyi anlatmaktır.

***

İSLÂMİYYET:

İçinde en küçük bir eğrilik, en basit bir ihtilâf, en cüz'î bir boğuşma olmıyan gerçek, ahenkli, mütekâmil bir fikir ve hayırlı İŞ ve TEVHİD manzumesi olarak meydana konmuş bir DİN'dir.

***

İSLÂMİYYET:

İhtilâfa, tefrikaya düşen kuvvetleri birleştirmek ve her türlü meyil ve şevkleri, meşru' olarak meze etmek; zengin, fakir, âlim, cahil, her zümreyi vaziyetlerine göre tatmin etmek; İNSAN, HAYAT ve TABİATIN durumlarına göre haklarını, ilgilerini ve bağlarını temin etmek ve «BİRLİK» leri «DİRLİK» lerini doğuracağını telkin etmek ve bu hakikati cihâna yaymak için gelmiştir.

***

İSLÂMİYYET:

Arz ve semâyı tabiat kanunlarında;
Dünya ve âhireti DİNÎ nizamda;
Ruh ve cesedi İNSANLIK âdabında,
İbâdet ve ameli, hayat düzeninde;
Hukukla ahlâkı, cemiyet kaidelerinde birleştirerek; hepsini «TEK YOL» a getirmek ister.

***

Bu işi bu sulh ve müsâlemeti, ne ferd hesabına, ne cemâat namına; ne de bir neslin veya zümrenin aleyhinde diğer bir neslin veya zümrenin hesabına yapar...

Çünkü, bunlardan herbirinin, HAK ve ADALET üzre riâyete mecbur oldukları durumları vardır.

Ferd, cemiyet, ırk, zümre, fırka, millet, ümmet, nesil ve nesillerin hepsi. YARADILIŞ KANUNU ile kayıtlıdırlar.

Bu kanunun bir tek gayesi vardır: O da nesillerin yani bütün devirlerde İNSAN oğlunun fa'âliyetlerini, hayatın gerçek hedefine yöneltmek; İNSANI, İNSAN-I KÂMİL olarak kâinatın yaratıcısı «ALLAH» a erdirmektir.

Ve böylece İNSAN için gerekli huzur ve bekayı temin etmektir.

***

Bunun lâyıkıyle anlaşıldığı ve tatbik edildiği devirlerde, geceler, gündüze döndü ve İNSANLIK seyr ü sülük, tâlim - terbiye ile ÂDABA girdi; huzur yüzü gördü.

Bugün dünyâ, artık edindiği tecrübeler, çektiği çilelerden dolayı uyanır da çıkmaz sokakları bırakır; HAK DİNİNE girerse yine TEVHİD ve HUZURA erer.

Durum ve gerçek böyle olunca, artık akıl sâhibi İNSANA bu yolda çalışmak bir vazife ve buna ermek bir gaye olur.

İşte bu yol ve gayeyi göstermesi itibariyle insanlara «KUR'ÂN-I KERÎM» ve «HADİS-İ ŞERİF»lerden sonra tavsiye edilecek kitabların başta gelenlerinden biri de şudur:

«İMÂMI RABBANİ MEKTÛBÂTI»

***

İMAMI RABBANİ Ahmed Fârûkî Hazretleri:

Hindistan'ın Serhend beldesinde 971 ( M. 1563) yılı aşûra günü doğdu. 63 yıl yaşadı. 1034 (M. 1624)’de vefat etti.

Ulema-i râsihîn, Gavsül-vâsılîn, Efdal-i fudalâ, Kutbül-Aktâb, Âlî Cenâb, Mazhar-ı kerâmât, Câmi-i derecât, İmam-ı tarikat, Muktedâ-i ehl-i hakikat ve.. kümmelinden bir zat idi.

Dedeleri 20 batın sonra Hz. ÖMER'e varır; Allah ondan razı olsun.

***

Muhakkik «İMÂM-I SUYÛTÎ Cem'ul-cevâmî'» adlı kitabında:

—«Benim ümmetim içinde SILA nâmında bir kimse gelecektir. Onun irşad ve şefaati ile nice nice insanlar cennete gireceklerdir.»

Mealindeki sahih hadîs-i şerifi nakleder.

Sofîyye uleması «SILA» (*); nâmını AHMED FÂRÛKÎ Hz.lerine atfederler.

(*) SILA: Şeriat ile Tarîkatı vasfeden birleştiren demektir.

***

AHMED FÂRÛKÎ Hz. Cenab-ı HAK ve Peygamberimiz S.A. taraflarından bir çok ilham ve imkânlara mâ'nen ve maddeten mazhar olmuşlardır.

Onun zamanında ve Ondan sonra gelen bir çok ulemâ meşâyih ve siyâsiyyûn ondan istifâde ve istifâza eylemişlerdir. Bu gün, el'an Onun himmeti sâri ve feyzi câridir.

Zamanında devrinin hükümdarı, onun duasını ister, fikrini alır, sözünü tutar, muvaffak olurdu.

Üstadı, Nakşibendi hâcegânından MUHAMMED BÂKİ hazretleri:

— AHMED bir güneştir. İki cihan onun feyz ve fazilet nurları ile aydınlanmaktadır, derler.

İMÂM-I RABBANİ Hz.nin şân u şöhreti her tarafı tutmuş; ŞERİAT, TARİKAT, MA'RİFET ve HAKİKATdaki Asr-ı Saadet anlayışı ve anlatışı onun tâbî'lerini çoğaltmış; tefrika ve indî tevilden bunalan ricali uyandırmış; TEVHİD EHLİNE gerekli, KURAN ve HADİS fikriyyâtını telkin buyurmuşlardır.

Ve böylece zamanının ulemâsı, şahı ve gedâsı ona intisâb etmişlerdir.

— MÜCEDDİD..

Diye anılmaya başlamış.. Yedi iklimi birbirine mezceden dirayeti, âlimi, câhili; zengini fakiri uzlaştıran feraseti; çeşitli tarikat ve mezheblerin te'lîfindeki idaresi; hülâsa yüce TEVHİD DÎNİNİN —türlü sebeblerle, dağılmış— sâliklerinin esas usûle göre yetiştirilmesi, BİRLEŞTİRİLMESİ onun vazifelerinden idi...

Maddî, Mânevi imkân ve tevâfuklarla 8 büyük TARİKAT'ın Şeyhi, İmâmı olmuşlar ve herbirinin DERVİŞLERÎNİ durumuna, usûlüne göre irşâd buyurmuşlardır...

Mü'minlerin, ehl-i HAK, ehl-i DİN, ehl-i TEVHİD, ve ehl-i SÜNNET olarak birbirlerine yaklaşmaları, kaynaşmaları, birleşmeleri; inandıkları İMANIN ve mensub oldukları İSLÂMIN ve tuttukları YOLUN icabıdır.

Âlemlere rahmet olarak gelen PEYGAMBERİMİZ'in, S.A. iki cihan saadetini sağlayan, DİNÎ bütün İNSANLIĞA ve VARLIĞA gereken değeri vermiş ve icablara göre en hayırlı ve mes'ud düzeni kurmuştur.

İmâm-ı RABBANİ hazretleri de bu yolu tutmuştur.

Tefrikalara yol açan siyâsî, idarî, zümrevî, ırkî ve bölgevî düşünceleri bıraktırmak, bu uğurda öne düşenleri uyandırmak, sulhetmek, ÂLEMÎN huzuru için şart idi.. Hazret de onu yaptı...

İnsanları gönlünden birbirine bağladı: Birliği kurdu: Dirliği sağladı...

***

MEKTÛBAT:

Elimizde tuttuğumuz bu MEKTÛBAT, İmâm-ı RABBANİ hazretlerinin dostlarına yazdığı mektubların Arapçasından, Türkçemize tercüme edilmişleridir.

İnsanlardaki çeşidli isti'dat, kabıliyyet ve durumlara göre:

«Akıllarının alabileceği tarzda konuşunuz!»

Hadîs-i Şerifine uyularak kaleme alınmış ve böylece geniş çapta ÎRŞAD ve fayda sağlamıştır.

Eserin hakikat açısından el'an salâbet ve selâsetini muhafaza ettiği ve bugünün MÜSLÜMANINA ışık tuttuğu için; tam tercümesi, tab'ı ve neşri bekleniyordu.

Faydalı eser seçmekte basiretine hayran olduğumuz muhterem ABDULKÂDİR AKÇİÇEK'in aslına sâdık kalarak ve hiç bir te'vile özenmeden, MEKTÛBAT TERCÜMESİ, gözlerimiz önüne konmuştur. El hamdülillah!..

Her mektubun, mevzuları ve ihtiva ettiği hakikatlar, başında gösterilmekle beraber umulur ki —bundan sonra— bir MÜDAKKIK çıkıp, İLİM, içtimâiyyat, tasavvuf, âdâb, siyâset, ıstılah ve luğat bakımlarından eseri incelesin ve mükemmel bir izah ve FİHRİSTini tertib buyursun!..

Böylece eserin zengin muhtevasına daha çobuk vâkıf olmak ve mevzuları bulmakta büyük bir kolaylık sağlanmış olacaktır.

Bu bir DOKTORA mes'elesi olarak ele alınmalı ve sonra bütün DÜNYA dillerine çevrilmelidir.

Kur'ân-ı Kerim'in anahtarı mesâbesindeki bu kabil eserlere İnsanların büyük ihtiyâcı vardır. Tevfik ALLAH'dandır.

1 NİSAN 1977

_________________
" Hayrlar Feth Olsun ; Şerler Def Olsun !.."


Başa Dön
 Profil Özel mesaj gönder  
 
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 2 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 2 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz

Geçiş yap:  
cron
   Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye