Sufiforum.com

1430. Hicri Yıl başlarken hizmete giren SUFİFORUM'da İslam; İslam Tasavvuf Geleneği ile ilgili her türlü güncel ya da 'eskimez' konular yer almaktadır. ALLAH YÂR OLSUN !"

Giriş |  Kayıt




Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 5 mesaj ] 
Yazar Mesaj
 Mesaj Başlığı: Mektubat-ı Rabbanî Okurken...
MesajGönderilme zamanı: 24.02.09, 14:55 #mesajın linki (?)
Çevrimdışı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 14.12.08, 12:14
Mesajlar: 1108
Mektubat-ı Rabbanî Okurken Dikkat Edilecek Hususlar

İmam-ı Rabbanî mektuplarının önemli bir kısmını, medrese ve tekke eğitimi görmüş, tasavvuf ve kelamın ince meselelerine vakıf yetkin kimselere göndermiştir.

Özellikle tasavvufî inceliklerden bahsedilen mektuplar İmam-ı Rabbanî’nin halifelerine yazılmıştır.

Bu bakımdan Mektubat’ta, bu konularda ön eğitim almamış sıradan insanların anlamakta güçlük çekeceği ya da yanlış anlayabileceği bir takım ifadelere rastlamak mümkündür. Bu sebeple Mektubat okumalarında aşağıdaki hususlara dikkat etmenin önemli olduğunu düşünüyoruz:

* Ancak tasavvufî konularda ihtisası olan kimselerin anlayabileceği derin tasavvufî problemlerle ilgili mektupları herkesin okumaması tavsiye edilir. Mesela Zat ve sıfat tecellilerinden veya taayyünlerden bahseden mektupları herkesin okuması doğru olmayabilir. Zira bu mektuplarda kullanılan ifadeler işin esprisini bilmeyen biri tarafından hulul ve ittihad şeklinde anlaşılabilir. Bu tür konulara ilgi duyan kimselerin ilgili mektupları mutlaka genelde tasavvuf terminolojisine özelde Mektubat’ın diline vakıf ehliyetli kimselerin gözetiminde okumaları önerilir.

* Okuyucuların mektup içinde karşılaştıkları tasavvufî kavramlar için kitabın sonuna eklediğimiz lügatçe bölümüne bakmaları tavsiye edilir. Zaman zaman İmam-ı Rabbanî’nin kavramlara kendine has açıklamalar getirdiği göz önünde bulundurulmalı ve mümkünse başka tasavvuf sözlükleriyle yetinilmeyip İmam-ı Rabbanî’nin kendi meramını anlamaya özen gösterilmelidir. Mesela cem ve fark kavramlarıyla ilgili olarak İmam-ı Rabbanî’nin kendine has açıklaması vardır. Mektubat okuması sırasında bu kavramları genel tasavvufî tarifleriyle düşünmek İmam-ı Rabbanî’yi yanlış anlamaya sevk edebilir.

* Mektubat’ın, bütün tasavvufî konuları eni-konu anlatan klasik bir tasavvuf kitabı olmadığı göz önünde bulundurulmalı ve mektupları sırayla okumak yerine konu merkezli okuma yöntemini tercih etmelidir. Böylece İmam-ı Rabbanî’nin bir mektupta sadece belli yönüne temas ettiği bir konunun başka mektuplarda diğer yönlerini bulup okumak mümkün olacaktır.

İmam-ı Rabbanî’nin bazen bir mektupta birkaç satırla anlattığı bir konu başka bir mektubun ana konusu olabilmekte ve uzun uzadıya açıklanabilmektedir.

Bu gibi yerlerde İmam-ı Rabbanî’nin etraflı açıklamaları için konuyla ilgili özel mektupları mutlaka okunmalıdır.

* Mektupların yazımının, İmam-ı Rabbanî’nin halifelik döneminden başlayıp vefat tarihine kadar süren uzun bir sürece yayıldığını düşünerek İmam-ı Rabbanî’nin bazı görüşlerinden dönmüş olabileceği göz önüne alınmalıdır.

Nitekim bu hususu İmam-ı Rabbanî’nin kendisi de çeşitli vesilelerle dile getirmektedir.

Mesela son mektuplara kadar İmam-ı Rabbanî, taayyün-i vücûdîyi hakikat-ı Muhammediyye olarak gördüğü halde Mektubat’ın sondan bir önceki mektubunda bu görüşünden dönmüş ve hakikat-ı Muhammediyye'nin taayyun-i vücudînin aslı kabul edilen taayyün-i hubbî olduğunu benimsemiştir.[25]

İmam-ı Rabbanî’nin başka bir mektupta konuyla ilgili olarak kullandığı şu ifadeler çok manidardır: “Bu fakirin bazı mektuplarında yer alan; «Allah Sübhânehû’nün hakikati salt varlıktır» sözü işin özüne vakıf olamayışımdan kaynaklanmıştır. Tevhid-i vücudî ve benzeri konularda kullandığım ifadeler de bu kabildendir. Bu ifadeleri kullanmış olmamın sebebi işin özüne inemeyişimdir.

İşin aslını öğrendiğimde başta ve ortada yazıp söylediklerimden ötürü pişman oldum ve Allah’tan af diledim...

Allahım senden af dilerim. Allahım, bütün sevmediğin şeylerden dolayı sana tevbe ederim.”[26]

Şu halde indeks bölümünden yararlanmak suretiyle bir konuyu ilgili mektupların bütününden okumak daha sağlıklı olur inşaALLAH...

_________________
" Hayrlar feth olsun ; şerler def olsun !..."


Başa Dön
 Profil Özel mesaj gönder  
 
 Mesaj Başlığı: Re: Mektubat-ı Rabbanî Okurken...
MesajGönderilme zamanı: 24.02.09, 15:07 #mesajın linki (?)
Çevrimdışı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 14.12.08, 12:14
Mesajlar: 1108
Mektubat-ı Rabbanî

İmâm-ı Rabbânî Ahmed-i Fârûkî Serhindî “kuddise sirruh”un çeşitli kişilere göndermiş olduğu mektûblardan beşyüzotuzaltı 536 mektûbu, üç cild hâlinde toplanarak (MEKTÛBÂT) kitâbı meydâna gelmişdir.

Bu kitâbdaki mektûbların birkaçı arabça, geri kalanların hepsi farsçadır.

Muhammed Murâd-i Kazânî Mekkî tarafından binüçyüziki 1302 [m. 1884] senesinde arabçaya tercüme edilerek (Dürerü'l-Meknûnât) adı verilmiş, 1316 [m. 1898] da, Mekke-i mükerremede Mîriyye matba’asında basılmışdır. 1382 [m. 1963] de, İstanbul'da (Hakîkat Kitâbevi) tarafından fotokopisi basılmışdır. Muhammed bin Abdüllah Kazânî 1352 [m. 1933] de Mekkede vefât etmişdir.

İmâm-ı Rabbânî ve halefi-oğlu Muhammed Ma’sûm'un (Mektûbât) kitâbları Müstakîmzâde Süleymân efendi tarafından farscadan Türkçeye terceme edilip, [1277] hicrî senesinde İstanbulda taşbasması yapılmışdır.

1392 [m. 1972] senesinde, Pâkistânda, Karaçi'de (Edeb Menzil Saîd Company) de Gulâm Mustafâ Hân tarafından, üç cildi iki kitâb hâlinde ve hâşiyesinde açıklamalar olarak basılmışdır.
1397 [m. 1977] senesinde, farsca baskının, fotokopisi İstanbulda bastırılmışdır.

_________________
" Hayrlar feth olsun ; şerler def olsun !..."


Başa Dön
 Profil Özel mesaj gönder  
 
 Mesaj Başlığı: Re: Mektubat-ı Rabbanî Okurken...
MesajGönderilme zamanı: 24.02.09, 15:09 #mesajın linki (?)
Çevrimdışı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 14.12.08, 12:14
Mesajlar: 1108
"Allah'ın kitâbından ve Resûlullah'ın hadîslerinden sonra, İslâm kitâblarının en üstünü, en fâidelisi, İmâm-ı Rabbânî'nin Mektûbât kitâbıdır. Mektûbâtda bildirilen tasavvufdan, tarîkatden ve hakîkî mürşidlerden şimdi hiç kalmadı. Bizler, Mektûbâtdaki ince bilgileri, ma’rifetleri anlıyamayız..."

Seyyid Abdülhakîm Arvasî -Q-

_________________
" Hayrlar feth olsun ; şerler def olsun !..."


Başa Dön
 Profil Özel mesaj gönder  
 
 Mesaj Başlığı: Re: Mektubat-ı Rabbanî Okurken...
MesajGönderilme zamanı: 24.02.09, 15:49 #mesajın linki (?)
Çevrimdışı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 14.12.08, 12:14
Mesajlar: 1108
RABBANÎ MEKTÛBLAR TERCÜMESİ

FİHRİST

MEKTÛBÂT-I İMÂM-I RABBÂNÎ BİRİNCİ CİLD

1 BİRİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, kendi mürşidi, Evliyânın büyüğü, kalb ilmlerinin mütehassısı Muhammed Bâkî-billâh Semerkandî hazretlerine yazılmışdır.
İsm-i zâhire bağlı olan hâlleri ve Arşın üstündeki makâmlara yükselmeyi ve Cennetin derecelerini ve ba’zı Evliyânın mertebelerini bildirmekdedir:

2 İKİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, yine büyük mürşidine yazılmışdır. Terakkîlerini ve Allahü teâlânın ihsânlarını bildirmekdedir:
3 ÜÇÜNCÜ MEKTÛB Bu mektûb, yine büyük mürşidine yazılmışdır. Sevdiklerinin belli bir makâmda kaldıklarını, birkaçının bu makâmı geçdiklerini ve tecellî-i zâtî makâmlarına kavuşduklarını bildirmekdedir:
4 DÖRDÜNCÜ MEKTÛB Bu mektûb yine yüksek mürşidine yazılmışdır. Kıymeti çok büyük olan Ramezân ayının üstünlüklerini ve (Hakîkat-i Muhammediyye)yi bildirmekdedir:
5 BEŞİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, yine yüksek mürşidine yazılmışdır. Kendisini çok sevenlerden Hâce Bürhânı gönderdiği ve onun ba’zı hâlleri bildirilmekdedir:
6 ALTINCI MEKTÛB Bu mektûb, yine yüksek mürşidine yazılmışdır. Cezbe ve sülûke kavuşmağı ve cemâl ve celâl sıfatları ile terbiye olmağı ve Fenâ ve Bekâyı ve Nakşibendiyye bağının üstünlüğünü bildirmekdedir:
7 YEDİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, yine yüksek mürşidine yazılmışdır. Kendisinin şaşılacak birkaç hâlini bildirmekde ve birkaç şey sormakdadır:
8 SEKİZİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, yine büyük mürşidine yazılmışdır. Bekâ ve sahv makâmındaki hâlleri bildirmekdedir:
9 DOKUZUNCU MEKTÛB Bu mektûb, yine yüksek mürşidine yazılmışdır. Geri dönüş makâmlarındaki hâlleri bildirmekdedir:
10 ONUNCU MEKTÛB Bu mektûb, yine yüksek mürşidine yazılmışdır. Kurb ve bu’d ve firâk ve vaslın bilinmeyen ma’nâlarını arz etmekdedir:
11 ONBİRİNCİ MEKTÛB Bu mektûb yine yüksek mürşidine yazılmışdır. Ba’zı keşfleri ve kusûrlarını görmek makâmının hâsıl olduğu ve Şeyh Ebû Sa’îd-i Ebül-Hayrın sözünün açıklanması bildirilmekdedir:
12 ONİKİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, yine yüksek mürşidine yazılmışdır. Fenâ ve Bekâ makâmının hâsıl olduğunu ve Seyr-i fillah ve Tecellî-i zâtî bildirilmekdedir:
13 ONÜÇÜNCÜ MEKTÛB Bu mektûb, yine yüksek mürşidine yazılmışdır. Yolun sonsuz olduğu ve hakîkat bilgilerinin, islâmiyyet bilgilerine uygun olduğu bildirilmekdedir:
14 ONDÖRDÜNCÜ MEKTÛB Bu mektûb yine yüksek mürşidine yazılmışdır. Yolculukda hâsıl olan şeyleri ve birkaç talebenin hâllerini bildirmekdedir:
15 ONBEŞİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, yine yüksek mürşidine yazılmışdır. İniş makâmındaki hâlleri ve birkaç gizli bilgiyi açıklamakdadır:
16 ONALTINCI MEKTÛB Bu mektûb, yine yüksek mürşidine yazılmışdır. Yükselmede ve inmedeki hâlleri bildirmekdedir:
17 ONYEDİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, yine yüksek mürşidine yazılmışdır. Yükselmedeki ve inişdeki hâllerden birkaçı bildirilmekdedir:
18 ONSEKİZİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, yine yüksek mürşidine yazılmışdır. Telvînden sonra olan temkîni, Vilâyetin üç mertebesini ve Vücûd-i teâlânın Zât-i teâlâdan ayrı olduğu bildirilmekdedir:
19 ONDOKUZUNCU MEKTÛB Bu mektûb, yine yüksek mürşidine yazılmışdır. Birkaç ihtiyâc sâhibinin gönderildiği bildirilmekdedir:
20 YİRMİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, yine yüksek mürşidine gönderilmişdir. Bir kaç dileğini bildirmekdedir:



21 YİRMİBİRİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, Şeyh Muhammed Mekkî bin hâcı Mûsâ Lâhorîye yazılmışdır. Vilâyet dereceleri ve vilâyet-i Muhammediyyeyi bildirmekde ve tarîkat-i Nakşibendiyyeyi övmekdedir:

22 YİRMİİKİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, Lâhor müftîsi şeyh Muhammedin oğlu şeyh Abdülmecîde yazılmışdır. Rûhun nefse niçin bağlanmış olduğu ve bunların yükselmelerini ve inmelerini ve cesedin ve rûhun Fenâ ve Bekâlarını ve Da’vet makâmını bildirmekdedir:

23 YİRMİÜÇÜNCÜ MEKTÛB Bu mektûb, Hân-ı Hânân ismi ile meşhûr Abdürrahîme “rahmetullahi teâlâ aleyh” arabî olarak yazılmış olup, dîni, câhillerden öğrenmeği men’ etmekde ve soy adı seçmekden bahs etmekdedir:

24 YİRMİDÖRDÜNCÜ MEKTÛB Bu mektûb, Kılınc Hâna yazılmışdır. Sofînin kâin ve bâin olduğu ve kalbin birden fazla şeye bağlanmıyacağı ve muhabbet-i zâtiyye hâsıl olunca sevgiliden gelen elemlerle ni’metlerin müsâvî olduğu ve mukarreblerle ebrârın ibâdetleri arasındaki başkalığı ve kendini yok bilen Evliyâ ile insanları da’vet için geri dönmüş olan Evliyânın başkalıkları bildirilmekdedir:

25 YİRMİBEŞİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, hâce Cihâna yazılmışdır. Peygamberlerin en üstününe “aleyhi ve aleyhim minessalevâti ekmelühâ ve minetteslîmâti etemmühâ” ve Hulefâ-i Râşidîne uymağa çalışmak lâzım olduğu bildirilmekdedir:

26 YİRMİALTINCI MEKTÛB Bu mektûb, Şeyh-ul-âlem Mevlânâ Hâce Muhammed Lâhorîye yazılmışdır. Şevk, arzû ebrârda olur. Mukarreblerde olmaz. Bu makâmla ilgili birkaç şey bildirilmekdedir:

27 YİRMİYEDİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, Hâce Ammek için yazılmışdır. Tarîkat-i aliyye-i Nakşibendiyyeyi övmekdedir:

28 YİRMİSEKİZİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, yine Hâce Ammeke yazılmışdır. Hâlinin yüksekliğini bildirmekdedir. Fekat bu yazıdan, hâlinin alçaldığı ve uzaklaşmış olduğu anlaşılmakdadır:

29 YİRMİDOKUZUNCU MEKTÛB Bu mektûb, Şeyh Nizâmeddîn-i Tehânîserîye yazılmışdır. Farzları kılmağa ve sünnetleri, edebleri gözetmeğe teşvîk etmekde ve farzların yanında nâfileleri yapmanın kıymetinin az olduğu ve yatsı nemâzını gece yarısından sonra kılmamağı ve abdestde kullanılan suyu içmemeği ve mürîdlerin secde etmelerinin câiz olmadığını bildirmekdedir:

30 OTUZUNCU MEKTÛB Bu mektûb da, şeyh Nizâm-ı Tehânîserîye yazılmışdır. Âfâkda ve enfüsde olan şühûdları ve abdiyyet makâmını bildirmekdedir:

31 OTUZBİRİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, şeyh Sofîye gönderilmişdir. Tevhîd-i vücûdînin hakîkati ve Allahü teâlâya yakın olmak ve berâber olmak ne demek olduğu bildirilmekdedir:

32 OTUZİKİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, mirzâ Hüsâmeddîn Ahmede yazılmışdır. Eshâb-ı kirâmın “aleyhimürrıdvân” kemâlâtını ve hazret-i Mehdîyi bildirmekdedir:

33 OTUZÜÇÜNCÜ MEKTÛB Bu mektûb, molla hâcı Muhammed Lâhorîye yazılmışdır. Dünyâyı seven ve ilmi, dünyâyı kazanmağa harc eden kötü ilm adamlarının zararını bildirmekde ve dünyâya düşkün olmayan âlimleri medh etmekdedir:

34 OTUZDÖRDÜNCÜ MEKTÛB Bu mektûb, molla hâcı Muhammed Lâhorîye yazılmışdır. Âlem-i emrdeki beş cevheri uzun ve açık bildirmekdedir:

35 OTUZBEŞİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, meyân hâcı Muhammed Lâhorîye yazılmışdır. Allahü teâlânın zâtını sevmek ve bu sevgide üzmenin ve sevindirmenin, berâber olduğu bildirilmekdedir:

36 OTUZALTINCI MEKTÛB Bu mektûb, hâcı Muhammed Lâhorîye yazılmışdır. Ahkâm-ı islâmiyye, dünyâ ve âhıretin bütün se’âdetlerini taşımakdadır. Ahkâm-ı islâmiyye dışında ele geçen hiçbir se’âdet yokdur. Tarîkat ve hakîkat, ahkâm-ı islâmiyyenin yardımcıları olduğunu bildirmekdedir:

37 OTUZYEDİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, Muhammed Çetrîye yazılmışdır. Sünnete uymak lâzım olduğunu bildirmekde ve tesavvufu medh etmekdedir:

38 OTUZSEKİZİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, Muhammed Çetrîye yazılmışdır. Zât-i teâlâya muhabbeti ve fenâ mertebelerini bildirmekdedir:

39 OTUZDOKUZUNCU MEKTÛB Bu mektûb, Muhammed Çetrîye yazılmışdır. İş kalbdedir. Âdet olarak yapılan ibâdetlerin işe yaramıyacağı bildirilmekdedir:

40 KIRKINCI MEKTÛB Bu mektûb, yine Muhammed Çetrîye yazılmışdır. İhlâsı bildirmekdedir:

41 KIRKBİRİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, şeyh Dervîşe gönderilmişdir. Sünnet-i seniyyeye yapışmağa teşvîk etmekde ve tarîkati, hakîkati ve Sıddîklığı bildirmekdedir:

Olsa da o, mutmeinne, sıfatları gitmez yine.

42 KIRKİKİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, yine şeyh Dervîşe yazılmışdır. Kalbden, başkalarını sevmek pasını temizlemek için, en iyi ilâc, sünnet-i seniyyeye [ya’nî islâmiyyete] yapışmak olduğu bildirilmekdedir:

43 KIRKÜÇÜNCÜ MEKTÛB Bu mektûb, nakîb seyyid şeyh Ferîd-i Buhârî “rahmetullahi aleyh” hazretlerine yazılmışdır. Tevhîd-i şühûdî ve tevhîd-i vücûdî bildirilmekde, ayn-ül-yakîn ve hakk-ul-yakîn anlatılmakdadır:

44 KIRKDÖRDÜNCÜ MEKTÛB Bu mektûb, yine nakîb, seyyid şeyh Ferîde yazılmışdır. İnsanların iyisini medh etmekde ve Ona uymağa teşvîk etmekdedir:

45 KIRKBEŞİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, yine nakîb seyyid şeyh Ferîde “rahmetullahi aleyh” yazılmışdır. Kendine teşekkür etmekde ve insanın muhtâc yaratıldığını, Ramezân-ı şerîfi, orucu ve nemâzı bildirmekdedir:

46 KIRKALTINCI MEKTÛB Bu mektûb, yine nakîb seyyid şeyh Ferîde “rahmetullahi teâlâ aleyh” yazılmışdır. Allahü teâlânın var ve bir olduğu ve Muhammed aleyhisselâmın Onun resûlü olduğu bedîhîdir, pek meydândadır. Düşünmeğe bile, lüzûm olmadığını bildirmekdedir:

47 KIRKYEDİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, yine nakîb ya’nî diyânet işleri reîsi, seyyid şeyh Ferîde gönderilmişdir. Geçen senelerdeki kâfirlerin azgınlığından şikâyet etmekde, müslimânların, dîne hürriyyet veren hükûmete düâ etmesi lâzım olduğunu bildirmekdedir:

48 KIRKSEKİZİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, yine nakîb seyyid şeyh Ferîde yazılmışdır. Din âlimlerine hurmet etmek lâzım olduğunu bildirmekdedir:

49 KIRKDOKUZUNCU MEKTÛB Bu mektûb, yine nakîb seyyid şeyh Ferîde yazılmışdır. Zâhiri, islâmiyyetin emrlerini yapmakla süslemek ve bâtını, Allahü teâlâdan başka şeylere bağlamamak lâzım geldiği bildirilmekdedir:

50 ELLİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, seyyid şeyh Ferîde “rahmetullahi teâlâ aleyh” gönderilmişdir. Dünyânın aşağılığını, kötülüğünü bildirmekdedir:

51 ELLİBİRİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, yine seyyid şeyh Ferîde “rahmetullahi aleyh” yazılmışdır. İslâmiyyeti yaymağa teşvîk eylemekdedir:

52 ELLİİKİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, yine seyyid şeyh Ferîde yazılmışdır. Nefs-i emmârenin kötülüğünü ve ona mahsûs hastalığı ve ilâcını bildirmekdedir:

53 ELLİÜÇÜNCÜ MEKTÛB Bu mektûb, yine seyyid şeyh Ferîde yazılmışdır. Âlimlerin birbirleri ile birleşmemesinin, ortalığı karışdıracağını bildirmekdedir:

54 ELLİDÖRDÜNCÜ MEKTÛB Bu mektûb, yine nakîb seyyid şeyh Ferîde yazılmışdır. Bid’at sâhiblerini ve zararlarını, Eshâb-ı kirâmın büyüklüğünü bildirmekdedir:

55 ELLİBEŞİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, seyyid şeyh Abdülvehhâb-i Buhârîye “rahmetullahi teâlâ aleyh” yazılmışdır. Muhabbet bildirilmekdedir:

56 ELLİALTINCI MEKTÛB Bu mektûb da, şeyh Abdülvehhâba yazılmışdır. Bir seyyide yardım etmesini dilemekdedir:

57 ELLİYEDİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, şeyh Muhammed Yûsüfe yazılmışdır. Nasîhat etmekdedir:

58 ELLİSEKİZİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, seyyid Mahmûda gönderilmişdir. Tesavvuf büyüklerinin yolunu ve Eshâb-ı kirâmın şânının yüksekliğini bildirmekdedir:

59 ELLİDOKUZUNCU MEKTÛB Bu mektûb, yine seyyid Mahmûda yazılmışdır. Ehl-i sünnet vel cemâ’ate “rahmetullahi teâlâ aleyhim ecma’în” uymıyanların, Cehenneme girmekden kurtulamıyacağı bildirilmekdedir:

60 ALTMIŞINCI MEKTÛB Bu mektûb, yine seyyid Mahmûda yazılmış olup, Allahü teâlâdan başka, birşey düşünmemeği bildirmekdedir:

61 ALTMIŞBİRİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, yine seyyid Mahmûda yazılmışdır. Olgun üstâd bulup, câhil şeyhlerden kaçmak lâzım olduğunu bildirmekdedir:

62 ALTMIŞİKİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, Mirza Hüsâmeddîn-i Ahmed “rahmetullahi aleyh” cenâbına yazılmışdır. Cezbe ve sülûk anlatılmakdadır:

63 ALTMIŞÜÇÜNCÜ MEKTÛB Bu mektûb, nakîb seyyid şeyh Ferîde yazılmışdır. Peygamberlerin “aleyhimüsselâm” hep, aynı îmânı söyledikleri bildirilmekdedir:

64 ALTMIŞDÖRDÜNCÜ MEKTÛB Bu mektûb, yine nakîb seyyid şeyh Ferîde “kuddise sirruh” yazılmışdır. Cismin ve rûhun lezzet ve elemlerini bildirmekde ve cisme olan musîbet ve acılara, sabr tavsıye edilmekdedir:

65 ALTMIŞBEŞİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, Hân-ı a’zama yazılmışdır. Müslimânlığın bugünkü hâline ve müslimânların çekdiği sıkıntılara teessüf etmekdedir:

66 ALTMIŞALTINCI MEKTÛB Bu mektûb, yine Hân-ı a’zama “rahmetullahi aleyh” yazılmışdır. Bu yolu medh etmekde ve Eshâb-ı kirâmın büyüklüğünü bildirmekdedir:

67 ALTMIŞYEDİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, Hân-ı Hânâna “rahmetullahi aleyh” yazılmışdır. Bir muhtâcın gönderildiği bildirilmekdedir:

68-ALTMIŞSEKİZİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, yine Hân-ı Hânâna “rahmetullahi aleyh” yazılmışdır. Tevâzu’ zenginlere, nazlanma da fakîrlere yakışır demekdedir:

69 ALTMIŞDOKUZUNCU MEKTÛB Bu mektûb, yine Hân-ı Hânâna “rahmetullahi aleyh” yazılmışdır. İnsanı dünyâda ve âhıretde yükseltecek olan tevâzu’un ne olduğu ve kurtuluşun ancak Ehl-i sünnete uymakla olduğu bildirilmekdedir:

70 YETMİŞİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, yine Hân-ı Hânâna yazılmışdır. İnsanın âlem-i halkı ve âlem-i emri kendinde toplaması, hem Hakdan uzaklaşmasına, hem de Hakka yaklaşmasına sebeb olduğunu bildirmekdedir:

71 YETMİŞBİRİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, Hân-ı Hânânın oğlu Mirzâ Dârâb için yazılmış olup, Allahü teâlâya şükr etmek, islâmiyyete uymakla olduğunu bildirmekdedir:

72 YETMİŞİKİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, hâce Cihâna yazılmış olup, âhıreti istiyenin dünyâya düşkün olmaması lâzımdır. Dünyâyı terk etmek nasıl olacağını bildirmekdedir:

73 YETMİŞÜÇÜNCÜ MEKTÛB Bu mektûb, Kılınç hânın oğlu Kılıcullaha yazılmış olup, kaçınması ve yapılması lâzım gelen şeyleri bildirmekdedir:

74 YETMİŞDÖRDÜNCÜ MEKTÛB Bu mektûb, Mirzâ Bedî’uz-zemâna “rahmetullahi aleyh” yazılmışdır. Fakîrleri sevmek ve onlara iyilik etmek ve islâmiyyete uymak lâzım olduğu bildirilmekdedir:

75 YETMİŞBEŞİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, yine Mirzâ Bedî’uz-zemâna “rahmetullahi aleyh” yazılmışdır. Mahlûkların en üstününe uymağı, önce i’tikâdı düzeltmeği, sonra fıkh bilgilerini öğrenmeği bildirmekdedir:

76 YETMİŞALTINCI MEKTÛB Bu mektûb, Kılınc hâna gönderilmiş olup, terakkî, vera’ ve takvâ ile olur. Mubâhların fazlasını terk etmelidir. Hiç olmazsa, harâmlardan sakınıp, mubâhları azaltmalıdır. Harâmlardan sakınmak, iki dürlü olduğu bildirilmekdedir:

77 YETMİŞYEDİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, Cebbârî hâna yazılmışdır. Allahü teâlâya ibâdetin nasıl olacağı bildirilmekdedir:

78 YETMİŞSEKİZİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, yine Cebbârî hâna yazılmışdır. Sefer der Vatan ve seyr-i âfâkî ve enfüsî bildirilmekdedir:

79 YETMİŞDOKUZUNCU MEKTÛB Bu mektûb, yine Cebbârî hâna yazılmış olup, bu parlak dînin geçmiş dinlerin herbirini bir araya getirmiş olduğunu ve bu dîne uymak, bütün dinlere uymak olacağını bildirmekdedir:

80 SEKSENİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, mirzâ Fethullah-i Hakîme yazılmışdır. Yetmişüç fırka içinde, kurtulan bir fırkanın, Ehl-i sünnet fırkası olduğunu bildirmekdedir:

81 SEKSENBİRİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, Lala beğe yazılmışdır. Müslimânlığı yaymak lâzım olduğu bildirilmekdedir:

82 SEKSENİKİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, İskender Hân-ı Lodîye yazılmışdır. Mâ-sivâyı unutmadıkca, kalbin selâmet bulamayacağı bildirilmekdedir:

83 SEKSENÜÇÜNCÜ MEKTÛB Bu mektûb, Behâdır Hâna yazılmışdır. Zâhiri ve bâtını toparlamakla berâber, islâmiyyetin zâhirine ve hakîkatine yapışmağı bildirmekdedir:

84 SEKSENDÖRDÜNCÜ MEKTÛB Bu mektûb, seyyid Ahmed-i Kâdirîye yazılmışdır. İslâmiyyetin ve hakîkatin başka başka olmadıklarını ve hakk-ul-yakîne kavuşmanın alâmetlerini bildirmekdedir:

85 SEKSENBEŞİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, mirzâ Fethullah-i Hakîme yazılmışdır. Sâlih işleri yapmak ve nemâzları cemâ’at ile kılmak lâzım olduğu bildirilmekdedir:

86 SEKSENALTINCI MEKTÛB Bu mektûb, Perkene şehrindeki hâkimlerden birisine yazılmışdır. Kalbi, Allahü teâlâdan başka şeylerin sevgisinden kurtarmağı bildirmekdedir:

87 SEKSENYEDİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, Pehlivân Mahmûda yazılmışdır. Allahü teâlânın sevdikleri tarafından bir kimsenin kabûl olunmasının büyük se’âdet olduğu bildirilmekdedir:

88 SEKSENSEKİZİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, yine Pehlivân Mahmûda yazılmışdır. Bir kimsenin, saçını, sakalını îmân ile ve ibâdet ile ağartmasının büyük ni’met olduğu ve gençlikde korku, ihtiyârlıkda merhamete sığınmak lâzım olduğu bildirilmekdedir:

89 SEKSENDOKUZUNCU MEKTÛB Bu mektûb, mirzâ Alî Cân için yazılmışdır. Ölüm için sabr dilemekdedir:

90 DOKSANINCI MEKTÛB Bu mektûb, hâce Kâsıma yazılmışdır. Bütün varlığımızla Allahü teâlâya dönmek lâzım olduğu ve bu ni’mete kavuşmak için, Ebû Bekr-i Sıddîkın yoluna sarılmak îcâb etdiği bildirilmekdedir:

91 DOKSANBİRİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, şeyh Kebîre yazılmışdır. İ’tikâdı düzeltmek ve sâlih, yarar işler yapmak, mukaddes âleme uçabilmek için iki kanat gibidir. İslâmiyyete yapışmak ve hakîkat hâllerine kavuşmak, hep nefsin tezkiyesi ve kalbin tasfiyesi için olduğu bildirilmekdedir:

92 DOKSANİKİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, yine şeyh Kebîre yazılmışdır. Kalbin itminâna kavuşması, ancak zikr ile olur. İncelemekle, düşünmekle olmıyacağı bildirilmekdedir:

93 DOKSANÜÇÜNCÜ MEKTÛB Bu mektûb, İskender Hân-i Lodîye yazılmışdır. Her ân Allahü teâlâyı zikr etmek lâzım olduğu bildirilmekdedir:

94 DOKSANDÖRDÜNCÜ MEKTÛB Bu mektûb, Hızır Hân-ı Lodîye yazılmışdır. Herkese i’tikâdı düzeltmek ve amel etmek lâzım olduğu, hakîkat âlemine bu iki kanat ile uçulabileceği bildirilmekdedir:

95 DOKSANBEŞİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, seyyid Ahmed-i Necvâreye yazılmışdır. İnsan herşeyi kendinde toplamışdır. İnsanın kalbi de böyle yaratılmışdır. Tesavvuf büyüklerinden birkaçının sekr hâlinde iken, kalbin genişliğini bildiren sözlerine islâmiyyete uygun ma’nâ vermek lâzım olduğu bildirilmekdedir:

96 DOKSANALTINCI MEKTÛB Bu mektûb, Muhammed Şerîfe yazılmış olup, ibâdetleri ve iyi işleri vaktinde yapmayıp, yarın yaparım, sonra yaparım diyenlerin aldandıklarını ve Muhammed aleyhisselâmın yoluna, islâmiyyete yapışmak lâzım geldiğini bildirmekdedir:

97 DOKSANYEDİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, şeyh Dervîşe yazılmışdır. İbâdet etmemize emr olunması, yakîn elde etmemiz için olduğu bildirilmekdedir:

98 DOKSANSEKİZİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, şeyh Zekeriyyânın oğlu Abdülkâdire yazılmışdır. İnsanlara karşı sert olmağı değil, yumuşak davranmağı, çeşidli hadîs-i şerîfler göstererek bildirmekdedir:

99 DOKSANDOKUZUNCU MEKTÛB Bu mektûb, molla Hasen-i Kişmîrîye, cevâb olarak yazılmış olup, Allahü teâlâyı hiçbir ân unutmamak nasıl olacağı, insanın kendini bilmediği uyku zemânında da, Onun unutulmıyacağı bildirilmekdedir:

100 YÜZÜNCÜ MEKTÛB Bu mektûb, yine molla Hasen-i Kişmîrîye yazılmışdır. Şeyh Abdülkebîr-i Yemenînin, Allahü teâlâ gaybı bilmez sözüne cevâb vermekdedir:

101 YÜZBİRİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, yine molla Hasen-i Kişmîrîye yazılmışdır. Büyükleri küçük sanarak dil uzatanları bildirmekdedir:

102 YÜZİKİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, molla Muzaffere yazılmışdır. Ödünç alıp vermekdeki fâizi bildirmekdedir:

103 YÜZÜÇÜNCÜ MEKTÛB Bu mektûb, nakîb şeyh Seyyid Ferîde “rahmetullahi aleyh” yazılmışdır. Âfiyet ne demek olduğu bildirilmekdedir:

104 YÜZDÖRDÜNCÜ MEKTÛB Bu mektûb, Perkene şehri kâdîlarına yazılmışdır. Baş sağlığı dilemekdedir:

105 YÜZBEŞİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, Hakîm Abdülkâdire yazılmışdır. Hasta iyi olmadıkça, gıdânın ona fâide vermiyeceği bildirilmekdedir:

106 YÜZALTINCI MEKTÛB Bu mektûb, Muhammed Sâdık-ı Kişmîrîye yazılmışdır. Bu yolun büyüklerini tanımak ve sevmek Allahü teâlânın en büyük ni’metlerinden olduğu bildirilmekdedir:

107 YÜZYEDİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, yine Muhammed Sâdık-ı Kişmîrîye yazılmışdır. Evliyânın kerâmetlerini bildirmekdedir:

108 YÜZSEKİZİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, meyân Seyyid Ahmede yazılmışdır. Nübüvvetin vilâyetden dahâ üstün olduğu bildirilmekdedir:

109 YÜZDOKUZUNCU MEKTÛB Bu mektûb, Hakîm Sadra gönderilmişdir. Kalbin selâmeti ve Hak teâlâdan başka şeyleri unutması bildirilmekdedir:

110 YÜZONUNCU MEKTÛB Bu mektûb, şeyh Sadreddîne yazılmışdır. İnsanın, kulluk vazîfelerini yapmak ve Allahü teâlânın sevgisine kavuşmak için yaratıldığı bildirilmekdedir:

111 YÜZONBİRİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, şeyh Hamîd-i Sünbülîye yazılmışdır. Tevhîd, kalbi Allahü teâlâdan başka şeylerden kurtarmak olduğunu bildirmekdedir:

112 YÜZONİKİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, şeyh Abdül-Celîl-i Tehânîserîye yazılmışdır. Birinci vazîfemiz, Ehl-i sünnet vel-cemâ’at i’tikâdını elde etmek olduğu bildirilmekdedir:

113 YÜZONÜÇÜNCÜ MEKTÛB Bu mektûb, Cemâleddîn Hüseyn Külâbîye yazılmışdır. Mübtedî ile müntehînin cezbeleri arasındaki farkı bildirmekdedir:

114 YÜZONDÖRDÜNCÜ MEKTÛB Bu mektûb, sofî Kurbana yazılmış olup Peygamberlerin en üstünü olan Muhammed aleyhisselâma uymağa teşvîk eylemekdedir:

115 YÜZONBEŞİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, molla Abdülhak-ı Dehlevîye “rahmetullahi aleyh” yazılmışdır. Gitdiğimiz yolun yedi basamak olduğu bildirilmekdedir:

116 YÜZONALTINCI MEKTÛB Bu mektûb, molla Abdülvâhid-i Lâhorîye yazılmışdır. Kalbin selâmeti, mâ-sivâyı unutmakda olduğu bildirilmekdedir:

117 YÜZONYEDİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, molla Yâr Muhammed Kadîm-i Bedahşîye yazılmışdır. Başlangıcda, kalb hisse bağlıdır. Sona varınca, bu bağlılığın kalmadığı bildirilmekdedir:

118 YÜZONSEKİZİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, molla Kâsım Alî Bedahşîye yazılmışdır. Allah adamlarına dil uzatmanın felâket olduğunu bildirmekdedir:

119 YÜZONDOKUZUNCU MEKTÛB Bu mektûb, mîr Muhammed Nu’mân Bedahşîye yazılmışdır. Olgun olan bir büyüğün sohbetinde bulunmağı övmekdedir:

120 YÜZYİRMİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, yine mîr Muhammed Nu’mâna yazılmışdır. Cem’ıyyet sâhiblerinin sohbetinde bulunmak lâzım olduğu bildirilmekdedir:

121 YÜZYİRMİBİRİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, yine Mîr Muhammed Nu’mâna yazılmışdır “kaddesallahü sirrehül’azîz”. Bu yolun yedi adım olduğu ve sevilenlerden birkaçının altıncı adıma erişdikleri bildirilmekdedir:

122 YÜZYİRMİİKİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, molla Tâhir-i Bedahşîye yazılmışdır. Yüksekleri istemek, elegeçenlerle oyalanmamak lâzım olduğu bildirilmekdedir:

123 YÜZYİRMİÜÇÜNCÜ MEKTÛB Bu mektûb, yine molla Tâhir-i Bedahşîye yazılmışdır. Bir farzın elden kaçmasına sebeb olan nâfile ibâdet, hac bile olsa, hiçbirşeye yaramıyacağı bildirilmekdedir:

124 YÜZYİRMİDÖRDÜNCÜ MEKTÛB Bu mektûb, yine molla Tâhir-i Bedahşîye yazılmışdır. Yolluk bulunması, haccın vücûbünün şartıdır. Yol parası olmadan hacca gitmek, başka vazîfeler yanında vakt gayb etmek olduğu bildirilmekdedir:

125 YÜZYİRMİBEŞİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, Nişâpûrlu mîr Sâlih adına yazılmışdır. Âlem-i sagîr ve âlem-i kebîrin, Allahü teâlânın ismlerinin ve sıfatlarının görünüşü olduğunu ve Allahü teâlânın kendisi ile hiçbir münâsebeti bulunmadığını ve yalnız Onun mahlûku olduklarını bildirmekdedir:

126 YÜZYİRMİALTINCI MEKTÛB Bu mektûb, yine mîr Sâlih Nişâpûrîye yazılmışdır. Tâlibin bâtıl, bozuk ma’bûdlardan kurtulması, hak, doğru ma’bûdü düşünmesi ve hâtırına gelen herşeyi de kovması bildirilmekdedir:

127 YÜZYİRMİYEDİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, molla Safer Ahmed-i Rûmîye yazılmışdır. Anaya babaya hizmet, her ne kadar sevâb ise de, hakîkî matlûba kavuşmak yanında, boşuna uğraşmak olur. Hattâ günâh olduğu bildirilmekdedir:

128 YÜZYİRMİSEKİZİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, hâce Mukîme yazılmışdır. Çok yükseklere erişmeği istemelidir. Ele geçenle doymamak lâzım olduğu bildirilmekdedir:

129 YÜZYİRMİDOKUZUNCU MEKTÛB Bu mektûb, seyyid Nizâma yazılmışdır. İnsanda herşeyin bulunması, onun dağılmasına sebeb olmuşdur. Yine bu topluluk, onun yükselmesine de sebeb olduğu bildirilmekdedir:

130 YÜZOTUZUNCU MEKTÛB Bu mektûb, Cemâleddîne yazılmışdır. Çeşidli hâllerin hâsıl olmasına kıymet verilmediği bildirilmekdedir:

131 YÜZOTUZBİRİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, Hâce Muhammed Eşref-i Kâbilîye yazılmışdır. Hâcelerin yollarının şânını ve bu yolda reform yapanların zararlarını bildirmekdedir:

132 YÜZOTUZİKİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, molla Muhammed Sıddîk-ı Bedahşîye yazılmışdır. Dünyâya düşkün olanlarla arkadaşlık etmemeli. Dünyânın ne olduğunu iyi bilenlerin sohbetine koşmak lâzım geldiği bildirilmekdedir:

133 YÜZOTUZÜÇÜNCÜ MEKTÛB Bu mektûb, yine, molla Muhammed Sıddîka yazılmışdır. Fırsatı ganîmet bilmek, vakti kıymetlendirmek lâzım olduğu bildirilmekdedir:

134 YÜZOTUZDÖRDÜNCÜ MEKTÛB Bu mektûb, yine molla Muhammed Sıddîka yazılmışdır. Vazîfeyi gecikdirmenin zararlı olduğu bildirilmekdedir:

135 YÜZOTUZBEŞİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, yine, hep iyi düşünen, sâdık olan Muhammed Sıddîka yazılmışdır. Evliyâlık mertebelerini bildirmekdedir:

136 YÜZOTUZALTINCI MEKTÛB Bu mektûb, yine, molla Muhammed Sıddîka yazılmışdır. İşleri sonraya bırakmanın ve maksada kavuşmak için çalışmayı gecikdirmenin zararlı olduğu bildirilmekdedir:

137 YÜZOTUZYEDİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, Efganistânlı hâcı Hıdıra yazılmışdır. Nemâz kılmak şerefinin yüksekliğini bildirmekdedir ki, bunu nihâyete yetişen büyükler anlayabilir:

138 YÜZOTUZSEKİZİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, şeyh Behâeddîn-i Serhendîye yazılmışdır. Alçak dünyâyı kötülemekde ve dünyâya düşkün olanlardan kaçınmağı bildirmekdedir:

139 YÜZOTUZDOKUZUNCU MEKTÛB Bu mektûb, Ca’fer beğ Tehânîye yazılmışdır. Ehlullaha dil uzatan saygısızları, söz ile, yazı ile kötülemek câiz olduğu bildirilmekdedir:

140 YÜZKIRKINCI MEKTÛB Bu mektûb, Muhammed Ma’sûm-i Kâbilîye yazılmışdır. Sevenlerin sıkıntılara, üzüntülere dayanmaları lâzım geldiği bildirilmekdedir:

141 YÜZKIRKBİRİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, molla Muhammed Kılıca yazılmışdır. Bu işin temeli Muhabbet ve ihlâs olduğu bildirilmekdedir:

142 YÜZKIRKİKİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, molla Abdülgafûr-i Semerkandîye yazılmışdır. Bu büyüklerin nisbetinden az birşeye kavuşulursa, bunu az görmemek lâzım geldiği bildirilmekdedir:

143 YÜZKIRKÜÇÜNCÜ MEKTÛB Bu mektûb, molla Şemseddîne yazılmışdır. Gençliğin kıymetini bilmek, bunu boş yere geçirmemek lâzım olduğu bildirilmekdedir:

144 YÜZKIRKDÖRDÜNCÜ MEKTÛB Bu mektûb, hâfız Mahmûda yazılmışdır. Seyr ve sülûkü bildirmekdedir:

145 YÜZKIRKBEŞİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, molla Abdürrahîm-i Müftîye yazılmışdır. Bu yolun büyükleri, yolculuğa Âlem-i emrden başladıkları bildirilmekdedir:

146 YÜZKIRKALTINCI MEKTÛB Bu mektûb, Şerefeddîn-i Bedahşîye yazılmışdır. Çok zikr yapmağı nasîhat etmekdedir:

147 YÜZKIRKYEDİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, hâce Muhammed Eşref-i Kâbilîye yazılmışdır. Ayrılmak, kavuşmakdan önce midir, değil midir, bildirmekdedir:

148 YÜZKIRKSEKİZİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, molla Sâdık-ı Kâbilîye yazılmışdır. Kendini kavuşmuş sanan, bir şey elde edemez. Büyüklerin rûhlarından fâidelenmeğe aldanmamalıdır. Onlar, kendi üstâdının latîfeleridir:

149 YÜZKIRKDOKUZUNCU MEKTÛB Bu mektûb, yine molla Sâdık-ı Kâbilîye yazılmışdır. Allahü teâlâ herşeyi sebeble yaratmakda ise de, belli bir sebebe bağlanmak lâzım olmadığı bildirilmekdedir:

150 YÜZELLİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, hâce Muhammed Kâsıma gönderilmişdir. Aranılmağa, gönlünü vermeğe lâyık olan ancak Vâcib-ül-vücûd teâlâ olduğu bildirilmekdedir:

151 YÜZELLİBİRİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, mîr Mü’min-i Belhîye yazılmışdır. Hocalarımızın “kaddesallahü teâlâ esrârehüm” yolunun büyüklüğü ve bu büyüklerin kullandıkları (Yâd-i dâşt) kelimesinin ne demek olduğu bildirilmekdedir:

152 YÜZELLİİKİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, nakîb seyyid şeyh Ferîde yazılmış olup, Resûlullaha itâ’at, Allahü teâlâya itâ’at demek olduğu bildirilmekdedir:

153 YÜZELLİÜÇÜNCÜ MEKTÛB Bu mektûb, meyân şeyh Müzzemmile yazılmışdır. Mâ-sivâya köle olmakdan büsbütün kurtulmak, mutlak fenâ ile olduğu bildirilmekdedir:

154 YÜZELLİDÖRDÜNCÜ MEKTÛB Bu mektûb, yine meyân şeyh Müzzemmile yazılmışdır. Kendinden geçmek ve kendinde ilerlemek lâzım geldiği bildirilmekdedir:

155 YÜZELLİBEŞİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, yine meyân şeyh Müzzemmile yazılmışdır. Kendi aslına dönmesini dilemekdedir:

156 YÜZELLİALTINCI MEKTÛB Bu mektûb, yine meyân şeyh Müzzemmile yazılmışdır. Ehlullahın sohbetinde bulunmasını dilemekdedir:

157 YÜZELLİYEDİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, hakîm Abdülvehhâba yazılmışdır. Allah adamlarının yanına giden kimsenin, kendini boş bulundurması lâzımdır. Böylece, dolu olarak döner. Herşeyden önce, i’tikâdı düzeltmek lâzım olduğu bildirilmekdedir:

158 YÜZELLİSEKİZİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, şeyh Hamîd-i Bingâlîye yazılmışdır. Sâliklerin yaradılışlarına göre, yükseldikleri mertebeleri bildirmekdedir:

159 YÜZELLİDOKUZUNCU MEKTÛB Bu mektûb, Şerefeddîn Hüseyn-i Bedahşîye yazılmışdır. Merhûm babası için sabr dilemekdedir:

160 YÜZALTMIŞINCI MEKTÛB Bu mektûb, kölelerinin en aşağısı olan bu fakîre, ya’nî [(Mektûbât)ın birinci cüz’ünü toplamakla şereflenen] Yâr Muhammed Cedîd-i Bedahşî Talkânîye yazılmışdır. Tesavvuf büyüklerinin üç dürlü olduğu ve herbirinin hâlleri bildirilmekdedir:

161 YÜZALTMIŞBİRİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, molla Sâlih Bedahşî Külâbîye yazılmışdır. Tesavvuf yolunda ilerlemek, hakîkî îmâna kavuşmak için olduğu bildirilmekdedir:

162 YÜZALTMIŞİKİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, hâce Muhammed Sıddîk-ı Bedahşîye yazılmışdır. Mubârek Ramezân ayının üstünlüğünü ve Kur’ân-ı kerîmin bu ayda indirildiğini ve hurma ile iftâr etmenin müstehab olduğunu bildirmekdedir:

163 YÜZALTMIŞÜÇÜNCÜ MEKTÛB Bu mektûb, esseyyid ve nakîb şeyh Ferîde “rahmetullahi teâlâ aleyh” yazılmışdır. İslâm ile küfrün birbirinin zıddı, tersi olduğunu, İslâm düşmânlarını sevmemeği bildirmekdedir:

164 YÜZALTMIŞDÖRDÜNCÜ MEKTÛB Bu mektûb, hâfız Behâeddîn-i Serhendîye yazılmışdır. Allahü teâlânın feyz ve ni’metleri, her ân, herkese gelmekdedir. Bunları almak ve alamamak arasındaki ayrılık insanlarda olduğu bildirilmekdedir:

165 YÜZALTMIŞBEŞİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, nakîb seyyid, şeyh Ferîde “kaddesallahü teâlâ sirrehül’azîz” yazılmışdır. İslâmiyyetin sâhibi Muhammed aleyhisselâma uyanları övmekde ve Onun islâmiyyetine uymak istemiyenleri sevmemek, onları düşmân bilmek lâzım olduğu bildirilmekdedir:

166 YÜZALTMIŞALTINCI MEKTÛB Bu mektûb, molla Muhammed Emîne yazılmışdır. Dünyânın birkaç günlük hayâtına aldanmamağı ve bu kısa zemânda, çok zikr ederek, kalb hastalığını gidermeğe çalışmak lâzım olduğu bildirilmekdedir:

167 YÜZALTMIŞYEDİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, Herdîram-ı Hinde yazılmışdır. Allahü teâlâya ibâdet etmeği ve kendi yapdığı tanrılara tapınmakdan sakınmağı dilemekdedir:

168 YÜZALTMIŞSEKİZİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, hâce Emkenegî hazretlerinin oğlu hâce Muhammed Kâsıma “kaddesallahü sirrehümel’azîz” yazılmışdır. Ebû Bekr-i Sıddîkın yolunun yüksekliği bildirilmekde, bu yolu bozanlardan acı acı şikâyet edilmekdedir:

169 YÜZALTMIŞDOKUZUNCU MEKTÛB Bu mektûb, şeyh Abdüssamed-i Sultânpûrîye gönderilmişdir. Mürşid-i kâmil ne zemân ve niçin lâzım olduğu bildirilmekdedir:

170 YÜZYETMİŞİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, şeyh Nûra yazılmışdır. Allahü teâlânın emrlerini yapmak ve yasaklarından sakınmak lâzım olduğu gibi, insanların haklarını gözetmek ve onlarla iyi geçinmek de lâzım olduğu bildirilmekdedir:

171 YÜZYETMİŞBİRİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, molla Tâhir-i Bedahşîye yazılmışdır. Tesavvuf yolunda olanın, Allah için, aşağılık göstermesi, kulluk vazîfelerini yapması ve islâmiyyete uyması ve sünnet-i seniyyeye yapışması ve günâhlarını görüp korkması lâzım olduğu bildirilmekdedir:

172 YÜZYETMİŞİKİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, şeyh Bedî’uddîn hazretlerine yazılmışdır. Büyüklerden çok azına bildirilmiş olan birkaç gizli bilgi açıklanmakdadır. Bu derecede, ârif kendini islâmiyyetden dışarı sanır. Bunun sebebi ve islâmiyyete uygunluğu bildirilmekdedir:

173 YÜZYETMİŞÜÇÜNCÜ MEKTÛB Bu mektûb, seyyid mîr Muhammed Nu’mân “kaddesallahü sirrehül’azîz” hazretlerine yazılmışdır. Bir sorusuna cevâbdır:

174 YÜZYETMİŞDÖRDÜNCÜ MEKTÛB Bu mektûb, hâce Muhammed Eşref-i Kâbilîye yazılmışdır. Bu yolun şaşkınları, uzaklık görünen yakınlık ve ayrılık sanılan vuslat ararlar. Yazılan rü’yânın cin te’sîri ile olduğu bildirilmekdedir:

175 YÜZYETMİŞBEŞİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, hâfız Mahmûda yazılmışdır. Kalbin telvînlerini ve temkînini bildirmekdedir:

176 YÜZYETMİŞALTINCI MEKTÛB Bu mektûb, molla Muhammed Sıddîka yazılmışdır. Dakîkaları kıymetlendirmek lâzım olduğu bildirilmekdedir:

177 YÜZYETMİŞYEDİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, Cemâleddîn Hüseyn-i Bedahşîye yazılmışdır. İ’tikâdı, Ehl-i sünnet i’tikâdına göre düzeltmek lâzım olduğu bildirilmekdedir:

178 YÜZYETMİŞSEKİZİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, mirzâ Muzaffere yazılmışdır. Âlemlerin efendisine uymak lâzım geldiği bildirilmekdedir:

179 YÜZYETMİŞDOKUZUNCU MEKTÛB Bu mektûb, mîr Muhammed Nu’mânın oğlu mîr Abdüllaha yazılmışdır. Nasîhat vermekdedir:

180 YÜZSEKSENİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, Emkenegî hazretlerinin oğlu hâce Ebül-Kâsıma yazılmışdır “kaddesallahü esrârehümel’azîz”. Bu yolun büyüklerinden, ismleri şaşırılan birkaçı üzerinde bilgi istemekdedir:

181 YÜZSEKSENBİRİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, mubârek oğlu meyân Muhammed Sâdık hazretlerine yazılmışdır “kaddesallahü teâlâ esrârehümel’azîz”. Süâline cevâbdır:

182 YÜZSEKSENİKİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, molla Sâlih-i Külâbîye yazılmışdır. Vesveselerden şikâyet eden Sahâbîye karşı buyurulan hadîs-i şerîf açıklanmakdadır:

183 YÜZSEKSENÜÇÜNCÜ MEKTÛB Bu mektûb, molla Ma’sûm-i Kâbilîye yazılmışdır. Nasîhat vermekdedir:

184 YÜZSEKSENDÖRDÜNCÜ MEKTÛB Bu mektûb, Kılıncullaha yazılmışdır. Peygamberlerin efendisine “sallallahü teâlâ aleyhi ve aleyhim ve sellem” uymağı övmekdedir:

185 YÜZSEKSENBEŞİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, Mensûr-i Araba yazılmışdır. Kalbin selâmeti bildirilmekdedir:

186 YÜZSEKSENALTINCI MEKTÛB Bu mektûb, Kâbil müftîsi hâce Abdürrahmâna yazılmışdır. Sünnet-i seniyyeye uymağı, bid’atlerden kaçınmağı istemekdedir:

187 YÜZSEKSENYEDİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, hâce Muhammed Eşref-i Kâbilîye yazılmışdır. Kavuşduran yolların en kısası, râbıta yapmak olduğu bildirilmekdedir:

188 YÜZSEKSENSEKİZİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, hâce Muhammed Sıddîk-ı Bedahşîye yazılmışdır. Sorularına cevâb vermekdedir:

189 YÜZSEKSENDOKUZUNCU MEKTÛB Bu mektûb, Şerefeddîn Hüseyn-i Bedahşîye yazılmışdır. Dünyânın güzelliğine aldanmamalı, islâmiyyetden ayrılmamalıdır:

190 YÜZDOKSANINCI MEKTÛB Bu mektûb, mîr Muhammed Nu’mân Bedahşînin çocuklarından birine yazılmışdır. Zikr anlatılmakda ve lüzûmlu nasîhatler verilmekdedir:

191 YÜZDOKSANBİRİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, Hân-ı Hânâna yazılmışdır. Peygamberlere uymak lâzımdır. İslâmiyyetin emrlerinde çok kolaylık olduğu bildirilmekdedir:

192 YÜZDOKSANİKİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, şeyh Bedi’uddîn-i Sehârenpûrîye yazılmışdır. Bir süâline cevâb vermekdedir:

193 YÜZDOKSANÜÇÜNCÜ MEKTÛB Bu mektûb, seyyid Ferîd “rahmetullahi teâlâ aleyh” hazretlerine yazılmışdır. Ehl-i sünnet i’tikâdına göre inanmak lâzım olduğu, fıkh bilgilerini öğrenmenin ehemmiyyeti bildirilmekdedir:

194 YÜZDOKSANDÖRDÜNCÜ MEKTÛB Bu mektûb, mîr Sadr-ı Cihâna yazılmışdır. Dîn-i islâmı yaymağa çalışmak lâzım olduğu bildirilmekdedir:

195 YÜZDOKSANBEŞİNCİ MEKTÛB Bu mektûb da, mîr Sadr-ı Cihâna yazılmışdır. İslâmiyyeti yaymağa çalışmak lâzım olduğu bildirilmekdedir:

196 YÜZDOKSANALTINCI MEKTÛB Bu mektûb, Mensûr Arab’a yazılmışdır. Tesavvuf yolunun yedi konağı olduğu, sâlik her konakda kendinden uzaklaşıp Hak teâlâya yaklaşdığı bildirilmekdedir:

197 YÜZDOKSANYEDİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, pehlevân Mahmûda yazılmışdır. Tâli’li kimse, dünyâya düşkün olmıyan ve kalbi Allah sevgisi ile çarpan kimse olduğu bildirilmekdedir:

198 YÜZDOKSANSEKİZİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, Hân-ı Hânâna yazılmışdır. Bu zemânda, din adamlarının, dünyâ büyükleri ile görüşmeleri güc olduğu bildirilmekdedir:

199 YÜZDOKSANDOKUZUNCU MEKTÛB Bu mektûb, molla Muhammed Emîn-i Kâbilîye yazılmışdır. Vazîfe isteğinin kabûl olduğu bildirilmekdedir:

200 İKİYÜZÜNCÜ MEKTÛB Bu mektûb, molla Şekîb-i İsfehânîye yazılmışdır. (Nefehât) kitâbındaki bir yazıyı açıklamakdadır:

201 İKİYÜZBİRİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, Küçük Beğ Hisârîye yazılmışdır. Bir süâline cevâb vermekdedir:

202 İKİYÜZİKİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, mirzâ Fethullah-i Hakîme yazılmışdır. Büyüklerle tanışdıkdan sonra ayrılanlara şaşmakda, Eshâb-ı kirâmın büyüklüğü bildirilmekdedir:

203 İKİYÜZÜÇÜNCÜ MEKTÛB Bu mektûb, molla Hüseyne yazılmışdır. Allah yolunda olanların yanında bulunmağı övmekdedir:

204 İKİYÜZDÖRDÜNCÜ MEKTÛB Bu mektûb, mîr Muhammed Nu’mân-i Bedahşî hazretlerine yazılmışdır. Câhillerin dedi-kodu yapmalarına üzülmemeği bildirmekdedir:

205 İKİYÜZBEŞİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, hâce Muhammed Eşref-i Kâbilîye yazılmışdır. İşin başı, islâmiyyetin sâhibine uymak olduğu bildirilmekdedir:

206 İKİYÜZALTINCI MEKTÛB Bu mektûb, molla Abdülgafûr-i Semerkandîye yazılmışdır. Dünyânın kötülüğü ve ona düşkün olanların zevallılığı bildirilmekdedir:

207 İKİYÜZYEDİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, mirzâ Hüsâmeddîn Ahmede “rahmetullahi aleyh” yazılmışdır. İnsanların bir arada bulunması, kalblerini berâber edeceği ve islâmiyyete uymıyan şeylerin kıymetsiz olduğu bildirilmekdedir:

208 İKİYÜZSEKİZİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, kıymetli oğlu meyân Muhammed Sâdıka yazılmışdır “kaddesallahü esrârehümel’azîz”. Sâlik, kendini Peygamberlerin makâmında görür. Bunun sebebi bildirilmekdedir:

209 İKİYÜZDOKUZUNCU MEKTÛB Bu mektûb, mîr Muhammed Nu’mân-i Bedahşî “kaddesallahü sirrehul’azîz” hazretlerine yazılmışdır. Kendinin (Mebde’ ve Me’âd) adındaki kitâbında yazılı bir bilgiyi açıklamakdadır:

210 İKİYÜZONUNCU MEKTÛB Bu mektûb, mevlânâ Şekîb-i İsfehânîye yazılmışdır. (Nefehât) kitâbındaki bir yazıyı açıklamakda ve nasîhat vermekdedir:

211 İKİYÜZONBİRİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, mevlânâ Yâr Muhammed Kadîm-i Bedahşîye “rahmetullahi aleyh” yazılmışdır. Mevlânânın bir sözünü açıklamakda ve insanları kemâle getirmek ve irşâd etmek için lâzım olan şartları bildirmekdedir:

212 İKİYÜZONİKİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, mevlânâ Muhammed Sıddîk-i Bedahşîye yazılmışdır. Süâllerine cevâbdır:

213 İKİYÜZONÜÇÜNCÜ MEKTÛB Bu mektûb, nakîb seyyid şeyh Ferîd hazretlerine yazılmışdır. Va’z ve nasîhat vermekde, Ehl-i sünnet âlimlerine uymağı övmekdedir:

214 İKİYÜZONDÖRDÜNCÜ MEKTÛB Bu mektûb, Hân-ı Hânâna yazılmışdır. Dünyâ, âhıretin tarlasıdır. Kâfirlere, niçin sonsuz azâb yapılacağı bildirilmekdedir:

215 İKİYÜZONBEŞİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, mirzâ Dârâba yazılmışdır. Kötü olan dünyânın ne olduğu bildirilmekdedir:

216 İKİYÜZONALTINCI MEKTÛB Bu mektûb, mirzâ Hüsâmeddîn Ahmede “rahmetullahi aleyh” yazılmış olup, Evliyânın kerâmetini bildirmekdedir:

217 İKİYÜZONYEDİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, molla Tâhir-i Bedahşîye yazılmış olup, bâtının [kalbin, rûhun] hâli ne kadar bilinmezse, o kadar iyidir ve Evliyânın keşflerinde hatâ olmasının sebebini, (Kazâ-i mu’allak) ile (Kazâ-i mübrem)i ve dinde güvenilecek şeyin yalnız Kitâb ve Sünnet olduğu bildirilmekdedir:

218 İKİYÜZONSEKİZİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, Molla Dâvüde yazılmışdır. Pîrin hakkını gözetmeği bildirmekdedir:

219 İKİYÜZONDOKUZUNCU MEKTÛB Bu mektûb, mirzâ Ebrece yazılmışdır. İnsan, câhil olduğu için, bedeninin hastalığını gidermeğe çalışmakdadır. Kalbin dünyâya düşkün olması hastalığından haberi bile olmadığı bildirilmekdedir:

220 İKİYÜZYİRMİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, şeyh Hamîd-i Bingâlîye yazılmışdır. Tesavvuf büyüklerinin yanıldıkları şeylerden birkaçını bildirmekdedir:

221 İKİYÜZYİRMİBİRİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, seyyid Hüseyn-i Mankpûrîye yazılmışdır. Tesavvuf yolunun üstünlüğünü bildirmekdedir:

222 İKİYÜZYİRMİİKİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, hâce Muhammed Eşref-i Kâbilîye yazılmışdır. Vilâyetde kendini kusûrlu görmek lâzım olduğu bildirilmekdedir:

223 İKİYÜZYİRMİÜÇÜNCÜ MEKTÛB Bu mektûb, hâce Cemâleddîn Hüseyn-i Külâbîye yazılmışdır. Hâllerini ve rü’yâlarını bildirmesini istemekdedir:

224 İKİYÜZYİRMİDÖRDÜNCÜ MEKTÛB Bu mektûb, mîr Muhammed Nu’mân-ı Bedahşîye yazılmışdır. Edebleri gözetmek, fakre ve isteklere kavuşamamağa sabr etmek lâzım olduğu bildirilmekdedir:

225 İKİYÜZYİRMİBEŞİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, molla Tâhir-i Lâhorîye yazılmışdır. Bu yolun başında olanlara, sondakilerin hâlleri ihsân olunur. Bunun olgunluk alâmeti olmadığı bildirilmekdedir:

226 İKİYÜZYİRMİALTINCI MEKTÛB Bu mektûb, kardeşi meyân şeyh Mevdûda yazılmışdır. Dünyânın kısa sürdüğü, buna karşılık olan azâbın sonsuz olduğu bildirilmekdedir:

227 İKİYÜZYİRMİYEDİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, molla Tâhir-i Lâhorîye yazılmışdır. Yol göstermek makâmına lâzım olan va’z ve nasîhatları bildirmekdedir:

228 İKİYÜZYİRMİSEKİZİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, mîr Muhammed Nu’mâna yazılmışdır. Öğretmek, insanları yetişdirmek için lâzım olan birkaç şeyi bildirmekdedir:

229 İKİYÜZYİRMİDOKUZUNCU MEKTÛB Bu mektûb, mirzâ Hüsâmeddîn Ahmede “kuddise sirruh” yazılmışdır. Bu yolun, büyüğümüzün yolu olduğu bildirilmekdedir:

230 İKİYÜZOTUZUNCU MEKTÛB Bu mektûb, şeyh Yûsüf-i Berkîye yazılmışdır. Hâsıl olan ile doymayıp, dahâ yüksek şeyleri istemek lâzım olduğu bildirilmekdedir:

231 İKİYÜZOTUZBİRİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, mîr Muhammed Nu’mâna “kuddise sirruh” yazılmışdır. Yüksek sesle zikrin bid’at olması sebebi açıklanmakdadır:

232 İKİYÜZOTUZİKİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, Hân-ı Hânâna “rahmetullahi teâlâ aleyh” yazılmışdır. Dünyânın nasıl olduğu bildirilmekdedir:

233 İKİYÜZOTUZÜÇÜNCÜ MEKTÛB Bu mektûb, yüksek, nakîb seyyid şeyh Ferîde “rahmetullahi teâlâ aleyh” yazılmışdır. Birkaç fâideli bilgi verilmekdedir:

234 İKİYÜZOTUZDÖRDÜNCÜ MEKTÛB Bu mektûb, hakîkatleri bilen, ma’rifetler kaynağı, Allahü teâlâyı tanıtan bilgilerin sâhibi olan büyük oğlu şeyh Muhammed Sâdıka “rahmetullahi teâlâ aleyh” yazılmışdır. Allahü teâlânın kendisi varlıkdır. Mahlûkların aslları ise yoklukdur. Kendini anlıyan, Allahü teâlâyı bilir. Tecellî-i zâtîyi ve Nûr âyetindeki incelikleri bildirmekdedir:

235 İKİYÜZOTUZBEŞİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, molla Abdülgafûr-i Semerkandî, Hâci bey Firketi ve hâce Muhammed Eşref Kâbilîye yazılmışdır. Bu yolun büyüklerini sevmek, dünyâ ve âhıret se’âdetinin sermâyesi olduğu bildirilmekdedir:

236 İKİYÜZOTUZALTINCI MEKTÛB Bu mektûb, kıymetli oğlu Muhammed Sâdıka “kaddesallahü teâlâ sirrehül’azîz” yazılmışdır. Ba’zı sırları bildirmekdedir:

237 İKİYÜZOTUZYEDİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, molla Muhammed Tâlib-i Beyânegîye yazılmışdır. Sünnet-i seniyyeye yapışmağı istemekde, büyüklerin yolunu övmekdedir:

238 İKİYÜZOTUZSEKİZİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, mîr Muhammed Nu’mâna yazılmışdır “kaddesallahü teâlâ sirrehül’azîz”. Din kardeşlerinin çoğalmasında iyi ümmîdler vardır. Mürîdlerin ma’rifetlere, hâllere kavuşması, pîrlerin gevşekliğine ve (Ucb)a sebeb olmaması bildirilmekdedir:

239 İKİYÜZOTUZDOKUZUNCU MEKTÛB Bu mektûb, molla Ahmed-i Berkîye yazılmışdır. Dostların kusûrları afv olunacağı ve istihâre yapmak bildirilmekdedir:

240 İKİYÜZKIRKINCI MEKTÛB Bu mektûb, şeyh Yûsüf-i Berkîye yazılmışdır. Bu yolun sonsuz olduğunu ve kelime-i tevhîdin fâidelerinden birkaçını bildirmekdedir:

241 İKİYÜZKIRKBİRİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, mevlânâ Muhammed Sâlihe yazılmışdır. Dostlardan çoğunun ilerledikleri bildirilmekdedir:

242 İKİYÜZKIRKİKİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, molla Bedî’uddîne yazılmışdır. Zikr-i zât ve zikr-i nefy-ü isbât bildirilmekdedir:

243 İKİYÜZKIRKÜÇÜNCÜ MEKTÛB Bu mektûb, molla Eyyûba yazılmışdır. Tarîkat-i aliyye-i Nakşibendiyyeyi tergîb etmekdedir:

244 İKİYÜZKIRKDÖRDÜNCÜ MEKTÛB Bu mektûb, molla Muhammed Sâlih-i Külâbîye yazılmışdır. Hâlinin harâb olduğunu bildiren mektûbuna cevâbdır:

245 İKİYÜZKIRKBEŞİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, Seyyid Enbiyâya yazılmışdır. Zikri, Fenâ ve Bekâyı ve Ebû Alî Sînâyı bildirmekdedir:

246 İKİYÜZKIRKALTINCI MEKTÛB Bu mektûb, mîr Muhammed Nu’mâna “kuddise sirruh” yazılmışdır. Aradığı makâma kavuşduğu ve kemâl ve tekmîl mertebeleri ve zemân zemân olan gevşekliğin sebebi bildirilmekdedir:

247 İKİYÜZKIRKYEDİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, mirzâ Hüsâmeddîn Ahmed hazretlerine yazılmışdır. Allahü teâlânın varlığını gösteren, yine kendisi olduğu bildirilmekdedir:

248 İKİYÜZKIRKSEKİZİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, mirzâ Hüsâmeddîn-i Ahmed hazretlerine “kaddesallahü teâlâ sirrehul’azîz” yazılmışdır. Peygambere tâm tâbi’ olanların, onların bütün olgunluklarına kavuşacakları ve hiçbir Velînin hiçbir Nebî derecesine çıkamıyacağı bildirilmekdedir:

249 İKİYÜZKIRKDOKUZUNCU MEKTÛB Bu mektûb, mirzâ Dârâba yazılmışdır. Gelmiş ve gelecek bütün varlıkların en üstününe uymanın fazîletlerini bildirmekdedir:

250 İKİYÜZELLİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, molla Ahmed-i Berkîye “rahmetullahi aleyh” yazılmışdır. Tesavvuf yolundaki hâlleri ve haccın şartlarından birinin, yolun tehlükesiz olması olduğu bildirilmekdedir:

251 İKİYÜZELLİBİRİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, mevlânâ Muhammed Eşrefe yazılmışdır. Dört halîfenin üstünlüklerini ve Eshâb-ı kirâmın büyüklüğünü bildirmekdedir:

252 İKİYÜZELLİİKİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, şeyh Bedî’uddîn “rahmetullahi aleyh” hazretlerine yazılmışdır. Süâllerine cevâbdır:

253 İKİYÜZELLİÜÇÜNCÜ MEKTÛB Bu mektûb, şeyh İdrîs-i Sâmânîye yazılmışdır. Tesavvuf yolunu ve beş latîfeyi kısaca bildirmekdedir:

254 İKİYÜZELLİDÖRDÜNCÜ MEKTÛB Bu mektûb, molla Ahmed-i Berkîye “rahmetullahi aleyh” yazılmışdır. Birkaç süâline cevâbdır:

255 İKİYÜZELLİBEŞİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, molla Muhammed Tâhir-i Lâhorîye yazılmışdır. Sünnet-i seniyyeyi her yere yaymağı ve bid’atleri yok etmek lâzım olduğunu bildirmekdedir:

256 İKİYÜZELLİALTINCI MEKTÛB Bu mektûb, meyân şeyh Bedî’uddîne yazılmışdır. Kutb ve Kutb-ül-aktâb ve Gavs ne demek olduğu bildirilmekdedir:

257 İKİYÜZELLİYEDİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, mîr Muhammed Nu’mân “rahmetullahi aleyh” hazretlerine yazılmışdır. Tesavvufu kısaca bildirmekdedir:

258 İKİYÜZELLİSEKİZİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, Şerîf hâna yazılmışdır. Allahü teâlânın yakın olduğunu açıklamakdadır:

259 İKİYÜZELLİDOKUZUNCU MEKTÛB Bu mektûbu oğlu, aklî ve naklî ilmlerde yükselmiş, hâce Muhammed Sa’îd “rahmetullahi aleyh” hazretlerine yazmışdır. Peygamberler “aleyhimüssalevâtü vetteslîmât” gönderilmesinin fâideleri ve aklın yalnız başına Allahü teâlâyı tanıyamıyacağı ve dağda büyümüş ve câhillik zemânında ya’nî Peygamber gönderilmemiş olan zemânlarda yaşamış kâfirlerin ve kâfir memleketlerinde ölen kâfir çocuklarının âhıretde ne olacakları ve dünyânın her yerine, meselâ eski hindlilere Peygamberler gelmiş olduğu bildirilmekdedir:

260 İKİYÜZALTMIŞINCI MEKTÛB Bu mektûb, hakîkatleri bilen, ma’rifetler sâhibi, ilâhî feyzlere, sonsuz rahmetlere kavuşmuş oğlu şeyh Muhammed Sâdıka yazılmışdır. İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin yolunu ve Vilâyet-i evliyâ, Vilâyet-i enbiyâ ve Vilâyet-i ulyâyı ve insandaki on latîfeyi bildirmekdedir:

261 İKİYÜZALTMIŞBİRİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, seyyid mîr Muhammed Nu’mân “kuddise sirruh” hazretlerine yazılmışdır. Nemâzın kıymetini ve nemâza mahsûs kemâlâtı bildirmekdedir:

262 İKİYÜZALTMIŞİKİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, mevlânâ Muhib Alîye yazılmışdır. Bu yolun bağlıyan bağı, muhabbet olduğu bildirilmekdedir:

263 İKİYÜZALTMIŞÜÇÜNCÜ MEKTÛB Bu mektûb, meyân şeyh Tâc için yazılmışdır. Kâ’be-i rabbânî hakkındadır ve nemâzın ba’zı üstünlükleri bildirilmekdedir:

264 İKİYÜZALTMIŞDÖRDÜNCÜ MEKTÛB Bu mektûb, mîr seyyid Bâkır-i Sârenpûrîye yazılmışdır. En sonda hayret ve cehâlete varmak lâzım olduğu, keşf ve kerâmetlere güvenilmemesi lâzım olduğu bildirilmekdedir:

265 İKİYÜZALTMIŞBEŞİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, şeyh Abdülhâdî Bedavânîye yazılmışdır. Uzlete çekilirken, müslimânların haklarını gözetmeği elden bırakmamak lâzım olduğu bildirilmekdedir:

266 İKİYÜZALTMIŞALTINCI MEKTÛB İkiyüzaltmışaltıncı mektûbu, üstâdı Muhammed Bâkî-billah “kuddise sirruh” hazretlerinin iki oğlu, hâce Ubeydüllah ve hâce Abdüllaha yazmışdır. İlhâm ve firâset yolu ile, mubârek kalbine doğan, (İlm-i kelâm) akîde ya’nî i’tikâdından ba’zısını bildirmekdedir. Kitâblardan alarak ve akl ve düşünce ile bularak yazmadığı hâlde hepsi, Ehl-i sünnet vel-cemâ’at âlimlerinin sözlerine uygundur. Allahü teâlâ, ömr sarf ederek, istirâhatlerini fedâ ederek, durmadan çalışan o âlimleri, en üstün iyiliklerle mükâfatlandırsın!

267 İKİYÜZALTMIŞYEDİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, mirzâ Hüsâmeddîn Ahmede “rahmetullahi aleyh” yazılmışdır. Esrâr ve dekâık bildirilmekdedir:

268 İKİYÜZALTMIŞSEKİZİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, Hân-ı Hânâna yazılmışdır. Peygamberlere vâris olan âlimlerin kimler olduğu ve gizli bilgilerin neler olduğu bildirilmekdedir:

269 İKİYÜZALTMIŞDOKUZUNCU MEKTÛB Bu mektûb, Mürtezâ hâna yazılmışdır. Din düşmanlarını aşağılamak, uydurma putlarını yıkmak lâzım olduğu bildirilmekdedir:

270 İKİYÜZYETMİŞİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, şeyh Nûr Muhammede yazılmışdır. Ba’zı sohbetlerde bulunmak, bir yana çekilip yalnız yaşamakdan dahâ iyi olduğu bildirilmekdedir:

271 İKİYÜZYETMİŞBİRİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, şeyh Hasen-i Berkîye yazılmışdır. Bir rü’yânın ta’bîri bildirilmekdedir:

272 İKİYÜZYETMİŞİKİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, mîr seyyîd Muhibbullah-i Mankpûrîye yazılmışdır. Îmân-ı gaybın îmân-ı şühûdîden üstün olduğu ve tevhîd-i şühûdî ile tevhîd-i vücûdî bildirilmekdedir:

273 İKİYÜZYETMİŞÜÇÜNCÜ MEKTÛB Bu mektûb, mirzâ Hüsâmeddîn Ahmede “rahmetullahi teâlâ aleyh” yazılmışdır. Sâlik kendine yol gösterene bağlı olup, başkalarına bakmaması lâzım olduğu ve rü’yâlara kıymet verilmemesi bildirilmekdedir:

274 İKİYÜZYETMİŞDÖRDÜNCÜ MEKTÛB Bu mektûb, şeyh Yûsüf-i Berkîye yazılmışdır. Çok yükselmek için çalışmak, yolda görülen şeylere bağlanıp kalmamak lâzım olduğu bildirilmekdedir:

275 İKİYÜZYETMİŞBEŞİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, molla Ahmed-i Berkîye yazılmışdır. Kabûl edilip edilmediği süâline cevâb vermekde ve islâmiyyet bilgilerini yaymak lâzım olduğunu bildirmekdedir:

276 İKİYÜZYETMİŞALTINCI MEKTÛB Bu mektûb, meyân şeyh Bedî’uddîne yazılmışdır. Kur’ân-ı kerîmdeki muhkem ve müteşâbih olan âyet-i kerîmeleri bildirmekdedir:

277 İKİYÜZYETMİŞYEDİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, molla Abdül-Hay için yazılmışdır. (İlm-ül-yakîn) ve (Ayn-ül-yakîn) ve (Hakk-ul-yakîn) bildirilmekdedir:

278 İKİYÜZYETMİŞSEKİZİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, molla Abdülkerîm-i Sennâmîye yazılmışdır. Herkese, i’tikâdı düzeltdikden ve işlerini islâmiyyete uydurdukdan sonra, kalbin selâmetde olmasına çalışmak lâzım olduğu bildirilmekdedir:

279 İKİYÜZYETMİŞDOKUZUNCU MEKTÛB Bu mektûb, molla Hasen-i Kişmîrîye “rahmetullahi aleyh” yazılmışdır. Kendisinin tesavvuf yoluna girmek ve Muhammed Bâkîbillah hazretlerinin “kuddise sirruh” sohbet ve hizmetinde bulunmak ni’metine sebeb olduğu için, ona şükr etmekde, bu arada Allahü teâlânın, kendilerine verdiği ni’metleri bildirmekdedir:

280 İKİYÜZSEKSENİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, hâfız Mahmûda yazılmışdır. Bu büyükleri sevmenin bütün se’âdetlerin sermâyesi olduğu bildirilmekdedir:

281 İKİYÜZSEKSENBİRİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, seyyid mîr Muhammed Nu’mâna “kaddesallahü teâlâ sirrehül’azîz” yazılmışdır. Silsile-i aliyye-i Sıddîkiyyeye bağlanmağa şükr etmekde, bu yolu övmekdedir:

282 İKİYÜZSEKSENİKİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, Bedî-uz-zemâna gönderilmişdir. Hızır “aleyhisselâm” ve İlyâs “aleyhisselâm” ile buluşmağı bildirmekdedir:

283 İKİYÜZSEKSENÜÇÜNCÜ MEKTÛB Bu mektûb, sofî Kurbâna yazılmışdır. Resûlullahın mi’râc gecesinde Allahü teâlâyı görmesi dünyâda olmayıp âhıretde olduğu bildirilmekdedir:

284 İKİYÜZSEKSENDÖRDÜNCÜ MEKTÛB Bu mektûb, molla Abdülkâdir-i Enbâlîye yazılmışdır. Hâller, vecdler, Âlem-i emre bağlı şeylerdir. Bunları bilmek Âlem-i halk ile olur. Bu mektûbda bildirilenler, eski ma’rifetlerdir. Bunların yenisi büyük oğluna yazdığı mektûbda bildirilmişdir:

285 İKİYÜZSEKSENBEŞİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, mîr seyyid Muhibbullah-i Mankpûrîye yazılmışdır. Simâ’, raks ve vecd üzerinde bilgi vermekde, rûhdan açıklama yapmakdadır:

286 İKİYÜZSEKSENALTINCI MEKTÛB Bu mektûb, mevlânâ Emânullaha yazılmışdır. Kur’ân-ı kerîmden ve hadîs-i şerîflerden çıkarılan doğru i’tikâdın, Ehl-i sünnet i’tikâdı olduğu bildirilmekdedir:

287 İKİYÜZSEKSENYEDİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, hakîkatleri bilen, kardeşi meyân gulâm Muhammed hazretlerine yazılmışdır “rahmetullahi aleyhimâ”. Cezbe ve sülûk ve bunların ma’rifetleri bildirilmekdedir:

288 İKİYÜZSEKSENSEKİZİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, seyyid Enbiyâ-i Mankpûrîye yazılmışdır. Nâfile nemâzları cemâ’at ile kılmak câiz olmadığı bildirilmekdedir:

289 İKİYÜZSEKSENDOKUZUNCU MEKTÛB Bu mektûb, mevlânâ Bedreddîne arabî olarak yazılmışdır. Kazâ ve kaderin ince bilgilerini anlatmakdadır:

290 İKİYÜZDOKSANINCI MEKTÛB Bu mektûb, molla Muhammed Hâşime yazılmışdır. Allahü teâlânın, İmâm-ı Rabbânî hazretlerine başlangıcda ihsân etmiş olduğu yolu bildirmekdedir:

291 İKİYÜZDOKSANBİRİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, mevlânâ Abdülhayy için yazılmışdır. Tevhîd-i vücûdî ve tevhîd-i şühûdî mertebeleri bildirilmekdedir:

292 İKİYÜZDOKSANİKİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, Abdülhamîd-i Bingâlîye yazılmışdır. Tesavvuf yolcusuna lâzım olan edebler ve onların birkaç şübhelerinin giderilmesi bildirilmekdedir:

293 İKİYÜZDOKSANÜÇÜNCÜ MEKTÛB Bu mektûb, şeyh Muhammed Çitrîye yazılmışdır. (Allahü teâlâ ile öyle bir vaktim vardır ki...) hadîs-i şerîfdir. Ebû Zer-i Gıfârî de böyle söylemişdir. Niçin söylemişdir? Abdülkâdir-i Geylânî hazretleri, (Bütün Evliyânın ensesine basıyorum) demişdir. Bu sözün ne demek olduğu bildirilmekdedir:

294 İKİYÜZDOKSANDÖRDÜNCÜ MEKTÛB Bu mektûb, oğlu zâhirî ilmlerin ve bâtın ma’rifetlerinin sâhibi Mecdeddîn hâce Muhammed Ma’sûm “kuddise sirruh” hazretlerine yazılmışdır. Allahü teâlânın sekiz sıfatını ve Peygamberlerin ve bütün insanların mebde-i te’ayyünlerini ve tecellîleri bildirmekdedir:

295 İKİYÜZDOKSANBEŞİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, hâcı Yûsüf-i Keşmîrîye yazılmışdır. (Nazar ber Kadem) ve (Sefer der Vatan) ve (Halvet der Encümen) bu yolun temel bilgilerinden olduğu bildirilmekdedir:

296 İKİYÜZDOKSANALTINCI MEKTÛB Bu mektûb, oğlu hâce Muhammed Sa’îd “kaddesallahü teâlâ sirrehül’azîz” hazretlerine yazılmışdır. Hak teâlânın sıfatlarının basît olduğunu, eşyâya bağlanmakla değişmediklerini bildirmekdedir:

297 İKİYÜZDOKSANYEDİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, mevlânâ Bedreddîn-i Serhendîye arabî olarak yazılmışdır. Hak teâlânın ihâtasını ve sereyânını açıklamakdadır:

298 İKİYÜZDOKSANSEKİZİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, mîr seyyid Muhibbullah-i Mankpûrîye yazılmışdır. Nihâyete kavuşmayı kısaca bildirmekdedir:

299 İKİYÜZDOKSANDOKUZUNCU MEKTÛB Bu mektûb, şeyh Ferîd-i Rahbolîye yazılmışdır. Başa gelen sıkıntıya sabr dilemekde, tâ’ûndan ölmenin kıymetini ve tâ’ûn olan yerden kaçmanın günâh olduğunu bildirmekdedir:

300 ÜÇYÜZÜNCÜ MEKTÛB Bu mektûb, oğlu akl ve nakl bilgilerini toplamış olan hâce Muhammed Ma’sûm “sellemehullahü teâlâ” hazretlerine gönderilmişdir. Derin, ince bilgileri ve şaşılacak ma’rifetleri ve (Kabe-kavseyn ev-ednâ) makâmını bildirmekdedir:

301 ÜÇYÜZBİRİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, mevlânâ Emânüllaha yazılmışdır. Peygamberliğin yakînliği ve vilâyetin yakînliği ve Peygamberliğin yakînliğine ulaşdıran yolları bildirmekdedir:

302 ÜÇYÜZİKİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, zâhir bilgilerini toplamış ve bâtın sırlarına kavuşmuş olan oğlu şeyh Muhammed Ma’sûm hazretlerine yazılmışdır. Vilâyet-i evliyâ ve Vilâyet-i enbiyâ ve Vilâyet-i mele-i a’lâ arasındaki farklar ve Peygamberliğin, Evliyâlıkdan üstün olduğu bildirilmekdedir:

303 ÜÇYÜZÜÇÜNCÜ MEKTÛB Bu mektûb, müezzin hâcı Yûsüfe yazılmışdır. Ezân kelimelerinin ma’nâlarını bildirmekdedir:

304 ÜÇYÜZDÖRDÜNCÜ MEKTÛB Bu mektûb, mevlânâ Abdül-hayy için yazılmışdır. Kur’ân-ı kerîmin birçok yerinde, (A’mâl-i sâliha) işliyenlerin Cennete girecekleri bildirilmekdedir. Bunu açıklamakda ve şükr etmeği ve nemâzın esrârını bildirmekdedir:

305 ÜÇYÜZBEŞİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, mîr seyyid Muhibbullaha yazılmışdır. Nemâzın temâm ve kâmil olmasını ve mübtedî ile müntehî nemâzları arasındaki farkı bildirmekdedir:

306 ÜÇYÜZALTINCI MEKTÛB Bu mektûb, mevlânâ Sâlihe gönderilmişdir. Hakîkatleri bilen, ma’rifetlerin kaynağı olan büyük oğlu hâce Muhammed Sâdık “aleyhirrahme” hazretlerinin ve iki küçük oğlu merhûm Muhammed Ferrûh ve Muhammed Îsâ “rahmetullahi aleyhimâ” hazretlerinin kemâllerinden ve iyiliklerinden birkaçını bildirmekde ve Vilâyet sâhiblerinin Fenâsını ve nübüvvet yolunda Fenâ lâzım olmadığını bildirmekdedir:

307 ÜÇYÜZYEDİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, mevlânâ Abdülvâhid-i Lâhorîye yazılmışdır. (Sübhânallahi ve bi-hamdihi) güzel kelimesini açıklamakdadır:

308 ÜÇYÜZSEKİZİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, Feydullah-i Pânî Pütîye arabî olarak yazılmışdır. Bir hadîs-i şerîfi açıklamakdadır:

309 ÜÇYÜZDOKUZUNCU MEKTÛB Bu mektûb, mevlânâ hâce Muhammed Firketîye yazılmışdır. Gündüz ve gece kendini hesâba çekmeği ve (Hesâba çekilmeden evvel, kendinizi hesâba çekiniz) hadîs-i şerîfini bildirmekdedir:

310 ÜÇYÜZONUNCU MEKTÛB Bu mektûb, mevlânâ Muhammed Hâşim-i Keşmîye yazılmışdır “kaddesallahü teâlâ sirrehül’azîz”. İnsanın herşeyi kendinde topladığını ve ba’zı ince ma’rifetleri bildirmekdedir:

311 ÜÇYÜZONBİRİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, hakîkatleri ve ma’rifetleri bilen, akl ve nakl bilgilerinin kaynağı, kıymetli oğlu hâce Muhammed Sa’îde yazılmışdır. İnce bilgileri ve işitilmemiş hakîkatleri işâretle anlatmakdadır:

312 ÜÇYÜZONİKİNCİ MEKTÛB Bu mektûb, mîr Muhammed Nu’mânın “kuddise sirruh” süâllerine cevâb olarak yazılmışdır. Nemâzda otururken parmak kaldırmak doğru olmadığını da bildirmekdedir:

313 ÜÇYÜZONÜÇÜNCÜ MEKTÛB Bu mektûb, hâce Muhammed Hâşime “rahmetullahi teâlâ aleyh” yazılmışdır. Eshâb-ı kirâmın üstünlüklerinin nasıl olduğunu ve tarîkat-i aliyye-i Nakşibendiyyede riyâzet çekilmesi olmadığını ve bu yolun niçin hazret-i Ebû Bekre bağlı olduğunu ve bir Peygamberin vilâyetindeki sâliki, başka bir Peygamberin vilâyetine geçirmeği ve gömleğin önü açık olmalı mı yoksa olmamalı mı ve kelime-i tevhîd ve zikri ve birkaç edebi bildirmekdedir. Bu mektûb, Mektûbâtın birinci cildinin son mektûbu olmakdadır. Hepsi, Resûller adedince ve Bedr gazvesindeki mücâhidler adedince, üçyüzonüç olmakdadır. Bu mektûbun sonuna, büyük oğlunun birkaç mektûbunun da eklenmesini emr buyurdular. Böylece, düâ ve Fâtiha okunmasını dilediler:

MERHÛM BÜYÜK OĞLU MUHAMMED SÂDIK “ALEYHIRRAHME” TARAFINDAN YAZILAN BİRİNCİ MEKTÛB:

BİRİNCİ ARÎZA

İKİNCİ ARÎZA

ÜÇÜNCÜ ARÎZA

Mektûbatda Geçen Şiir-Kıt'a-Beyit ve Mısralar

Kapak

_________________
" Hayrlar feth olsun ; şerler def olsun !..."


Başa Dön
 Profil Özel mesaj gönder  
 
 Mesaj Başlığı: Re: Mektubat-ı Rabbanî Okurken...
MesajGönderilme zamanı: 24.02.09, 16:02 #mesajın linki (?)
Çevrimdışı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 14.12.08, 12:14
Mesajlar: 1108
MEKTÛBÂT-I İMÂM-I RABBÂNÎ

BİRİNCİ CİLD

TAKDİM

Âlemlerin rabbi olan Allahü teâlâya hamd olsun. Rabbimizin seveceği ve beğeneceği şeklde ve bütün mahlûkların yapdıkları hamd ve şükrlerin katlarından dahâ çok hamd olsun. Onun âlemlere rahmet olarak gönderdiği en sevgili kulu Muhammed Mustafâya salât ve selâm olsun. Onun mubârek ismini söyliyenlerin her söyleyişinde ve gaflet uykusuna dalarak ismini söylemeyenlerin sayısınca ve Ona lâyık ve yakışık düâlar ve selâmlar olsun ve Onun günâhsız, her dürlü aybdan, kusûrdan uzak Âline ve Eshâbına da düâlar ve selâmlar olsun!

Bu kitâb, hakîkî âlimlerin gavsi, âriflerin kutbu, vilâyet-i Muhammediyyenin burhânı, ya’nî senedi, şerî’at-i Mustafâviyyenin hucceti, ya’nî senedi, şeyh-ul-islâm, müslimânların büyük âlimi ve Evliyânın önderi İmâm-ı Rabbânî müceddid-i elf-i sânî AHMED-İ FÂRÛKÎ Nakşîbendîsellemehullahü sübhânehü ve ebkâhü hazretlerinin (MEKTÛBÂT) adındaki kitâbının birinci cildidir.

Bu cildde üçyüzonüç mektûb vardır. Bu mektûbları, İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin hizmetinde ve sohbetinde bulunarak ilm ve ma’rifet sâhibi olan Yâr-Muhammed-ül Cedîd-i Bedahşî Talkanî “kuddise sirruh” hazretleri toplamışdır. Hak teâlânın rızâsına kavuşmak isteyenlere fâideli olmak için bu kitâbı vücûde getirmişdir.

Allahü teâlâdan ismet ve tevfîk dileriz, ya’nî bizleri ayblardan, günâhlardan korumasını ve ilerlememiz, yükselmemiz için yardım etmesini dileriz.

http://www.bizimsahife.org/mektubat/index-24.htm

_________________
" Hayrlar feth olsun ; şerler def olsun !..."


Başa Dön
 Profil Özel mesaj gönder  
 
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 5 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 2 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz

Geçiş yap:  
cron
   Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye